15 Kasım 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Derya SAZAK Fotoğrafı: 6896 bayt
Sezer'i aforoz

       Hükümet, kendi seçtirdiği Cumhurbaşkanı'nı Çankaya'dan indirmeye çalışıyor!
       Aforoz yasasının mantığına bakın:
       Erbakan'a karşı "Sezer'in kellesi" isteniyor.
       Pazarlığın arkasında FP - DSP var; Hüsamettin Özkan'ı Kutan'a gönderen Başbakan Ecevit, Erbakan'ı hapisten kurtarmaya çalışan Fazilet'e "kadük" olmuş bir teklifi sunuyor. Demirel için bulunan "5 artı 5" formülü, Sezer'den kurtulmanın yöntemi olarak yeniden ısıtılıyor.
       Koalisyonun DSP kanadı niye böyle bir ihtiyaç içinde?
       2000 yılının yarısını götüren Çankaya'yı sorun haline getirmenin, "devlet krizi" çıkarmanın sırası mı?
       Türkiye 1990'ları da "Özal'ı indirme" uğraşıyla tüketmişti.
       Sıra, yedi aylık Cumhurbaşkanı Sezer'e geldi.
       10'uncu Cumhurbaşkanı, Ecevit'in önerisiyle 5 lider tarafından aday gösterilip Meclis'in ayakta alkışlarıyla Çankaya'ya uğurlanırken görev süresinin 7 yıl olduğu bilinmiyor muydu?
       5 yılın gerekçesi ne olabilir?
       Cumhurbaşkanı'na ikinci kez seçilme yolunu açmak.
       Hükümet bunu Demirel'de denedi, Meclis karşı çıktı. Üstelik o zaman Egebank rezaleti ayyuka çıkmamıştı. Zaten niyet, ilkesel anlamda cumhurbaşkanlarını iki dönem Köşk'te tutmak değil, Baba'nın görev süresini uzatmaktı.
       Şimdi duyulan pişmanlık, Sezer'in Demirel'in tam tersi çıkmasıdır.
       Sezer'in hakkı Sezer'e...
       Cumhurbaşkanı tam bir hukuk adamı, Anayasa Mahkemesi'nden geldiği için "rutin"in dışına çıkmıyor, yasaları uygularken ne asker dinliyor, ne sivil. Kendini seçtirenlere de "diyet" borcu yok. "Aile fotoğrafı" çektirmeyi sevmiyor. Tek suçu Ecevit gibi bir zamanlar CHP'li olmak!
       29 Ekim resepsiyonunda, "demokratikleşme siyasi partilerden başlamalı" diye "lider oligarşisi"ne gönderme yapınca kıyamet koptu.
       İlk uyarı, "Cumhurbaşkanı da, şikayet ettiği yöntemle seçilmedi mi?" diye soran Hüsamettin Özkan'dan geldi.
       Özkan'a göre Meclis'te kendisi dahil kim aksini savunuyorsa liderlerin günahını almış olurdu.
       Hüsamettin Bey, DSP'den nasıl milletvekili olduğunu Fatih Altaylı'ya şöyle açıkladı:
       "Sayın Ecevit bizi şapkasına koydu ve Meclis'e taşıdı."
       Nereden nereye?...
       Kasket ve güvercin uçtu.
       Silindir şapkadan tavşan çıkaran çevre, Ecevit'i kuşattı.
       Bülent Bey'e kalsa, dürüst kişiliğinin Çankaya'daki temsilcisi kendi seçtirdiği Sezer'i indirmeye çalışmak, "Kayseri mantısı" gibi yemek aklından geçer mi?
       Sezer'in kendisi de 7 yıla karşı savına gelince.
       1 Ekim'de TBMM'nin açılışında kendisine eşlik eden Başkanvekili Murat Sökmenoğlu'na, "Benimle ilgili süre kısaltmasına gidilse bile cumhurbaşkanlarını gelecekte kendisini seçenlere bağımlı hale getirecek sisteme, 5 artı 5 türü uzatma formülüne karşıyım" dediği biliniyor.
       Fazilet'te de tepki var.
       Yenilikçilerin lideri Abdullah Gül, Sezer'in görev süresinin kısaltılmasına karşı çıkacaklarını söyledi.
       Sahi referanduma gidilse, halk bunu içine sindirebilir mi?
       Aforoz yasası ters teper!


Yazara E-Posta: dsazak@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet