13 Kasım 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Vakıf mı, devlet mi?

GÖNÜL HANBAY


       Devlet üniversiteleri gerek altyapı eksiklikleri, gerekse öğretim elemanı ücretlerinin çok düşük olması nedeniyle, ciddi “kan kaybına" uğruyorlar. Vakıf üniversiteleri ise, hem öğrenci hem de öğretim elemanı sayılarını artırarak gün geçtikçe büyüyor. Özel ve devlet üniversitelerine yapılan devlet yardımında öğrenci sayısı, bilimsel üretkenlik önemli rol oynuyor. En büyük yardımı Bilkent aldı. Başkent ve Yeditepe de önemli ölçüde desteklendi. Bazılarına da arazi tahsisi yapıldı. Devlet, kendi üniversitelerine yardım edemezken, özel üniversitelere yardım etmeli mi? Bu sorunun yanıtı, rektörleri karşı karşıya getirdi.

Prof.Dr.Ural Akbulut - ODTÜ

ent1.jpg Devlet üniversitesine öncelik verilmeli
       Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut: Eğitim en önemli yatırımdır. Bu açıdan, vakıf üniversitelerinin de desteklenmesi gerektiği düşünülebilir. Ancak, Türkiye’de devlet üniversitelerinin içinde bulunduğu durum, konuya farklı bakmayı gerektiriyor. ODTÜ gibi köklü bir üniversite bile yakıt parası ödeyemediği için kış ortasında soğukta kalıyorsa, vakıf üniversitelerine yapılan devlet yardımı elbette lüks oluyor. Devlet üniversiteleri sorunlarla boğuşuyor: Yeterli altyapıya sahip değiller; öğretim elemanlarının maaşları standartların çok altında. Önce bunlara bir çare bulmak lazım. ODTÜ gibi araştırmaya çok önem veren bir üniversitede bile kütüphanemiz için, en az üç milyon dolara ihtiyacımız var. Oysa devletten ancak bir milyon dolar alabiliyoruz. Bunun üstüne kendi kaynaklarımızdan kısıntı yaparak bir milyon doları da biz koyup, işleri bu şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Biz bu kadar sıkıntı çekerken, vakıf üniversitelerine yapılan devlet yardımı tabii ki sıkıntı yaratır.

Prof. Dr. İlter Turan - Bilgi Üniversitesi

       Yardıma ihtiyacımız yok
       İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlter Turan: Vakıf üniversitelerine devlet tarafından yardım yapılması düşüncesinde değiliz. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin kurulduğundan bu yana yardım talebi olmadı. Öğrencilerden alınan ücretler ve üniversitenin gelirleri itinalı kullanılırsa yardım almaya gerek kalmaz.

Prof. Dr. İlhan Yücel - Çağ Üniversitesi

ent2.jpg Devlet yardımı motivasyon artırır
       Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlhan Yücel: Vakıf üniversitelerinin devlete bir yükü yok. Devlet tarafından vakıf üniversitelerine yapılan yardımı doğru buluyorum. Zaten verilen para da büyük miktarlar değil. Ancak motivasyonumuzu artırıyor. Yurtdışında da vakıf üniversitelerine destek yapılıyor. Bu sadece bize özel bir durum değil. ABD’de ve Japonya’da yükseköğrenimde vakıf üniversitelerinin oranı yaklaşık yüzde 80’leri buluyor. Bizde ise bu rakam çok düşük. Şu an vakıf üniversitelerinde 50 bin öğrenci öğrenim görüyor. Bunun desteklenmesi lazım. Ayrıca yapılan yardımlar gerek YÖK tarafından, gerekse maliye tarafından titizlikle inceleniyor. Vakıf üniversitelerinin desteklenmesi ve sonuçta sayılarının artması daha çok gencin yükseköğretimden yararlanması anlamına gelir.

Prof. Dr. Fehmi Durukanoğlu - Beykent

       Biz üvey evlat değiliz!
       Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fehmi Durukanoğlu: Bizler de bu ülkenin evladıyız. Üvey evlat olarak görülmeyi kesinlikle onaylamıyorum. Vakıf üniversiteleri belirli kıstasları olan kamu kuruluşlarıdır. Ayrıca devletten aldığımız yardım değil, masraflara katkı olarak değerlendirilmeli. Devlet yardım ediyorsa bu, benim çalışmalarımı inceliyor ve sembolik bir katkıda bulunuyor anlamına gelir. Bundan da onur duyarım.

© 2000 Milliyet