|
|
Kışla ziyareti
Meclis nihayet "batık bankalar"ı gündemine aldı.
Egebank ve Etibank'a el konulmasının ardından, muhalefetin baskısıyla yapılan "genel görüşme"de ülke ekonomisine 10 milyar dolara patlayan soygun ve hortumlama olayları tartışıldı.
Batık cennet Atlantis gibi, davalar açıldıkça Türkiye'ye yıllardır egemen olan siyasi nüfuz kullanarak "köşeyi dönme" zihniyeti sulara gömülüyor.
Ankara'da birkaç gündür gözlemlediğimiz manzara şu:
Zekeriya Temizel'in başkanlığındaki üst kurul, Fon'a devredilen bankaların yurtiçi ve dışındaki batıklarını takibe alan müfettişlerden gelecek raporları bekliyor.
Murat Demirel'den sonra Hayyam Garipoğlu ve "reklam devi" Nail Keçili'nin de tutuklanması, DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in görev bilincini yansıtıyor. Savcılar "Temiz Eller" konusunda son derece duyarlılar.
Radikal'de önceki gün yayımlanan Erzurum DGM Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim Yüksel'in "bedelli er" Murat Demirel'in Sivas'ta bıçaklanması olayına ilişkin iddianamesi de tarihi önemdeydi.
8 Ağustos'ta yaşanan "mafyavari" bıçaklamanın gerisindeki isim Berdan Tekstil'in sahibi Ercan Ekenler, Egebank'tan çekilen ve yarısı (18 milyon dolar) Murat Demirel'e giden 36 milyon dolarlık kredinin "manevi kefili" pozisyonundaki eski Cumhurbaşkanı'nın rolünü Sivas Orduevi'nde görüştüğü aracı yüzbaşıya şöyle anlatıyor.
Sanık Yüzbaşı Gökay Karadut'un ifadesinden:
"Ercan Ekenler, bana Süleyman Demirel'in yanından geldiklerini, kendisiyle görüştüklerini bildirdi. Süleyman Demirel'in kendisine, 'Murat Demirel Sivas'ta. Gidin onunla konuşun' dediğini iletti."
Davalar görüldükçe kim bilir ortaya daha neler çıkacak?
Türkiye'deki bankacılık sistemine bakın. Tarsus ve İstanbul'daki fabrikalarını teminat göstererek, kredi almaya çalışan Berdan Tekstil, 36 milyon doların yarısını Murat Demirel'e vermek koşuluyla para bulabiliyor. Bunun adı, resmen tefecilik değil mi?
Egebank'a devlet el koyunca bu kez "Baba'ya gidip" yeğen Yahya'ya kaptırılan 18 milyon dolarını geri istiyor, Ercan Ekenler.
Demirel de - ifadeye göre - alacaklıları kışlaya gönderiyor.
Yahya Murat Demirel, 8 Ağustos'ta bıçaklanıyor, ertesi gün 9 Ağustos'ta amcası, Sivas'a "geçmiş olsun"a gidiyor!
Erzurum DGM'deki davanın iddianamesi, Aliyev'e yazılan mektuptan daha vahim bir belge değil midir?
İyi ki bu ülkede savcılar var.
Siyasilere kalsa, 5 artı 5 formülünü hayata geçirip bu düzeni sürdüreceklerdi. Meclis kulislerinde dün, Uluğbay'ın intiharından, 1 milyon dolarlık bavul transferinin gerçekte seçim harcamaları için ANAP'lı eski bir bakana gönderilirken el konulan "ikramiye" olup olmadığına ilişkin yeni senaryolar konuşuluyordu.
Bunca skandalın bir siyasi sonucu, yaptırımı olması gerekmiyor mu?
Kimden hesap sorulacak?
Yazara E-Posta: dsazak@milliyet.com.tr
|
|