20 Aralık 2000 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Ucu görünen süreç

     Ölüm oruçları ve (F) tipi cezaevleri sorununun, kimse ölmeden, kan dökülmeden çözülmesi toplumun ortak beklentisi ve dileğiydi. Olaylara özellikle "insani boyut" açısından bakanlar, bir "uzlaşma"ya varılmasını istiyorlardı.
     Adalet Bakanı ve hükümetin, (F) tipi cezaevlerinin açılmasının ertelendiği ve "toplumsal mutabakat" sağlanmadan açılmalarının söz konusu olmayacağı yönündeki açıklamaları, ölüm orucundaki tutuklu ve mahkumları "ikna" etmeye yetmediği gibi yeni talepler gündeme geldi.
     Bu aşamadan sonra olay, "insani boyut", "fiziki ve psikolojik ortam" ekseninden çıkıp, siyasi eksene girdi. Cezaevlerine müdahaleden sonra ortaya çıkan gelişmeler, bu eksenin hakim unsur olduğunu gösterdi.
     Müdahaleden sonra, insani boyut, cezaevlerinden çıkan ambulansların önüne yatan, tamponuna yapışan, camına sıçrayıp içindekini görmeye çalışan, elleriyle minibüsleri durdurmaya çalışan, yerlere yuvarlanan anne ve babaların; şehit haberi almış anne ve babaların, iç acıtan feryatlarında, görüntülerinde kaldı. Doğurduğu mahkum da, asker de olsa, anne yüreğinin kontrol edilemez, durdurulamaz yürek çırpınışları insani boyutun ta kendisiydi. Ama olaylara yön veren bu değil, siyasi boyuttu...
     Bundan sonra olayların siyasi yönü daha belirgin hale gelecektir. Cezaevlerindeki eylemler ve (F) tipi cezaevi tartışmalarıyla birlikte başlayan gelişmeler bundan sonrası için düşündürücüdür...
     Polis otobüsünün uzun namlulu silahlarla taranması, arkasından Çevik Kuvvet mensubu polislerin "intikam" sloganlarıyla silahlarını havaya kaldırarak yürümeleri, hemen ardından kent merkezlerinde "polise, devlete yardımcı oluyoruz" diye ortaya çıkan ve polisle birlikte gösterici kovalayıp, taşlayan gençlerin hareketleri, üniversitelerde yayılmaya başlayan "ülkücü", "devrimci" öğrenci çatışmalarının boy göstermesi düşündürücüdür.
     Ucu görünen süreç budur...
     
     fbila@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Örgüt ve birey
Melih AŞIK
Ahlak ve siyaset!
Fikret BİLA
Ucu görünen süreç
Hasan CEMAL
İnsan hayatına kıymadan yaşamak...
Güneri CIVAOĞLU
Zorunluydu
Yalçın DOĞAN
Cezaevi tarifesi!..
Yalım ERALP
KÜM
Abbas GÜÇLÜ
Marmara kaynıyor
Doğan HEPER
İTO Başkanı'na yakışmadı...
Sami KOHEN
Acele ediniz!
Gani MÜJDE
‘Ben Çürdüm daa!...’
Meliha OKUR
Bu isyana kulak tıkamayın...
Hasan PULUR
İnsanlar neye hasret?
Derya SAZAK
61. gün
Umur TALU
Düzeltiyorum!
Meral TAMER
İnternetin klozetten farkı yok deseler...
Tamer HEPER
Zararlı çıkılabilir
Metin TOKER
"Mevhibe" ile Yunanistanda
Güngör URAS
İzmirli kardeşler bir arada olamıyor
Serpil YILMAZ
Kötü muhalefetin sesi: Lak lak lak!
© 2000 Milliyet