22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yabancı şefler lokanta kültürünü değiştiriyor

     İnsanlar ya karınlarını doyurmak ya da evlerinde yiyemeyecekleri bir yemeği yemek için lokantaya giderler.
     Karın doyurmak için gidilen lokantalar ile diğer tür lokantalar farklıdır. Diğer tür lokantalar binası ile, dekoru ile, masası ile, garsonu ile, mutfağı ile, ve de faturası ile farklıdır.
     Bizde eskiden "tencere yemeği" yenilen lokantalar vardı, kebap yenilen lokantalar vardı, "alafranga" lokantalar vardı. Alafranga lokantaların tencere yemeği yenilen lokantalardan farkı, menülerinde Avrupa’dakilere benzer yemek çeşitlerine yer vermesi idi: Bonfile, karski, mantarlı fileminyon, robespiyer, şinitzel gibi...
     Derken Türkiye’de yabancılar otel işletmeye başladı. Yabancıların işlettikleri otellere
     yabancı ahçılar geldi.
     Bu yabancı otellerin ahçılarına "ahçı" değil de "şef" denilmeye başladı... Şefler Türkiye’de farklı tür yemekler pişirir oldu.
     Derken efendim, İtalyan, Japon, Çin, Hint, Lübnan, Fas lokantaları açıldı. Farklı ülkelerin farklı mutfakları Tükiye’ye taşındı.
     Bizim tencere yemeği hazırlayan ahçılarımız, bizim "alafranga" yemek belleyen ahçılarımız, yanında genç çıraklar, yabancı şeflerden onların marifetlerini belledi.
     Bütün bunlar Türkiye’de lokanta kültürünü değiştiriyor. Tepede, yabancı şeflerin yönettikleri mutfaklar var. Bu şeflerin bazıları gerçekten dünya çizgisinde yemek hazırlıyor.
     Sonra, ikinci, üçüncü sınıf yabancı şefler var. Ve nihayet yabancı şeflerin yanında yetişip, onların marifetini kapan veya kapma aşamasında olan genç Türkler var...
     Yabancı şeflerin Türkiye’ye taşıdıkları mutfak türünde hazırlanan yemeklerin sunumu da, lezzeti de başka oluyor.
     Bu sunum ve lezzet farklılığı bir yandan Türkler’in damak tadını değiştirirken, öte yandan lokantaların masasının, tabağının, servisinin değişmesine yol açıyor.
     Şu anda Türkiye’de lokantalar kimlik arayışına girdi. Artık her tür yemek yenilen lokanta türünden, farklılaşmaya doğru bir gidiş var.
     Her lokantanın fiyatı kadar tadı da, servisi de, yemek çeşidi de farklı olmaya başladı.
     Bu acaba bizim tencere yemeklerimizin yok olmasına mı yol açacak? Tam tersine, tencere yemeği yapan daha iyisini yapma arayışına girecek. Kebapçı kendine daha çok çeki düzen verecek. Lokanta kültürümüz olgunlaşacak.
     


 PAZAR


Doğumsuzluk...
Kahve bahane, manken şahane!
KİM NE OKUYOR?..
CİNAYETİ yazıyor
Bu da kitabın formülü: 13+1
Cervantes Ödülü sahibini buldu
Çetin Altan’ın İstanbul’u...
Liberalleşmekten mi liberalleşememekten mi?
Magazin sendromu
Film-food keyfi
Roboköp Türkiye’de
Academia yenilendi...
Safran sağlıksız dükkan
‘Sarhoş olma hakkım olmadı’
Surf
Köşeyi dönün nokta com!
En seksi sanal kadın
VİTRİN
Zina AIDS’ten koruyor
Biz onurlu insan ihtimalini sevmiştik!
Rüzgarın bildiği
Yurdumuzu tanımalı ama nasıl?
Gecelerin loş sesi
Yabancı şefler lokanta kültürünü değiştiriyor
Bataklık çiçekleri
"İngilizleştirilmiş Thai"
Antoloji nasıl yapılır?
Kuş bakışı anıtlar


 SAYFA BAŞI 





© 2000 Milliyet