Bundan yedi yıl önce 10 yaşındaki kardeşim yüksek gerilim hattından sarkan bir tele dokunup sakat kaldı. Vücudunun 2/3’lük kısmı sakat. Olay tarihinde bu telin bir kazaya neden olacağı defalarca ihbar edilmiş aldıran olmamıştı. Derken bu kaza oldu. İlgililer, olay mahalline saatler sonra geldi. Açtığımız davayı da kaybettik. Kardeşim artık 18 yaşını geçti, şimdi kendisi dava açabilir mi? E.N. - İstanbul
Bahsettiğiniz olay yurdumuzda insana verilen değeri gösteriyor. Bunun örneğini çok yaşadık, belediyelerin açık bıraktığı çukurlara düşüp ölen az insan olmadı.
Çukurların ebadına göre tek tek düşenler olduğu gibi otomobille toplu halde düşüp herkesin gözü önünde can çekişerek ölen çok insan var.
Yüksek gerilim hattının yere sarkması halinde bir kaza olacağını bilmek kehanet mi? Devasa çukurları aşıp gitmek buraya tuzak kurmakla eşit değil mi? Ancak biliyorsunuz artık bu tür suçlara taksirli suç deniliyor ve yurdumuz, suçlu cenneti, dolayısıyla pek suç sayılmıyor. Formalite icabı bir soruşturma yapılıyor o kadar.
Onun için sizin uyarınıza kimse aldırmıyor, kaza mahalline gelme zahmetine bile katlanılmıyor. Bunun için yıllardır diyorum ya, bu tür olaylarda "ağır kusur"un varlığı kabul edilmeli ve kasda verilen ceza verilmelidir diye.
Sizin olayda ceza faslı böylece atlatılmıştır. İşin ikinci cephesi tazminat cephesidir. Zamanında dava açmışsınız ve ne güzel işte kaybetmişsiniz, şayet kazansaydınız bir kamu kurumu zarara uğrayacaktı. Böylece bir kamu kurumu zarardan kurtuldu.
Hiç hatırlatmayın
Bir konuda iki ayrı dava açılamaz. Yani kardeşiniz büyüdü ama onunla ilgili bir dava yürümüştü muhtemelen veli sıfatı ile açılmıştı ve kaybedildi, bu iş bitti.
Siz şükredin kardeşinizin vücudundan geçen elektriğin parasını sizden almadılar. İsterseniz hiç hatırlatmayın, faizi ile birlikte bugün isteyebilirler.