20 Aralık 2000 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Batı sanatı tükendi

Fransız ressam Mazzuri ile Batı sanatının ümitsizliği ve çılgınlığı, Doğu sanatının inceliği ve keşfedilecek yönleri üstüne...

     ÖZDEN ÇETİN

     imar Sinan Üniversitesi’nde "Milenyum’da Batı Sanatı" konulu bir seminer veren ve İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde bir resim sergisi açan Fransız ressam ve sanat tarihçisi Beatrice Mazzuri, Batı sanatının kıyametini anlatıyor.
     
Serginizin en güçlü esini neydi?
     Ben Akdeniz ışığıyla yıkanmış parlak dış mekânlarla, yumuşak iç mekânlar arasındaki geçişi izlemeyi seviyorum İstanbul’da. İstanbul’a beni hayran bırakan öğelerden biri de eski ve yeni arasındaki geçiş hızı. 1950’lerden mesela, hiperşehre geçişi yaşıyorum burada. Sanki geçip gitmekte olan zaman lineer değil, çok katmanlı olarak yaşanıyor. Özellikle Levent’te şirin ve bahçeli evlerin arkasında, Manhattan’daki gibi modern, çelik cam, gökdelenler var. İnsanlar da öyle, bir yandan ultra modern giyimli bir yandan da geleneklere bağlı. İstanbul zaman ve mekân arasında bir katalizör sanki.
     
Batı, doğu kaynaşması da resimlerinizdeki ana kaynak. İstanbul’da size bunu hissetiren nedir?
     Batı deyince aklıma gelen, her şeyin kuralcı, akılcı, sürprizsiz, mantıklı, birbirini izler şekilde olduğu. Doğu ise şiir ve duygu demek. Doğuda zaman, zevki ihmal etmiyor, çalışırken bile bir an mola verip keyif alma üstüne kurulu. Doğu insancıl. Karayiplerde bütün bir yıl esen Alize adını o yüzden bu sergiye verdim. Onların şarkı ve danslarındaki kendini bırakıp gitme, o kendini tümüyle verme Batı’da asla yok. Batı kendini disipline eder. İstanbul’da da birbirine bu kadar zıt şeylerin kaynaşmasını hissediyorum.
     
     Son tabu, ölüm
Sanatınıza bir üçüncü boyut eklemek isteseydiniz bu ne olurdu?
     Müzik. Herhalde kompozisyon yaparak kendimi ifade ederdim. Ama becerim desen ve yazı üstüne. Sanatımı besleyen üçüncü boyut insanlarla olan temasım. Resim ve yazı tek başına olduğunuz sanatlar.
     
Milenyumda Batı Sanatı’nın vardığı nokta neresidir size göre?
     Şimdiki sanat, zamanın dışına çıkmaya çalışıyor. Önceden sanat türlerle sınıflanmıştı. On yıldır bu imkansız, çünkü sanatçılar artık onlara sunulan bütün teknikleri aynı anda kullanmaya başladı. Uçuk eserler yapılıyor, artık sanatçılar da kalıcılığa inanmıyor. Bu geçici nitelik, saldırganlık ve şiddeti getirdi. Sanat artık insanlara estetik bir haz vermiyor. Yaşadığımız dünyanın aynası şeklinde daha çok. Yaşam sanatın içine girdi. Bu, müze ve sanat galerilerinin sonu olabilir. Eski Yunanca’da ‘apocalypse’, bir şeyin üstündeki örtüyü kaldırmak anlamına gelir. Zamanımızda tabu kalmadı. Tıpkı sanat disiplinleri gibi insan ahlakı üstündeki kalıplar da kırıldı. Son tabu ölümdü ama sanatçılar ona da el attı. Japon bir fotoğrafçı karısının cesedini fotoğraflayıp sergiledi örneğin, böylece ölümün üstündeki örtüyü kaldırdı. Apocalypse, yani kıyamet işte bu; yaşadığımız zamandaki bu kaos, bu kavram karmaşası. Yani dağılmış bir sanat, merkezkaç bir sanat. Ümitsiz ve çılgın. Sanatçıların çoğu da bu gerçek içinde kişilik göstermekten uzak. Bu sınırsız serbesti onlarda bir panik yarattı. Burada sadece Batı’dan sözediyoruz. Belki Doğu ve Batı’nın karşılaşması yeni bir zenginlik sağlayacak, Doğu’nun spirütelliğini ve inceliğini yeniden keşfedeceğiz. Batı sanatı gidebileceği yere gitti ve durdu.
     
     Binyılın sanatı mimari
Binyılın gözde sanat disiplini hangisi olacak dersiniz?
     Mimari. Çünkü zaman ve mekânla oynayan tek sanat. Yaşamın, zevkin ve teknolojinin tam ortasında. Bütün malzemeleri kullanabiliyor, bilimin ve teknolojinin herşeyinden faydalanabiliyor. Mimarın toplumsal sorumluluğu çok büyük, çünkü yarattığı şeyi topluma ve zamana dayatıyor.
     


 SANAT


Batı sanatı tükendi
Umut çocukları...
Strasbourg’dan görünümler
Ajanda


 SAYFA BAŞI 





© 2000 Milliyet