10 Aralık 2000 Pazar




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yine pas geçtiler...

Avrupa Birliği 2010’a kadar yapacağı reform planlarında diğer adayları ayrıntılarıyla anlatırken Türkiye’nin adını bile anmadı. Yani Türkiye en az 10 yıl daha kapının dışında

     GÜVEN ÖZALP Nice

     Avrupa Birliği genişledikten sonra ayakta kalabilmek için yapmayı planladığı reformlarda Türkiye’yi "kaale almadı". Genişlemiş Birlik’e ilişkin taslak belgeyi "27 üyeli" yapıya dayandıran AB, yaptığı öngörülerde 2010 yılına kadar Türkiye’ye yer vermedi.
     Birliğin kapısında bekleyen 13 adaydan sadece Türkiye’nin "planlamaların dışında bırakılması" Ankara’nın bekleme sürecinin hayli uzayacağının en önemli göstergesi olarak algılanırken, AB’nin sürekli gündemde tuttuğu "kapımız Türkiye’ye açıktır" söyleminin inandırıcılığının düzeyini de gözler önüne serdi.
     Aday olarak resmen tanınıp Avrupa Konferansı’nı "eşit" statüyle çağrılmasına karşın ileriye dönük öngörülerde Türkiye’ye neden yer verilmediği AB yetkililerine sorulduğunda ise "topu birbirine atma" eğilimi ortaya çıkıyor. Yetkililer tarafından getirilen bir başka açıklamaysa, "üyelik müzakerelerine başlayan adayları listeye soktuk" şeklinde belirgenleşiyor.
     
Komisyon’un yapısı
     Kurumsal reformların başında gelen Komisyon’un yapısı iki etaba tabi tutuluyor. 2005’e kadar olan ilk etapta, her üye ülkenin Komisyon’da bir kişiyle temsil edilmesi öngörülüyor. İkinci etap için ise, "2010’dan itibaren, ya da Birlik 27 üyeli olduğunda, 20 üyeli Komisyon’da eşitliğe dayalı rotasyon uygulanır" ifadelerine yer veriliyor.
     
Oy dağılımı
     Reform sonrası oy toplamı aday ülkelerin katılımıyla birlikte 321’e ulaşacak olan Konsey’de, Fransa’nın önerisi çerçevesinde, nitelikli oy çokluğu için 231 oy (oyların yüzde 71.9’u) aranacak. Blokaj için 91 oy yeterli olacak. Paris’in önerisi Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya’ya 30 oy hakkı verirken adaylar arasında yer alan Polonya yeni yapıda 26 oyla birçok üyeyi geride bırakıyor. En az oy hakkı olan 3 ülke, 3 oyla Kıbrıs, Lüksemburg ve Malta. Yunanistan’ın oy hakkı ise 10.
     Eğer Türkiye bu listeye sokulmuş olsaydı şu anki "4 büyükler" arasına girecek ve 30 oya sahip olacaktı.
     
AP’nin oluşumu
     Reform önerisi Avrupa Parlamentosu’nun üye sayısını 626’dan 700’e çıkartırken Almanya’nın 94 sandalye ile başı çekmesi öngörülüyor. Bu ülkeyi, 71’er sandalye ile İngiltere, Fransa ve İtalya izliyor.
     Yeni yapılanmada "kaale alınmayan" Türkiye listede yer alsaydı, 80 civarında üyelikle, Almanya’nın ardından en fazla sandalyeye sahip olan ikinci ülke olacaktı.
     
Ecevit: Kaygıya gerek yok
     Başbakan Bülent Ecevit, AB zirvesinde yayınlanan sonuç bildirgesinde Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin 2010 yılına kadar sarkacağına ilişkin hükümlerin sorulması üzerine, birkaç yıl önce Türkiye aleyhinde çok olumsuz kararların alındığı Lüksemburg toplantısından sonra "Üzülmeyin, kaygı duymayın. Çok geçmeden AB bizim kapımıza gelecek ve bizi üyeliğe davet edecek" dediğini anımsatarak, şöyle devam etti:
     "Önemli olan bizim AB’de tam üyeliğe, gereği gibi ve zamanında hazırlanmamızdır. O hazırlığı tamamladığımız zaman, bize tam üyelik kapısı 10 yılda değil, çok daha erken açılabilir."
     
Chirac’la Prodi kapıştı
     Nice Zirvesi, gündeme gelen tartışmalarla da adından söz ettiriyor. Yoğun çalışma temposu ve tarafların haklarından vazgeçmek istememeleri, sinirlerin gerilmesine neden oluyor. Bunun su yüzüne çıkan en önemli örneğini ise, Dönem Başkanı Fransa Cumhurbaşkanı Chirac ile AB Komisyonu Başkanı Prodi arasındaki tartışma oluşturdu.
     Önceki akşam yemeğinde Chirac özellikle deli dana krizi nedeniyle Prodi’yi sert bir şekilde suçladı. Prodi’nin de aynı şekilde cevap vermesi ortamı iyice gerginleştirdi. Tartışmanın olduğu sırada salona giren bir komisyon yetkilisini Chirac’ın kovması Prodi’yi çileden çıkardı. Prodi, Chirac’a "memurlarımı istediğim zaman, istediğim yerde görürüm" şeklinde çıkıştı.
     


 DÜNYA


Yine pas geçtiler...
ABD'de !say - sayma' oyunu
‘Kıbrıs ve Ege büyük başağrısı’
Ermeni planı Azerilere sorulacak
Sudan’da teravih katliamı
Dünya turu


 SAYFA BAŞI 





© 2000 Milliyet