İnternet'i gözü kapalı kullanarak fark yarattıklarını düşünenlerin belki canını sıkabilir, ancak Eczacıbaşı Kalite Günü nedeniyle Türkiye'ye gelen Stockholm School of Economics'ten Prof. Kjell Nordström aynen böyle diyor. Çünkü bizleri farklı olmamız, sürekli farklıyı aramamız için tahrik etmek istiyor: "Her evde tuvalet vardır. Ama evinizde tuvalet olması, size rekabetçi üstünlük sağlamaz. İnternet'in de size rekabetçi üstünlük yaratacağını düşünüyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Bu sözümü sakın unutmayın.
Tıpkı tuvalet gibi İnternet de evlerimizde gereklidir, ancak başarı için yeterli değildir. Nasıl ki elektrik ilk kez evlerimize ve işyerlerimize girdiğinde aydınlatmadan radyoya bütün hayatımız değiştiyse, internet de onun gibi bir şey... Yaşantımızı değiştirecek, ama bize rekabetçi üstünlük sağlaması mümkün değil. Rekabetçi üstünlüğü sağlayacak olan, o internetin başına oturan insan beynidir, sizlersiniz."
Nordström bu görüşünü desteklemek amacıyla, günümüzde fark yaratan şirketlerinden örnekler de verdi:
* Ericsson'un üretiminin yüzde 84'ü entellektüel
* IBM'de bu oran üretimin yüzde 92'sini oluşturuyor
* Hele Microsoft! Microsoft'ta üretime entellektüel katkı oranı yüzde 99.5
Papa 2. Paul, neden Rap şarkısı söyledi?
Papa 2. Paul'un sesinden Rap türü bir şarkının Sony'den CD olarak piyasaya çıktığını hayal meyal anımsıyorum. Ama zar - zor yürüyen 81 yaşındaki bu adam ne yapıyor diye kafa yormamıştım doğrusu. Prof. Kjell Nordström, (bakınız alttaki yazı) dikkatimi bu konuya çekti.
Bugünün iletişim dünyasında Papa 2. Paul bile Hristiyanlığa taraftar toplayabilmek için şarkı söyleyip plak yapma gereğini duymuştu. Vatikan, Papa 2. Paul'un sesinden İngilizceden İspanyolcaya, Fransızcadan İsveççeye tam 13 dilde yeni taraftar arıyordu.
Nordström, eskiden beri bilinen işlerin eskiden beri alıştığımız şekilde değil de, farklı bir sunuşla, farklı bir paket içinde ortaya konduğunda yeni taraftarlar (müşteriler) toplanabileceğini anlatırken, dünyanın en ünlü 40 - 50 keman virtü"zü arasında yer alan 29 yaşındaki Finli Linda Lampenius'un göğüslerinin yarısı dışarda en seksi ve sarışın bomba haliyle keman çalarken çekilmiş bir fotoğrafını bizlere göstermeyi de ihmal etmedi.
Hepsini al, ya da öl!
Benim çocukluğumda yılbaşlarında tombalanın yanı sıra fırdöndü de oynanırdı. Hani şu 6 köşeli (yoksa 8 miydi) küçücük topaç. Ortası delik 1 kuruşlarla ailece fırdöndü oynarken özellikle biz çocuklar, "hepsini al" gelse de ortada biriken paraların tümünü kucaklayıp, önümüze yığsak diye heyecanla beklerdik.
Prof. Kjell Nordström de "ya hep, ya hiç" diyordu Swissotel'deki konuşmasında.
100 yıllık şirketlerden Siemens ya da Philips'in kendi alanlarında geçici tekeller oldukları için bugünlere gelebildiklerini anımsatıyor. Bugün daha kısa ömürlü de olsalar, geçici tekel olmanın hayati önemine değiniyordu:
"* Kazanan tüm dünyada hepsini alıyor.
* İKEA mobilyada hepsini alıyor.
* Amazon internetten kitap ve CD satışında hepsini alıyor.
* Madonna kendi alanında ilahe.
* Microsoft kendi alanında açık ara önde."
Eczacıbaşılılara yeni yıl armağanı
Fransız Guyanası dönüşü masamda bulduğum bir davetiye, beni sevinçten havalara zıplattı. 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldığım meşhur mahkememle aynı güne denk geldiği için kaçırdığım Prof. Kjell Nordström'ü, Eczacıbaşı Kalite Günü çerçevesinde izleyebilecektim.
Bu köşenin sürekli okurları belki hatırlar. Stockholm School of Economics'in öğretim üyelerinden Prof. Nordström'ü ilk kez 4 yıl önce Stockholm'deki Avrupa Kalite Kongresi'nde soluksuz izlemiş ve sizlere ayrıntılarıyla aktarmaya çalışmıştım. (Nordström 2 ay önce Türkiye'de toplanan Avrupa Kalite Kongresi nedeniyle İstanbul'daydı)
Dün Swissotel'in Balo Salonu'nu dolduran Eczacıbaşı çalışanlarıyla birlikte Nordström'ü yine can kulağıyla izledim. Konuşması sadece şirketler için değil, yaşama bakışımızı dönüştürebilmemiz açısından da bireysel olarak da çok ufuk açıcıydı.
Kalite ödülünü alan şirketler, yıllardan beri kalite günlerine beni de davet ederler. Ben bu kadar parlak bir konuşmacının 1 saati aşkın süre dağarcığındakileri şirket çalışanlarıyla paylaştığı bir başka kalite günü anımsamıyorum ve bu vesileyle de Eczacıbaşı çalışanlarını çok şanslı bulduğumu belirtmek istiyorum.
Bu arada Eczacıbaşı Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın Nordström'den önceki kısacık açış konuşmasında fark ettim ki, gruptan 4 şirket (İpek Kağıt, Vitra, Askaynak ve Artema) ardarda Kalite Ödülü almış. Bu bir rekor bile olabilir.