22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Hayal gücü kaç para?

     Yılbaşı yaklaştı ya, mikrofonu, kamerayı kapan soluğu Nimet Abla gişesinde alıyor. Büyük ikramiye, 3 trilyon. Muhabir, bilet alanlardan birine mikrofonu uzatıyor. "Bu kadar parayla ne yapacaksınız?" diye soruyor. Televizyon programlarını kuşatan ‘bilgi’ yarışmalarında da, dağıtılan en yüksek ikramiye üzerinden soru tekrarlanıyor. Ki bence, tüm yarışma boyunca sorulan belki en manidar soru bu: "Bu kadar parayla ne yapacaksınız?"
     Soru hep aynı. Tuhaf şey! Cevap da değişmiyor genellikle. Bir ev, bir araba...
     Bir ev bir araba... Bir ev, bir araba... Dejavu!
     Düşünün rica ederim. Bütün ömrünüz boyunca, bir dakika bile bir başkası için çalışmanız gerekmiyor. Canınız ne isterse, paşa gönlünüz ne arzu ederse onu yapabilirsiniz. ZORUNDA değilsiniz. Gözlerinizi kapayın
     ve böyle bir hayat hayal edin. Dakikalarınız, saatleriniz, günleriniz, yıllarınız satılık değil. Ha babam de babam, para kazanmak için tırmalamanız gerekmiyor. Çalışkan ve istekli ve hırslı ve akıllı ve terbiyeli ve mütevazı ve ve ve görünmeniz gerekmiyor. Olduğunuz gibi olmanızın önündeki tek engel yine sizsiniz; patronunuz değil. Şeflerimi tenzih ederim!!!
     Ben Darwin’in yalancısıyım. O diyor ki, karganın ve bülbülün ses organları birbirine benzer yapıda. Ama biri gagasını şakımak için aralıyor, diğeri gagalamak için. Demek ki neymiş? Beden, kendini koşullara göre ayar edermiş. Bence ruh da... Herkesin yeterince parası olsa, ‘daha fazlası’ derdi kalmasa; dünya cennet, herkes sanatçı, bilim adamı falan olurdu. Yani galiba. Gönlümden öyle geçti de...
     Hâl böyle olunca, paraya kavuşma ihtimalinin ‘bir ev bir araba’ şeklinde tezahürünü idrak edemiyorum ben. "Bir ev,
     bir araba alırım, sonra da dünya turuna çıkarım" diyenler de var. O zaman niye ille ev? Geçtim evi, peki niye araba? Koca dünyayı dört teker üzerinde dolaşmak biraz zor olur gibi geliyor bana. O bakımdan yani...
     Allah’la pazarlığa oturanlar da ayrı bir alem. "Bir kısmını yardım kuruluşlarına bağışlardım." Hangi kısmını? Külliyen yalan!
     Ama en beteri, hakikaten en beteri hayatını hiç değiştirmeyeceğini söyleyenler. Onları anlamak mümkün değil nitekim. Trilyoner olmuş adam, ben ille de çalışacağım, sabah kalkıp işe gideceğim diye tutturuyor mesela. Niye ki? Çalışma be güzelim, ah be güzelim...
     Bu ne güdük bir hayal gücüdür. Bu ne kısır bir gelecek projeksiyonudur. Bu, bu... Nedir bu? Bir insanın hayattan beklentisi bu mudur yani? Yarışmalardan birinden 1 trilyon kaldırmanız ya da ‘belki de sıra sizde’ye verilecek cevap mıdır, bir ev bir araba?
     Amcam, piyangonun "ebleklerden vergi toplamak için icat edildiğini" söylerdi. Bu yüzden bilet almam. Ama bir şekilde çok param olursa, yıllarca uyuyacağım, uyanınca tonlarca yiyeceğim ve televizyon seyredeceğim. Peki, ya siz? ‘Bir ev bir araba’da ısrarlı mısınız?
     
     tuba.k@superonline.com
     


 CUMARTESİ


‘Ne kitapsız ne kedisiz’...
Ekonominin yeni motoru
Kedinin kuyruğu dilinden sivri
Çizmeden fazlası
Pişirirken pişiyorlar
DVD
Bu hafta ne var ne yok
Kabuğu erkek yüreği kadın
Sanal spikerden haberler
Koltukta alışveriş
Gideceğimiz yere geldik!
Bu yazıyı Nükhet Duru okumasın
Hayal gücü kaç para?


 SAYFA BAŞI 





© 2000 Milliyet