15 Kasım 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Biraz geç kalmış

Tamer HEPER

       Bir arkadaşım var, yaşı 23, ancak bugüne kadar nüfusa kaydolmamış. Nüfusa kaydolmadığı için de elinde nüfus kağıdı yok. Annesi ile babası resmi nikah da kıymamış, akrabaları da sahip çıkmamış hatta miras nedeni ile bu hususu biraz da işlerine gelmiş. Şimdi nüfus kağıdı sahibi olmak istiyor, ne yapması lazım?
       A.T. - İstanbul

       Bahsettiğiniz husus, ülkemizin problemlerinden biri. Öyle önemli bir problem ki problemin nerelere uzandığını tahmin edemezsiniz. Önce sizin probleminizi yanıtlayayım, sonra önemine değineyim.
       Bizde çocuk doğduğunda özellikle kırsal kesimde nüfusa kayıt konusunda ihmal çok yaygın. Kırsal kesimde oluşunun sebebi şu. Şehir hayatında çoğunlukla hastane doğumu olduğu için nüfusa kayıt imkanı oluyor. Kırsal kesimde doğumu çoğunlukla köyün yaşlı kadınları yaptırdığı için hiçbir yerde bir resmi kayıt bulunmuyor. Bir de şayet çocuk ölürse hem doğum kaydı hem ölüm kaydı için uğraşmamak için bir süre bekleniyor veya bir çocuk nüfusa kaydediliyor, sonra çocuk ölüyor, arkasından doğan aynı cinsten bir başka çocuğa, ölen çocuğun nüfusu kullanılıyor. Bu nedenle de işler karışıyor.
       Nüfus Kanunu’nda yeni doğan bir çocuğun nüfusa kaydının beyan üzerine yapılacağı yazılı. Ancak altı yaşından büyük olanlar için bir başka prosedür öngörülmüş. Şöyle:
       Altı yaşından fazla olanların tescilinden önce nüfus baş memuru, nüfus memuru, hükümet hekiminden kurulu bir heyet tarafından, bu teşkilat bulunmayan yerlerde de nüfus memuru, o yer muhtarı ve ihtiyar kurulundan bir üye önünde görülüp yaşının takdir edilmesi ve keyfiyetin tutanağa yazılarak imzalanması gereklidir.
       Babası ile annesinin resmi nikahı yoksa bu çocuk annesinin soyadını alır.
       Yukarıda bahsettiğim mahzur, nüfusa yazılı bulunmayan çocukların bir cinayete kurban gidip cesedinin ortadan kaldırılması halinde izinin bulunamaması gibi bir sonuca kadar bizleri götürmektedir ki özellikle töre cinayetlerinde çözümü zor bir noktaya gelinmektedir.

© 2000 Milliyet