|
|
"Kıbrıs: Zehirli tohum"
"Helsinki'den bu yana Türkiye'nin AB yürüyüşünde hiçbir adım atmamış olması ve ileride de atmayacağını düşündürecek davranışlar içinde olmasının bu sonuçta rolü var!" diyor Mehmet Ali İrtemçelik ve ekliyor:
"Yunanistan Kıbrıs üzerindeki iddialarını ortaya getirirken; Türkiye AB'ye yürüyüş halinde olsaydı, diğer komiserler; 'aman iş çıkarmayalım' diyebilirdi. Anlaşılıyor ki durum farklı değerlendirildi. Türkiye Helsinki'de varılan mutabakat çerçevesinde ileri adım atmayacaksa, biz de orijinal (Lüksemburg) pozisyonumuza dönebiliriz dendi. Kullanılan dil zararsız; Türkler Genel Sekreter'i destekleyiversin deyip; Kıbrıs motifinin işlenmesine karşı çıkılmadı..."
KOB "siyasi kriterler" bölümüne eklenen Kıbrıs maddesini böyle yorumluyor Mehmet Ali İrtemçelik.
Belgenin yorumu için özellikle İrtemçelik'e başvurmamın özel bir nedeni var.
Helsinki zirvesinde dikkat çekici bir açıklama yapmıştı çünkü Mehmet Ali İrtemçelik. "AB ile ilişkiler ve insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı" sıfatıyla Ecevit ve Cem'le yaptığı basın toplantısında, Helsinki belgesinin yorumunu kabinede bizzat kendisinin yaptığını açıklamış ve açık bir sorumluluk üstlenerek şöyle demişti:
"Türkiye'nin çıkarlarına aykırı bir durum ve adaylığa hayır dememiz için hiçbir neden yok burada..."
Bugün aynı İrtemçelik; KOB "siyasi kriterler" bölümüne dahil edilen Kıbrıs maddesinin, Helsinki'den Lüksemburg'a bir geri dönüş olduğunu söylüyor. Bunun sonuçlarına ilişkin olarak da şunları ekliyor:
"Paketin içindeki Kıbrıs unsuru mahiyet değiştirmiş, zararsız bir görünüm altında zehirli bir tohum olarak oraya yerleştirilmiştir. Yarın bu tohumun nasıl filiz verip, büyüyeceğini bilemezsiniz. Helsinki'de zor varılmış olan mutabakattan bir sapmadır bu. Bu sapma karşısında Türkiye de ileride ben de o zaman başka taahhütlerimden cayabilirim diyebilir. Bu iş ortada kalır. Ve gitmez. Bu yabancı unsurun mutlaka oradan çıkarılması lazım..."
İyi ama bunun için artık çok geç değil mi şeklindeki sorumu ise:
"Hayır" diyerek yanıtlıyor İrtemçelik:
"'KOB'u ben tüm diğer ilkeleriyle kabul ediyorum. Ulusal Programımı da bu kabul çerçevesinde sunacağım. Ama bunu buradan çıkarın' diyebilir Türkiye. Bu bir belge. Kapanmış bir konu değil. 20 Kasım, 4 Aralık Genel İşler Konseyi ve 8 Aralık Nice zirvesi var. Bu düzeltilmelidir. Türkiye bunu yapar ve sonuç alır. 'Ben bu oyunu oynuyorum. Yeni icatlar çıkarmayın' demek lazım..."
İyi ama nasıl?
"Ecevit, Yılmaz ve Cem; tek tek AB başkentlerini ziyaret edip, tüm diğer siyasi kriterleri karşılama irademizi ortaya koymalı ve buna karşın bu sapmanın düzeltilmesi yönündeki ısrarlı isteklerini vurgulamalıdırlar. 'Sonuç alamazsak zor durumda kalırız' kaygısıyla çekingen davranmak, hükümet açısından görev ihmali olur. Dışişleri Bakanı 'bu madde hükümsüz' diyor. Demekle olmuyor. O madde ancak oradan çıkarıldığı zaman hükümsüz olur. O unsur oradan çıkarılmazsa; Kıbrıs'ta tek taraflı ödün vermeksizin katılım müzakerelerine başlayabilmek hayaldir."
"Bunlar yapılmadığı takdirde" diyerek şunu da eklemeyi unutmuyor İrtemçelik:
"KOB belgesi Nice zirvesi akabinde AB resmi gazetesinde yayımlanacak ve bundan böyle müzakerelerin tek referans belgesi olacaktır. İstediğiniz kadar bizim referansımız KOB değil, Helsinki deyin. Hukuken hiçbir anlamı yoktur..."
Yazara E-Posta: nilcer@turk.net
|
|