
|


İyi ki, Fatih Terim yok
Ercan Güven
Teknik direktörlerin durumu futbolda kolektif bir depresyon içinde olduğumuzun belgesi mi acaba?..
Sanki "birileri düğmeye bastı"... Yukardan aşağı, yerin dibine sokulmayanı yok...
Lucescu, Denizli, Bulak, Scala ve diğerleri. Kızılanlar, küfredilenler, kovulanlar ve topun ağızındakiler. Kişiliklere, kariyerlere açıkça saldırılar.
Peki ama Lig bir yarış olduğuna ve kimi takımlar bu yarışı önde götürdüğüne göre, hiç mi başarılı teknik adam yok ?
Varsa yoksa Fatih Terim...
Akıllı adam vesselam, gitti de bizi depresyonlarımızla başbaşa bıraktı. Yoksa onu da eleştirebilmek için oturup kafa patlatacaktık...
Güneydoğu rahat ‘Valla biz burada rahatız. İstanbul’dakiler için üzülüyoruz" diyordu Midyat’ın Haberli Köyü’ndeki karakolun komutanı, TV’deki Bayrampaşa manzaralarını kastederek...
"Burada sorun yok. Olaylar İstanbul’da"...
Birkaç yıl önce "intihar" anlamına gelecek gece yolculuğumuz ve basın kartlarımız dikkatlerini çekmiş, Elazığlı Erdal başçavuş bizi kısa bir soruşturma ve çay ikramı için karakola davet etmişti...
Konumuz spor olduğundan, konuşma doğal olarak futbola kaydı. Gerçi Şırnak’a kadar çok uzun yolumuz vardı ama kumandanın tespitlerini sabırla dinledik:
"İnsanlar futboldaki olaylardan bıktı. Valla başka bir sosyal olayda olsa, yasaklanır"...
Haklıydı ve yalnız değildi...
Karakol kumandanı gibi, rastladığımız Günaydoğu insanları da Lig’deki tribün tepinmelerine, üç büyüklerdeki gerginliklere, Anadolu takımlarının teknik direktör hüllelerine çook uzaktan ve büyüük kuşkularla bakıyorlardı...
Ne Beşiktaş’ın hisseleri ilgilendiriyordu onları, ne Jardel’in kaç para ettiği...
Denizli ikinci devreye hangi makyajla girerse girsin, Güray Bulak ister istifa etsin, ister yol verilsin pek umurlarında değildi doğrusu...
Kimse Fiorentina takımından üç futbolcu sayamıyor, Hakan’ın hangi rakibi ile forma savaşı verdiğini anımsamıyordu.
Maçları tanesi yüz bin liralık çayları eşliğinde sükunetle izliyorlardı ama, futbol geyiklerine kilitlenmiş bir tek televizyon sesi duymadım ben.
Doğrusu Güneydoğu’da "futbol" sorunu da yoktu ve olaylar tribün terörü de dahil, İstanbul’daydı...Bir de Lig’in içindeki Anadolu kentlerinde...
İki top, birkaç spor ayakkabı ile mutluluklarının zirvesine çıkan insanlar arasında, sorunlu olanlar sadece bizlerdik galiba...
Daha neler ! Millet, millet olalı bu kadar cevval vekil görmemişti.
Samsunspor, Fenerbahçe’ye "şaibeli" penaltılarla yenilmişti ya, Fazilet Partisi Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya derhal bir soru önergesi döşendi.
TBMM’nin gündemine, açık tribünden fırlatılan bir meşale gibi düşen önergede, Sayın Uzunkaya, özerk futbolun, özgür hakemini Devlet Bakanı Fikret Ünlü’ye şikayet etti...
Biz daha önce asker kökenli hakemi, Genel Kurmay’a şikayet etmeye çalışan kulüp başkanı da görmüştük ama, Musa Uzunkaya’nın girişimi de en az onun kadar ilginçti... Umarız bu çabalar Samsunlu dar gelirlilerin, emeklilerin ve işsizlerin yaralarına merhem olur... Spor yapamayan gençlere umut ışığı yakar, tesis ve alt yapı sorunlarını tarihe gömer...
Her nerede yaşayıp, yaşatıldığımızı bilmediğimiz bu ülkede bakalım daha neler göreceğiz.
İyi noeller Müthiş bir yarım sezon geçirdik. Hemen her takım gong çalmasını bekleyen zor durumdaki boksör gibi.
Ama bir türlü bitmiyor. Sayın Federasyonumuz, işi noel tatiline denk getirebilmek için ikinci devreden de bir hafta çaldı ya, herkes tırnaklarını yiyor.
Ne yapalım yani... Kulüpler de bu kadar çok yabancı için ısrar etmeselerdi. İster misiniz, federasyonumuz gelecek sezon takvimini, Şükran Günü, Paskalya, Rio De Janerio kentinin kurtuluşu, Çavuşevsku’nun devrilişinin yıldönümü, Oğul Kohl ile Türk kızı Elif’in nişan günü gibi tarihleri dikkate alarak yapsın. İşte o zaman bu Lig bitmez...
Beş attıran imam Sabah’ın Pazar ekinde Aslı E. Perker’in röportajını ibretle okuduk:
Mevlana sülalesinden geldiğini söyleyen 25 yıllık imam S.Y. 14 yıl Galatasaray’a "okuduktan" sonra, 1,5 aydır Fenerbahçe’ye transfer olmuş. Amir Ateş hasta Fenerliymiş ve "Fener’e oku" buyurmuş. İmam havaya girmiş, "Ankaragücü ve Trabzon maçında beş attırayım mı ?" demiş. "Attır" demişler. Okumuş, attırmış... Meğer Fenerbahçe bu imam sayesinde beş atarmış...
Denizli teşekkür ediyormuş. Arif’i, Emre’yi yakından tanırmış. Birçok futbolcu ona gelirmiş...
"Okuyana" da, "yazana" da, "yazdırana" da. Helal olsun.
Böyle futbolculara, bu imam; böyle imama bu sayfalar az bile...
Haa bir de; kalesi muskalı, golleri nefesli, skoru tespihli bu kulübün ünlü yöneticisi Uğur Dündar, elinin altında böyle bir haber varken, niye gariban üfürükçüleri ekrana taşır bilmem ki.
Kaçan balık Fenerbahçeli Boliç, Tayfun, Alpay, hatta Moldovan ve Oulare, Galatasaraylı Hakan, Tugay, Avrupa’yı ayağa kaldırıyor...
Ya da bize öyle geliyor...
Ne demişler "kaçan balık büyük oluyor"...
SPOR


Aslan’ın boşu yok: 1 - 0
Haftanın Analizi
At yarışları
Avrupa Ligleri
Fener, Koraç’ta farklı: 83-73
2. Lig sonuçları
HİDAYET vazgeçilmez oldu
Çeyrek final garanti: 3-0
Tepkiye EVET Küfüre HAYIR
Okocha intikamı!
Faciaya kıl payı
Pamuk eller cebe
TERİM Gori’yi bekliyor
BOLIÇ rekoru kaçırdı
Jardel’siz olmuyor
Galatasaray bir yarı
Büyük başarı
İsteyen kazandı
İyi ki, Fatih Terim yok
SAYFA BAŞI

|
|
|