10 Aralık 2000 Pazar




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Hem sevinçli hem üzgün

     Af yasasına tepkiler sürüyor. Eleştirilerin ortak noktası affın adaleti zedelediği, kamu vicdanını yaraladığı düşüncesi. Doğal olarak suçluların mağdur ettiği insanların, özellikle cinayetlere kurban vermiş insanların tepkisini anlamamak mümkün değil...
     Eleştirilerin odağındaki isim ise DSP Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Ecevit.
     Rahşan Ecevit af yasasıyla ilgili olarak fırlatılan eleştiri oklarına ne diyor?
     Af düşüncesinin ilk sahibi olarak Rahşan Hanım'ın hem sevinçli, hem üzgün olduğu söylenebilir. Eleştirileri değerlendirdiği dünkü görüşmemizde duygu yüklüydü. Affı sevinçle karşıladığı yönünü şöyle anlattı:
     "Affın beni sevindiren yönü çocuklar ve garibanlardır. Hele çocuklar... Cezaevi koşullarında yozlaşan, garip kişiliklere bürünen, kullanılan çocuklar. Çocuklar yozlaşıyor içerde... İstedim ki, çocukların geleceği çirkinleşmesin. Cezaevinde doğup orada büyüyen çocukların geleceği aydınlık ve güzel olabilir mi? Kimsenin canına kastetmemiş, yoksulluğun, yoksunluğun sonucu hata yapmış baklava, şeker, fıstık çalmış çocukların geleceği kararmasın istedim. Ceza Yasası'ndaki dengesizliklerin kurbanı garibanlara toplum olarak bir şans daha verilsin istedim.
     Yoksa ben, katiller, caniler serbest bırakılsın demedim. Herhalde katiller için af istediğimi kimse düşünmüyordur."
     
Bayan Ecevit'in üzüldüğü yön ise şu:
     "Duygudan yoksun tepkilere üzülüyorum. Hele takıntılı, insani yaklaşımdan nasibini hiç almamış kişilerin tepkileri düşündürücü, rahatsız edici. Bu tepkilerinde bile bir samimiyet yok. Özellikle siyaset malzemesi olsun diye gösterilen bazı takıntılı tepkileri kastediyorum. Ama hukuk sistemimiz sadece istenilen sonuçları doğuracak bir af mekanizmasına olanak vermiyor. Sorun bu."
     
Rahşan Ecevit, Ceza Yasası'nın kamu vicdanıyla örtüşen bir şekilde düzenlenmesinin, suç ve ceza dengesini kuracak bir yapıya kavuşturulmasının ve hepsinden önemli olarak, "kader kurbanı" yaratan, ekonomik ve sosyal ortamın ve vicdana sığmayan uçurumların ortadan kaldırılması gerektiğini vurguluyor.
     --------
     DÜZELTME: 3 Aralık 2000 günlü "Yön"de, cezaevi olayları aktarılırken, "koparılmış kolların çıktığı Adana olayı" ifadesi yer almıştır. Doğrusu, "koparılmış kolların çıktığı Burdur olayı" olacaktır. Düzeltir, özür dileriz.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Müjdeler olsun
Fikret BİLA
Hem sevinçli hem üzgün
Hasan CEMAL
Rüzgar kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Güneri CIVAOĞLU
Saflık okyanusu
Yalçın DOĞAN
"Kim Milyoner Olmak İster?"
Abbas GÜÇLÜ
Suna Kıraç ve TEGV
Doğan HEPER
İstanbul'u sevmek
Gani MÜJDE
Moon’a baktım my moon gördüm...
Zeynep ORAL
Müzesi olmayan müze kent
Hasan PULUR
Salaklık üzerine...
Derya SAZAK
MHP'nin açmazı
Umur TALU
Sizi bu pazar dışarı çıkardılar mı?
Meral TAMER
Bir dönemle hesaplaşma gereği
Metin TOKER
Meselenin Esası
Güngör URAS
Bugün İnsan Hakları Bayramı'nın elli ikinci yılı
© 2000 Milliyet