Genel olarak ibadetin, özel olarak hac görevinin vekaletle yapılıp yapılamayacağı, ilahiyatçılar arasında tartışma yarattı. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, hac dahil hiçbir ibadetin vekalet yoluyla yapılamayacağını belirtti. Diğer ilahiyatçılar ise vekalet geleneğinin 14 asırdır sürdüğünü söylüyorlar. İşte tarafların bu konudaki görüşleri...
Prof.Dr. Yaşar Nuri Öztürk
Komisyon ve haraç vererek dua olmaz
İbadette vekalet olmaz. Dua, ibadetin özü olduğundan, duada da vekalet olmaz. Dua ve ibadette aracılık kurumu, hangi isim altında yürütülürse yürütülsün, örtülü şirktir. Çünkü bu, en iyi niyetle oluşturulanı da dahil, Allah’a yakarış ve yakınlaşmayı şu veya bu şekilde komisyona bağlamaktır. Komisyona bağlı bir sistem, katıksız şirktir. İslam dünyası belki de asırlardır komisyon ve haraç vererek dua ettiği içindir ki, Allah onun dualarını kabul etmiyor. İbadette vekalet tevhide aykırı olduğu için biz, vekaleten hacca gitmeyi de İslam dışı görüyoruz. Eğer hacca gitmeyi bir turistik gezi olarak düşünüyorsanız, vekalet olur. Ama ibadet olarak görüyorsanız vekalet olmaz. Hiç kimse, Allah’a olan kulluk borcunu, gerekçesi ne olursa olsun, bir başkasına vekalet vererek yerine getiremez. Gücü yetmemek, yapmamak bu konuda mazeret değildir. Gücü yetmeyen Allah’ın affını diler. Tevhidin gösterdiği yol budur. Ötekisi bir ticari ve komisyon yoludur.
Duada vekalete yer vermenin şaşmaz göstergelerinden biri de, ona buna ısmarlama hatim, kelimei tevhit ve Yasin vs. okutmaktır. Bunun sebebi ise insanların kendi dillerinde dua etme imkanlarının birtakım oyunlarla ellerinden alınmış olmasıdır. "Makbul dua Arapça yapılacağına göre, bu işi Arapça bilen veya okuyan birine yaptırmak en iyisidir" diye düşünülmüştür. İnsanların birileri için dua etmeleri elbette hayırlıdır. Ama bu, ısmarlamakla, vekalet vermekle değil, dua edenin gönlünden gelmesiyle olmalıdır. Hatta bizim haberimiz olmadan, bizim için dua edilmesiyle gerçekleşmelidir. Bunun için, vekalet ve hele hele para almaya asla ihtiyaç yoktur. Tevhid pazarlık değil, teslimiyet kurumudur. Teslimiyet de yalnız Allah’a olur. İslam’ın manası zaten bu teslimiyettir. Bu varsa İslam vardır, bu yoksa yoktur.
İstanbul Müftüsü N.Tayyar Taş
Hac için vekil gönderilebilir
Namazda, oruçta vekalet olmaz. Ancak, hacda sıhhati yerinde olmadığı için gidemeyecek durumda olan birisi, vekil olarak bir başkasını gönderebilir. Hac masrafları gönderen kişi tarafından karşılanır. Her şey Kuran’da aranmaz. Kurban kesme ve fitre vermek de Kuran’da yeterince belirtilmemiştir ama yapıyoruz. Vekalet uygulaması yalnızca bizde değil, diğer İslam ülkelerinde de var. Doktorun müsaade etmediği ve ömrünün sonuna kadar da gidemeyecek durumda olanlar ancak vekalet verebilir. Yoksa zamanı olmadığı için hacca gidemediğini söyleyen biri vekalet veremez.
DİB Başuzmanı İbrahim Ural
Yıllardır yapılıyor
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başuzmanı İbrahim Ural: Bedeni ibadet olan namaz ve oruçta vekalet olmaz. Zekat, fitre gibi mali ibadetlerde vekalet caizdir. Güvendiği şahsa parayı göndererek bağış yapabilir. Avrupa’daki işçilerimiz de zaten zekat ve fitrelerini böyle gönderirler. Hac ibadeti ise, hem bedeni hem de mali bir ibadettir. Bedeni gayretle yapılır ve bir mali yükü vardır. Hacda zaruret durumunda vekalet caiz olur. Zengin ama hasta, yaşlı ve düşkünler, güvendikleri kişiyi hacca gönderebilirler. Buna, "Hacca bedel göndermek" denir. Bedel, kendisini gönderen kişi namına hac ibadetini yerine getirir, ehrama girerken onun adına niyet eder. Ancak, menfaat beklememesi ve komisyon almaması lazımdır.
Hatta ölen bir kişinin ailesi de mirastan önce güvendikleri birini babaları için hacca gönderebilirler. Fıkıh kaynakları, gönderilen kişinin iyi niyetli olması dışında bir de ibadetin eda ediliş şeklini bilmesini gerekli görürler.