10 Aralık 2000 Pazar




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




MHP'nin açmazı

     Meclis'ten geçen "örtülü af" tasarısı, koalisyonun "milliyetçi" renkleri ağır basan sağ ve sol kanatlarını yaraladı.
     DSP - MHP köprüsü kurulmuş olmasaydı, kamuoyundan gelen tepkiler ağır basar ve vicdanlara sığmayan "şartlı salıverme" girişimi sonuçsuz kalabilirdi. Nitekim, liderlerin baskısına rağmen 74 red, 7 çekinser oy çıkması 161 milletvekilinin de oylamaya katılmayışı affın vicdanlara sığmadığının göstergesidir.
     Bayrama kadar af bekleyenlerin de, mağdurların da son umudu Cumhurbaşkanı Sezer... Çankaya'nın imzası binlerce ailenin kaderini belirleyecek.
     Anayasa Mahkemesi'ne açılacak dava ise, af dışında kalanlar açısından yeni olanaklar sunabilir.
     Yasa, şartlı salıverilme, indirim yoluyla da olsa sonuçta "ceza"yı ortadan kaldırdığı için, ister istemez genel af sonucu doğuruyor. Hukukçulara göre bu yorum, eşitlik ilkesi gereğince yeni hükümleri daha geniş bir kitleye yayabilir.
     Örneğin verilen ölüm cezaları yerine getirilmeyecek.
     Bu durumda, Anayasa Mahkemesi'nin istisnalarla ilgili alacağı bir karar, Öcalan'la ilgili infazı da gündemden çıkarabilir.
     1974 affının da benzer sonuçlar doğurduğu biliniyor.
     MHP'nin açmazı da bu noktada!
     Ali Güngör'ün konuşması sırasında tam bir şok yaşandı. Ecevit'e yönelik, "vatan hainlerini affetmek" çok ağır bir suçlamaydı. Bahçeli dondu kaldı.
     Ecevit'le Bahçeli'nin arkasında ise Osman Durmuş oturuyordu. O da şaşkındı. Çünkü 1974 affı bu suçlamanın tarafları açısından ilginç çağrışımlar uyandırıyordu.
     MHP İçel Milletvekili Ali Güngör kimdir?
     Rahmetli Uğur Mumcu'nun dosyasından 1970'lere uzanalım.
     12 Mart'ın öncesi, üniversiteler sağ - sol çatışmasıyla kaynıyor, silahlı eylemlerde can kayıpları başlamış.
     Ankara'da tıp fakültesi baskınında Dr. Necdet Güçlü öldürülüyor. Silahlar iki teğmene ait, eylemi gerçekleştiren ise Ülkü Ocakları Başkanı İbrahim Doğan ile arkadaşları Ali Güngör (Meclis'te Ecevit'i suçlayan İçel MHP milletvekili), Osman Durmuş (Şimdi Sağlık Bakanı!) ve Ali Güçlü olarak dava dosyasına giriyor.
     İbrahim Doğan ve Ali Güçlü, Dr. Necdet Güçlü'yü öldürmekten mahkum oluyorlar. Aynı davadan Ali Güngör de hüküm giyiyor.
     Osman Durmuş ise "firari sanık" sıfatıyla 1974 affından yararlanıyor beraat ediyor.
     Kadere bakın! Suçlanan Ecevit'in kabinesinde af talihlisi bakanlar oturuyor.
     Rahşan Hanım'ın adaletine gelince... Düşünce suçluları içerde tutulurken, katillere af çıkıyor.
     Affın sembolü isimler bir yana, "isimsiz" nice mağdur ailesi bu duruma isyan etmekte haklılar.
     Sessiz çoğunluk şimdi Çankaya'daki Hakim Bey'e, "Sezer'in adaleti"ne güveniyor.
     
     dsazak@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Müjdeler olsun
Fikret BİLA
Hem sevinçli hem üzgün
Hasan CEMAL
Rüzgar kanatlı atlılar gibi geçti hayat!
Güneri CIVAOĞLU
Saflık okyanusu
Yalçın DOĞAN
"Kim Milyoner Olmak İster?"
Abbas GÜÇLÜ
Suna Kıraç ve TEGV
Doğan HEPER
İstanbul'u sevmek
Gani MÜJDE
Moon’a baktım my moon gördüm...
Zeynep ORAL
Müzesi olmayan müze kent
Hasan PULUR
Salaklık üzerine...
Derya SAZAK
MHP'nin açmazı
Umur TALU
Sizi bu pazar dışarı çıkardılar mı?
Meral TAMER
Bir dönemle hesaplaşma gereği
Metin TOKER
Meselenin Esası
Güngör URAS
Bugün İnsan Hakları Bayramı'nın elli ikinci yılı
© 2000 Milliyet