22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Antoloji nasıl yapılır?

     Şu günlerde yine bir antoloji furyasıdır gidiyor. Ne zaman bir kitapçıya girsem, raflarda yeni yayımlanmış birkaç antoloji görüyorum. Biz nasıl babadan kalma daktiloyu bırakıp bilgisayarın kolaylığına sığındıysak, antoloji hazırlayanlar da bir "püf noktası" buldular galiba.
     Eski antolojileri hatırlıyorum. Sayıları bir elin parmaklarını geçmezdi. Hazırlayanlar, şairlerin yapıtlarını zaten bilirlerdi. Onları yeniden, seçici bir gözle okur, birikimlerinin ışığında aylarca, kimi zaman yıllarca emek verir, ortaya "özgün" bir antoloji çıkarırlardı.
     Bu yaklaşımla hazırlanmış birkaç yapıtın sonuncusu, Mehmet Fuat’ın derlemesiydi.
     ***
     Şimdi öyle mi ya? Bütün antolojilerde neredeyse hep aynı şiirler karşımıza çıkıyor. Bir antoloji almak yeterli. Nâzım deyince "Karlı Kayın Ormanı", Dranas deyince "Fahriye Abla", Yahya Kemal deyince "Sessiz Gemi", Dağlarca deyince "Kızılırmak Kıyıları", Külebi deyince "Hikâye"...
     Düşünün bir kere. Antoloji hazırlayacaksınız. Gerçekten önemli, değerli bulduğunuz şiirleri seçeceksiniz. Sadece ünlüleri değil, belki gözden kaçmıştır kaygısıyla gölgede kalmış şairleri yeniden, yeniden okuyacaksınız. Sizde olmayan kitaplar için kütüphanelere gideceksiniz, masalarda dirsek çürüteceksiniz, notlar alacaksınız, dergi koleksiyonlarını karıştıracaksınız. Sonra da yaşayan şairlerin kendilerine, yaşamayanların varislerine başvurup izin alacaksınız... Dünyanın çilesi. Kim uğraşacak?
     Kolayı var. Antoloji mi yapmak istiyorsunuz? İşte tarifi:
     Malzeme: İkiden az, dörtten fazla olmamak üzere daha önce yayımlanmış antoloji; bir makas; 125 gram zamk; ihtiyaca göre dosya kağıdı (maliyeti düşürmek için saman kağıt da olabilir); Bir zımba; bir klasör.
     Hazırlama süresi: Ortalama dört saat.
     Yapılışı: Antolojiler alınır. Rasgele şiirler kesilerek dosya kağıtlarına yapıştırılır. Sayfalar özenle delinerek klasöre geçirilir. Sıcak sıcak yayınevine servis yapılır.
     Not: Antolojiniz yayımlanınca, içinde şiirleri bulunan yazarlara birer tanecik bile göndermeniz gerekmez. Bir kitap ateş pahası. Üstelik posta masrafı da var.
     Tüyo: Dilerseniz, maliyeti düşürebilir, hazırlama süresini kısaltabilirsiniz. Bunun için, yayımlanmış herhangi bir antoloji alarak hazırlayanın adını silmek, onun yerine kendi adınızı yazmak yeterlidir. Bu kargaşada kim fark edecek? Hem zaten hepsi birbirinin aynı değil mi?
     ***
     Bir de dipnot: Eskiden Divan Şiiri, Halk Şiiri, Cumhuriyet Dönemi Şiir gibi genel konularda antolojiler yayımlanırdı. Zamanla ayrıntılara indik. Aşk Şiirleri, Toplumcu Şiirler, İstanbul Şiirleri, Bayram Şiirleri derken neredeyse Şiirimizde Kaplumbağa, Şiirimizde Kruvaze Ceket gibi özel derlemelerle karşılaşacağız.
     
BİR DAKİKA ARA
     "Sevdiğim kitap adları gibi..."
     Başlığı Melih Cevdet Anday’ın bir dizesinden yola çıkarak koydum. Eskiden şiir yazılırdı, roman yazılırdı, öykü, oyun, deneme, eleştiri yazılırdı. Şimdi akla gelebilecek her konuda kitap yazılıyor. Ama kolay kolay akla gelmeyecek konular da var. İşte öyle konuları işleyen bazı kitaplar:
     "Hayvanlarda ve İnsanlarda Saçların Yönü": İnsanların yanı sıra aslanların, ineklerin, köpeklerin, gorillerin, karıncayiyenlerin ve öteki hayvanların bedenlerindeki saçların, tüylerin, kılların hangi yöne doğru büyüdüğünü merak ediyorsanız, Walter Kidd’in bu kitabı sizin için eşsiz bir kaynak.
     "Woody Düşleri": Dee Burton, düşünde Woody Allen’ı gören yetmiş kişiyle konuşmuş. Onların düşlerini anlatıyor.
     "Mum Yakma Sanatı": "Ne olacak çakarım kibriti, mumu yakarım" demeyin hemen. Raymond Buckland, bu işin apayrı bir sanat olduğunu açıklıyor, inceliklerini uzun uzun anlatıyor.
     "Şiddete Başvurmadan Nasıl Banka Soyulur?": Yazan; Roderic Knowles. Parasızlık canına tak eden, tek çıkar yolun banka soymak olduğunu düşünen, ama karıncayı bile incitmekten çekinen kişiler için vazgeçilmez bir el kitabı.
     


 PAZAR


Doğumsuzluk...
Kahve bahane, manken şahane!
KİM NE OKUYOR?..
CİNAYETİ yazıyor
Bu da kitabın formülü: 13+1
Cervantes Ödülü sahibini buldu
Çetin Altan’ın İstanbul’u...
Liberalleşmekten mi liberalleşememekten mi?
Magazin sendromu
Film-food keyfi
Roboköp Türkiye’de
Academia yenilendi...
Safran sağlıksız dükkan
‘Sarhoş olma hakkım olmadı’
Surf
Köşeyi dönün nokta com!
En seksi sanal kadın
VİTRİN
Zina AIDS’ten koruyor
Biz onurlu insan ihtimalini sevmiştik!
Rüzgarın bildiği
Yurdumuzu tanımalı ama nasıl?
Gecelerin loş sesi
Yabancı şefler lokanta kültürünü değiştiriyor
Bataklık çiçekleri
"İngilizleştirilmiş Thai"
Antoloji nasıl yapılır?
Kuş bakışı anıtlar


 SAYFA BAŞI 





© 2000 Milliyet