22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Komplo: Düğmeye kim bastı?..

     Düğmeye kim bastı?.. Bu soruyu geçenlerde Ecevit sormuştu. Polisler, Çevik Kuvvet ayaklandığı zaman...
     Kim bastı düğmeye?
     Kim basmış olabilir?
     Bir komplo mu?..
     Politika oyununun hiç eksik olmayan sorularından biri. Siyaset tarihi komplolarla, komplo teorileriyle doludur. Özellikle demokratik şeffaflıktan yoksun kapalı rejimlerde, otoriter yönetimlerde komplolara daha çok rastlanır. Oyuncular, birbirlerinin ayağını kaydırmak için kapalı kapılar arkasında birbirlerine ince tuzaklar kurmak için yarışırlar.
     Örneğin Stalin demiş ki:
     "Kimseye güvenmem, kendime bile..."
     Demokrasi kültüründen nasibini almamış böylesi kafaların damgasını vurduğu ortamlarda insanlar herhalde hiç huzur bulmazlar. Her Allah'ın günü komplo korkularıyla yatıp komplo teorileriyle kalkarlar.
     Ne yazık!
     Yıl 1989, yer Çekoslovakya.
     Kadife Devrim yaklaşıyor.
     Prag'da halk sokaklara dökülmüş. Komünist rejim çöküşün sinyallerini veriyor. 17 Kasım 1989 günü büyük bir öğrenci gösterisi. Polis bastırmaya çalışırken acı haber yayılıyor:
     'Bir öğrenci öldürüldü!'
     Bu haberle birlikte gösteri dalga dalga kabarıyor, polis - öğrenci çatışması patlıyor.
     Peki gerçek neydi? Bir öğrenci öldürülmüş müydü? Hayır. Çok sonra öğrenildi:
     Haber düzmeceydi.
     Öldüğü bildirilen kişi yaşıyordu. Bir öğrenci değil, bir polis ajanıydı. İsmi, Ludvik Zifcak'tı. Kadife Devrim olduktan sonra her şeyi BBC'nin bir televizyon programında anlatacaktı.
     Komplo kurmuştu gizli polis!
     Gösteri sırasında bir öğrencinin polis tarafından vurularak öldürüldüğü bir anda öğrenci kılığındaki ajanlar tarafından öğrenci kitlesi içinde yayılmıştı. Amaç, öğrencileri kışkırtmaktı.
     Onları şiddete yöneltmekti.
     Böylece şiddet şiddeti getirirken, Çek Komünist Partisi içindeki sertlik yanlıları da iktidara el koyarak düzeni demir elle devam ettirme olanağını bulacaklardı.
     Ama umdukları olmadı.
     Tam tersi yaşandı Çekoslovakya'da. Komplolarla komünist rejimi devam ettireceklerini sanırken, çöküşünü hızlandırdılar. Kendi kurdukları tuzağa düştüler. (*)
     Kim bastı düğmeye?..
     Biz gazeteci milleti de bayılırız komplolara, komplo teorilerine. Gözümüzün önünde olandan çok, arkasında ne var onunla meşgul olduğumuz için öyledir. Yani, daha çok iki dudağın arasından çıkana değil de, kafanın içinde olanı çözmeye çalışırız.
     Bir de böylesi haberler renklidir, manşetlere oturur. Sonra Allah için komplosu bol bir ülkede yaşıyoruz. Gazeteci kafasının bu ülkede bazen çarpık çalışması biraz da bu yüzdendir.
     Siyaset kurumunun, devletin güven ve inandırıcılık açısından hiç de iyi bir profil çizmediği bir ülkede yaşadığımız herkesin malumu...
     Düğmeye kim bastı?
     Dün öğle vakti televizyonda dikkatimi çekti. Genç bir meslektaşım dün Adalet Bakanı Türk'e cezaevleriyle ilgili olarak perde arkasında ne olup bittiğini kurcalayan, yapılan açıklamaların yetersizliğinden yakınan bir soru yöneltti.
     Bakan rahatsız oldu. Meslektaşımı, "Devletten kuşku duyar tarzda soru sormayın" diye uyarınca, televizyon başında biraz gülmem tuttu. Çünkü bu uyarıyı yapan Sayın Bakan, daha birkaç gün önce F tipi uygulamasının ertelendiğini, bazı düzeltmeler yapılacağını söylemiş, ama ertesi gün sözünü unutmuştu.
     Neyse...
     Komplolarla uğraşmayalım. Komplo teorileriyle kafayı bozmayalım. Ve bilelim ki, komploların panzehiri, demokratik rejimin şeffaflığıdır, hukukun damgasını vurduğu devlet düzenidir.
     Son söz:
     Komplolar, kötü yönetimin adı olmasın!
     -----------
     (*) The New York Review of Books isimli derginin 18 Kasım 1999 tarihli sayısında çıkan Timothy Garton Ash'in makalesi, sayfa 16. Ayrıca komplo ve komplo teorileriyle ilgilenenler için ilginç bir kitap olabilir: Conspiracy, Daniel Pipes, The Free Press, New York 1997. Yazımın girişindeki Stalin'in sözünü de bu kitaptan aktardım.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Halkın Tapınağı

Melih AŞIK
'Şüphe'siz inanmak!

Fikret BİLA
Tıbbi müdahale tartışması

Hasan CEMAL
Komplo: Düğmeye kim bastı?..

Güneri CIVAOĞLU
"Atari" değil "insani"

Yalçın DOĞAN
Yönetimin sonbaharı

Yalım ERALP
AGSK

Abbas GÜÇLÜ
Önce insan

Nail GÜRELİ
Bankacı kadınlar

Doğan HEPER
TTB yönetimi istifa etmeli...

Sami KOHEN
Neden anlamıyorlar?

Meliha OKUR
'Evimizin içini temizleyeceğiz...'

Hasan PULUR
Ne gam!

Derya SAZAK
İkinci Bush dönemi

Umur TALU
Pekiyi ama neden?

Meral TAMER
Balalayka Sunal'la ölüp, yeniden doğmuş

Tamer HEPER
Yasalar uygulanmalı

Güngör URAS
Kadir Gecesi

Serpil YILMAZ
Laila’ya gidip mozzarella ısmarlamaya benzemiyor

© 2000 Milliyet