21 Kasım 2000 Salı 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Türkücü soprano

Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek türkü albümü yapan ünlü opera sanatçısı Seza Kırgız, üçüncü kaseti olan “Har"ı çıkardı Ancak arkadaşları Kırgız’a tepki gösterdi

NURDAN AKINER


mag01.jpg        Lirik soprano Seza Kırgız, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Türkü hayranı opera sanatçısı Kırgız, kendi yorumuyla okuduğu türkülerden “Har" isimli üçüncü albümünü çıkardı.
       Soprano, türkü okumaya nasıl başladığını şöyle anlattı:
       “Bir gün televizyon ekranında Domingo, Pavarotti, Carreras üçlüsünün operayı yaygınlaştırmak amacıyla İtalyan halk şarkılarını yorumladığı konseri izledim ve bundan çok etkilendim. Daha sonra kendime, neden biz de kendi türkülerimizi yorumlamayalım ki; operayı kolaylıkla halka anlatmış oluruz dedim. Bu düşünceyle kaset yapmaya karar verdim."
       Bir yandan operadaki görevini sürdürürken bir yandan da türküleri seslendirdiğini belirten Kırgız, Türkiye’nin türkü söyleyen ilk kadın opera sanatçısı olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

       Beni çok yordular
       “Yıllar önce Ruhi Su, operadaki görevinden istifa ederek elinde bağlamasıyla çıkıp dağlarda taşlarda türkü söylemişti. Ama ben operadaki görevimi halen sürdürüyorum. Bu, aslında yasak. Fakat yasaklara göğüs gererek türkü söylüyorum. Beni para cezaları ve ikramiye alamayışlarım değil, operacı arkadaşlarımın türkü söylememden dolayı bana tavır alışı üzdü. Pek çok arkadaşım bana kantinde ‘Seza senin sesin çok güzel, bu materyali türkülerde harcıyorsun’ dedi. Oysa opera benim mesleğim, onun kokusunu duymadan yaşayamam."

       Destek değil, köstek gördüm
       Operacı arkadaşlarından tepki görmesine kırıldığını belirten soprano, “Batı’da bir opera sanatçısı Napolitan yapsa, pamuklara sarıp sarmalarlar. Ama Türkiye’de hem operacı arkadaşlarımdan hem de türkücülerden destek değil köstek gördüm" dedi.
       Bugüne kadar “Yolun Yarısı", “Yolları Almışlar" ve son olarak “Har" adlı üç türkü albümü yapan sanatçı sözlerini şöyle sürdürdü:

       Tek kuruş para kazanmadım
       “Bunların hiçbirinden tek kuruş para kazanmadım çünkü amacım para kazanmak değil. Ben türkülere sevdalı bir kadınım. Ama insanların bana tavır almaları en büyük ceza. Çok samimi olanlar hariç, operacı arkadaşlarımda bir riyakâr bakış, bir küçümseme yakaladım. Hiçbiri gelip beni albümlerim için tebrik etmedi. Türkücüler ise türkülerin yapısını bozuyorsun dedi. Beni üç senede 10 yıl tarlada çalışmış gibi yordular. Türküleri seslendirirken, en alt seviyedeki koşulların çilesini çekerek bunu yapıyorum."
       Halen Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde sergilenen “Rigolettoöda rol alan ve önümüzdeki günlerde de “Florinda" isimli çocuk operetinde su perisini canlandırmaya hazırlanan Seza Kırgız, tüm sanatçı arkadaşlarını hodri meydan diyerek doğuya çağırdı. Doğuda 12 konser veren sanatçı, şunları söyledi:

       Doğuya operayı anlattım
       “Mahmut Tuncer’le birlikte Bingöl’den Varto’ya, Şırnak’tan Adıyaman’a kadar tam 12 yerde hiçbir ücret almadan konser verdik. İnsanlar beni tıpkı bir batı dinleyicisi gibi kucakladı. Oysa benimkisi opera türkü karışımı bir tarz. Onlara operayı anlattım. Konserlerimizi günde 12 saat yolculuk yaparak verdik. Evime döndüğümde tam yedi kilo vermiştim. Türkiye’de hiçbir opera sanatçısı bunu yapamaz. Bizler biraz narin insanlarız. Görkeme ihtişama alışmışız. Kolaysa gidip orada söylesinler şarkılarını."
       Büyük şehirle tanıştığında 12 yaşında olan Kayserili Seza Kırgız, o zamana kadar türkülere konu olan Gesi Bağları’nda büyüdü. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu sanatçı tam 25 yıldır operetlerde görev alıyor. Seza Kırgız, “Bugün türkülere sevdalandıysam bunda, annemin beni uyuturken söylediği türkülerin rolü büyük" diye konuştu.



© 2000 Milliyet