20 Aralık 2000 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 







Avrupa’ya tarihi ders

     DOĞAN KOLOĞLU

     Fatih’in İtalya’da bir futbol devrimi yapmasının ardından hangi gerçekler yatıyor? Önce dünya futbol devleri yüzyılda çarpık tutkularla yozlaştı. İngiltere hep dışa kapandı. Milli takımlarını ancak 1950’lere kadar Avrupa karmasıyla oynattılar. Kendi sahalarında Macarlar’a yenilene kadar "dünyanın en iyisi biziz" dediler. 1996’da da gazeteleri "futbol yuvana dön" çağrısıyla çöküşlerini itiraf etti. İspanya ve İtalya 1930 - 1940’larda faşist ve Franco’culukla Güney Amerika kökenlileri "oriund" sanal milliyetçiliği ile ülkelerine bağlayıp siyasi görüşlerinin sportif zaferi olarak futbola kucak açtılar. Futbol sahalarını "yüz bin kişilik uyku tulumuna" benzettiler. İtalya Arjantinli Herrera hoca ile dünyanın Altafini gibi en pahalı ve çabuk santrforu ile defansif katanaçyo oynadı. Yani o gün, bugün İtalya dünyanın en pahalı santrforları ile hep defans ağırlıklı futbol oynar. Son Avrupa şampiyonasında 2-1 Fransa’ya yenilirken bile gollerini kontratakla sağladılar. Hep rakip takım üstümüze gelsin, dünyanın en iyi ve pahalı santforları bizde mantığı ile geniş boş alanda beceri gücü yüksek oyuncularla sonuç almayı tercih ettiler. Ama 1970’de TV’nin gelişi ve ardından oyun kuralları devamlı değişerek futbol "seyir zevki ve daha çok gol coşkusu" üretme becerisine yönlendi. İtalya bugün Zidane gibi dünyanın en iyi oyun kurucularını ve Shevchenko, Batistuta, Bierhoff, Del Piero, Veron, Crespo başta olmak üzere dünyanın en gözde hücumcularını topladığı halde hep pahalı oyuncuları durdurmak için önce defans kalabalıklığını kontrollü oyun anlayışı ile sergiler. Terim daha geçen yıl Güney Amerika futbolunu, kısa paslarla devamlı isabetli ve hareketli top çeviren ayrıca topu sistemin örgüsü gibi geriden ileriye rakibi çöze çöze geliştiren isabeti ile kullanan Galatasaray ile Arsenal’den kupayı aldı. Milan’ı yendi. İki beki her fırsatta gole çıkar oldu. İtalya daha 1980’lerde İspanya’da son dakikada Rossi ile dünya kupasını kazanırken Brezilya’nın önde olduğu sürede neden maçın üstüne yatan defansif taktiği denemedi eleştirisine uğramıştı. Terim basit Fiorentina ile Galatasaray’da olduğu gibi ofsansif düşünce ile küçük takımların yarattığı kolektif zenginliklerle bireysel yıldızların üstesinden gelebileceği bir hücum futbolu oynayacağını ispatladı. Aynı şeyi Ajax mucizesi diye 1970’lerde Romanyalı Stefan Kovacs gerçekleştirmişti.
     
     


 SPOR


‘SUÇLU BİZİZ’
Haftanın Analizi
AT YARIŞLARI
Avrupa Ligleri
İbo’nun kulakları tıkalı!
2. Lig sonuçları
Dallas, Boston’u evinde vurdu
Bravo Arçelik: 3-1
Terim için deliriyorlar!
Kartal, derbide kral
Fener’e Las Palmas oyunu
Avrupa’da da Aslan
"Agresiflik yapımda var"
Halil Mutlu zirvede
TMOK’ta ödül yağmuru
TUGAY: Bir yere gitmiyorum
Fransa’da oruç krizi
Inter Romario’yu alıyor
Avrupa’ya tarihi ders


 SAYFA BAŞI 




© 2000 Milliyet