IMF ve Dünya Bankası dün Türkiye'ye toplam 3.8 milyar dolarlık krediye onay verdi
YASEMiN çONGAR Washington
Türkiye'nin kasım ayının son haftasında bankacılık sektöründe yaşadığı kriz ertesinde, Uluslararası Para Fonu (IMF) destekli enflasyonla mücadele programına yeniden güven tazelendi. Para Fonu ve Dünya Bankası (IBRD) icra direktörleri ayrı ayrı yaptıkları toplantılarda, toplam 3 milyar 800 bin doların Türkiye'ye gönderilmesi için gerekli onayı verdiler.
IMF icra Direktörleri Kurulu, Hazine Müsteşarlığı tarafından hafta başında Washington'a gönderilen Ek Niyet Mektubu'nu onayladı.
Stand - by anlaşması kapsamında serbest bırakılması beklenen üçüncü ve dördüncü dilim kredileri karara bağlayan IMF icra Direktörleri ayrıca, Türkiye'nin bir süre önce yaşadığı likidite sıkıntısını aşmak için IMF tarafından taahhüt edilen, Ek Rezerv imkanı'ndan (SRF) sağlanacak kredinin ilk bölümünü de onayladılar.
Dünya Bankası'ndan 1 milyar dolar
Öte yandan, Dünya Bankası icra Direktörleri Kurulu toplantısında da, Türkiye için başlatılması öngörülen yeni "ülke Destek Stratejisi" ele alındı. "Türkiye'nin iktisadi zayıflığıyla mücadele" amaçlı olduğu belirtilen bu program çerçevesinde, Temmuz 2000 ile Haziran 2003 tarihleri arasında Türk hükümetine toplam 5 milyar dolarlık kredi sağlanması kararlaştırıldı.
Dünya Bankası, ülke Destek Stratejisi'nin ilk aşaması olarak, iki ayrı programın başlatılması için de dün düğmeye bastı. Bu çerçevede Türkiye'ye, "Mali Sektör Uyum Kredisi" (FSAL) adı altında toplam 778 milyon dolar, özelleştirme Sosyal Destek Projesi (PSSP) kapsamında da toplam 250 milyon dolarlık iki yeni kredi verilecek.
Bu kredilere ilişkin anlaşma, Dünya Bankası Türkiye ülke Direktörü Ajay Chibber'la Türkiye'nin Washington Büyükelçiliğ Ekonomi Müşaviri Ali ümit Gönülal arasında dün Türkiye saatiyle 23.30'de imzalandı.
Hazine Müsteşarlığı'nın, önde gelen 11 yabancı banka ile imzaladığı sendikasyon kredisinin ardından, 1 milyar doların bugün Hazine hesabına girmesi bekleniyor. Sendikasyon, altı ay vadeli olacak, yıllık Libor + 1 (Libor artı yüzde 1) faiz üzerinden ve yüzde 0,5 komisyonla gerçekleştirilecek. Kredi, mali sisteme likidite sağlanması yanında, Türkiye'ye olan güvenin de teyid edilmesi anlamına geliyor.