21 Aralık 2000 Perşembe




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Avrupa'nın telaşı

     Başkan seçilen George W. Bush'un Beyaz Saray'da resmen göreve başlamasına bir ay kala, Avrupa'da bir telaş başladı.
     
Avrupalılar, Bush'un Dışişleri Bakanlığı'nın ve Ulusal Güvenlik Kurulu'nun başına getirdiği isimlere de bakarak, yeni ABD yönetiminin yaşlı kıtaya daha soğuk bakacağını, hatta ondan uzaklaşacağını tahmin ediyorlar.
     Bugünlerde Avrupa gazeteleri bu yönde duyulan kaygıları yansıtan haber ve yorumlarla dolu.
     
Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün ünlü analisti Dominique Moisi'nin deyişi ile Bush yönetiminde Washington Avrupa'nın güvenliği girişimlerine şüphe ile bakacak, hatta buna karşı çıkacak.
     İngiltere'deki düşünce kuruluşu RUSI'nin Direktörü Jonathan Eyal'a göre, ABD bundan böyle Avrupa'ya karşı daha mesafeli davranacak, kendi çıkarlarına uygun daha aktivist bir politika izleyecek.
     "Guardian" gazetesi, Bush yönetiminin daha çok Irak, Tayvan, Kore, Afganistan gibi ülkelerle uğraşacağını öne sürüyor ve Avrupalı yetkililerin, Washington'un giderek Avrupa'dan uzaklaşacağı yönünde endişelendiğini aktarıyor.
     Dışişleri'ne getirilen Colin Powell ile Ulusal Güvenlik Kurulu'na atanan Condoleeza Rice'ın demeçleri de ABD'nin "Avrupa'dan elini çekeceği" izlenimini güçlendiriyor...
     * * *
     PEKİ; Avrupalılar neden telaşlanıyorlar? ABD'nin sürekli müdahalelerinden ve Batı ittifakına hakim olmasından rahatsız olan, hatta NATO'dan ayrı bir AB askeri gücü kurmaya çalışan, onlar değil mi?
     
Önce şunu anımsamak gerek: Öteden beri ABD'nin Avrupa'ya burnunu fazla sokmasından en çok rahatsızlık duyan ülke Fransa. Ta De Gaulle zamanından beri Fransa, ABD'den bağımsız - ve tabii kendisinin daha etkin olacağı - bir Avrupa için uğraşıyor. Ancak Balkanlar'daki krizlerde görüldüğü gibi, Avrupalılar bu tür olaylar karşısında birlikte hareket etmeye ve hele müdahalede bulunmaya hiç de hazır değiller. İş gene Amerikalılara kalıyor. Nitekim Avrupa ülkeleri Kosova krizinde, ABD'nin müdahale işaretini beklediler.
     Bush takımının politikası (daha önce verilen demeçlere göre hareket edilecekse) "Avrupa'nın işlerini Avrupalılara bırakmak" yönündedir. Nitekim Colin Powell daha geçen pazar günkü bir demecinde, yeni yönetimin Bosna ve Kosova'daki Amerikan kuvvetlerinin durumunun "yeniden gözden geçirileceği"ni söylemiştir.
     İş bu noktaya gelince, Avrupalılar (Fransızlar belki o kadar değil) ABD'nin Avrupa'yı kendi haline bırakacağından korkuyorlar. Bu Avrupa için, daha güçlü ordular kurmak, daha ağır askeri harcamalara girişmek demektir. Buna da birçoğu pek hevesli değil.
     * * *
     BU gelişmeler bizi de yakından ilgilendiriyor.
     
Türkiye son günlerde kendisini NATO ile AB arasındaki bir tartışmanın ortasında buluverdi. Konu, planlama sürecinde yer almak istediği AB'nin güvenlik girişimi (AGSK) ile ilgili. Ankara'nın itirazı nedeni ile bu konudaki karar önümüzdeki yıla kaldı.
     Clinton yönetimi Türkiye'nin itirazından vazgeçmesini istemişti. Nedeni de şu: Eğer NATO ile AB arasında anlaşma olmazsa, Fransa AGSK'yı kendi başına götürmeye kalkışacak ve sonuçta AB'nin askeri gücü, adeta NATO'ya rakip hale gelecek.
     Bush yönetimi
(eğer söylendiği gibi Avrupa'dan "dezangaje" olmaya yönelecekse), Türkiye'ye baskı yapmayacak, hatta onu destekleyecektir. Böylece ABD'nin Avrupa'dan elini çekmesi, Türkiye'nin AB karşısında elini güçlendirecektir...
     
     skohen@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İki soru

Şahin ALPAY
Cezaevi reformu

Melih AŞIK
Aman yavaş!..

Fikret BİLA
Doktor...

Hasan CEMAL
Sözcük üstüne sözcük yığma eziyeti...

Nilgün CERRAHOĞLU
Terör spirali nasıl kırılır

Yılmaz ÇETİNER
Bahariye çarşısında şıklık ve ucuzluk...

Güneri CIVAOĞLU
Amaç ve araç

Yalçın DOĞAN
"Asıl olan hayattır"

Abbas GÜÇLÜ
Temel ilkeler

Doğan HEPER
Özet

Sami KOHEN
Avrupa'nın telaşı

Meliha OKUR
Kredili İşlem deyip geçmeyin...

Zeynep ORAL
"Adalardan bir yar..." ve S.O.S.

Hasan PULUR
Gürültüye gitmek...

Derya SAZAK
Joker demokrasisi

Meral TAMER
Yurtdışında cep'le konuşmanın incelikleri

Tamer HEPER
Şimdi başlıyorsunuz

Güngör URAS
Üretim artmadan ücret de artmaz maaş da

© 2000 Milliyet