27 Kasım 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
‘Jönlerimiz tacizci’

Daha çok Banu Alkan’la yürüttüğü polemiklerle ‘haber’ olan Oya Aydoğan, bu kez Yeşilçam’ı ve ‘taciz’i irdeliyor... Tabii Afrodit’i ihmal etmeden...

BULUŞMALAR / AHMET TULGAR


hab06.jpg        Kimliği, hayatı ve bedeninin her yeri cinsellik çağrıştırmak üzere yeniden üretilmiş bir kadın, neden insana sadece onun sıcacık koynunda uyunacak deliksiz bir uykuyu hatırlatıyor?
       Herkesin bedeniyle soyunup diliyle giyindiği bir “piyasada", 40’lı yaşlarda bir kadın fazla kilolarını da, hayatıyla ilgili tüm gerçekleri de aynı sakınmasızlıkla ortaya koyuyor. Ve işte bize bütün kapılarını açtığı için çoğumuz onunla bir geceyi özlüyoruz. O geceye hazırız.

       Fransız Lisesi’nden şarkıcı, türkücü filmlerine geçiş nasıl oldu?
       Saint Michel’de lise 1 talebesiyken Ses mecmuasının yarışmasında birinci oldum. Bütün röportajlarımda “Saint Michel Fransız Lisesi’nde okuyor" diye çıktığı için, okula çok hayran mektubu geldi. Rahipler beni çağırdılar, Sir Pierre vardı, okulun müdürü, “Okumak istiyorsan, bu işe biraz ara vereceksin" dedi. Ben de liseyi bitirene kadar iki sene ara verdim.

       Bir ara daha verdiniz ama sonra...
       1978’de Ulusoy Tesisleri’nde, Haluk (Şimdiki futbol federasyonu başkanı) ile karşılaştım. Uzun bir kovalamaca sonrası, doğum günümde kalbimi fethetti. Fakat ben filmlerde oynamak istiyordum, baktı Haluk olmayacak, beni geldi kuaförden aldı, Sarıyer Evlendirme Dairesi’ne gittik. Benim şahidim odacı oldu. Babası duyunca kalp krizi geçirdi, sonra kovalamaca başladı Ulusoy ailesi ile. Yılmaz Ulusoy beni tehdit etti, Haluk’un tüm malı mülkü elinden alındı. İki sene sonra yorulduk. Bir iş kurmak istedi Haluk, baltaladılar, bütün Erol Taş’lıkları o kadar güzel oynadılar ki. Hâlâ o dönemden beri telefondan korkarım. Severek ayrıldık. Sonra bir araya gelmeye çalıştık ama olmadı.

       Şimdi karşılaştığınızda?
       Büyük bir kırgınlık. Çok iyi yetiştirilmiş bir kız evlattım, herifin birisi çıkıyor, hayatını bir anda altüst edebiliyor.

       Bülent’in ününü sevdim
       Fransız Liseli bir genç kız olarak rol arkadaşlarınızı yadırgadınız mı?
       Hayır. Ferdi Tayfur mesela çok büyük şöhretti. Ben şöhreti çok seviyorum. Sadece İzzet Altınmeşe ile oynarken “Ay, bu adamla oynamasam mı acaba" dedim. Şimdi mesela benim en sevdiğim arkadaşım Bülent Ersoy. Neden? Aşırı bir şöhreti olduğu için. Şöhreti seviyorum ben, şöhretli insanı seviyorum. Bu zaafım. Zengin bir kadın olsaydım, Haluk’un karısı olarak kalsaydım, artistlerle arkadaşlık eder, para yedirirdim.

       Peki, hâlâ erkekler tarafından arzulanmanızı nasıl açıklıyorsunuz?
       Ben şimdi o arkadaşımız gibi çıkıp “Ben Afrodit’im" diyemem. Ben akıllı gidiyorum, kendime güldürmüyorum.

       Zaten siz Banu Alkan olamazsınız.
       Bir holding, kömür işiyle uğraşıyorlar, “Sana bir reklam filmi çekelim" dediler. ÖnceYasemin Yalçın’ı önermiş reklam ajansı. O kadını ayıplarken para için gidip ayıpladığım şeyi yapamam.

       Sizin yarışmada Banu Alkan da dördüncü olmuştu, değil mi?
       15 kız finale kalmıştı, o 15’ten birisiydi, ben onu onore etmek için “Dördüncü oldu" dedim. Ama çok güzel bir kadındı, frapan ve çok güzel bir kadın. Ama o kadar aptal ki! Manyak kadın.

       Sizde eğitiminizden gelen bir ağırlık, kibarlık hali hep fark ediliyor?
       İzzet Yıldızhan’la dizi çektik. İdaresi zor bir insan, aşırı samimi, konuşmasını bilmeyen, onunla bile mesafeliydim.

       Hepimiz taciz edildik
       O sette bir taciz meselesi oldu...
       Bütün jönlerin yaptığı bir şey de, onun başına kabak patladı. Hepimizin başına geldi. Çekmedin mi yasaklısın. Ben bir sürü prodüktörden, başrol oyuncusundan yasaklıydım. Gidiyoruz Anadolu’ya “Hem arkadaş olalım, hem de yatağımı da paylaşayım" diyorlar. Jönlerimizin yüzde sekseni bu şekilde.

       Kadın kabul etmezse ne oluyor?
       Kovuyorlar. Yapımcı Nazmi Özer bir film çekimine gitmiş İstanbul dışına, otel sahibi “Herkes odadan odaya geçiyor" demiş, Nazmi Özer de “Sana ne, birbirlerini yapıyorlar" demiş.

       Ama hep kadınlar bedel ödemek zorunda kalıyor.
       Ben çok daha esnek davransam daha iyi yerlerde olabilirdim. Ben hiç mi ilişki kurmadım, dünya kadar ilişkim oldu. Ben gittim, dışarıdan Yeşilçam’la hiç alakası olmayan erkeklerle ilişki kurdum. Onların sinemada bana hiç faydası olmadı.

       Peki, erkeklerden hiç şiddet gördünüz mü?
       Ben babamda dayak olayını gördüm, ağabeyimden dayak yedim. Çok aşırı değil, normal dozlarda. Gözümün önünde annem babamdan dayak yedi. Oğlumun babasından (Latif Demirbağ) yollarda dayak yedim. Beyaz kürkler atıldı yollara. Hangimiz dayak yemedik?

© 2000 Milliyet