22 Aralık 2000 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Bankacı kadınlar

     Seksen bankanın olduğu Türkiye'de son günlerde banka sektörü "hortumlama" olayları nedeniyle bir başka boyutta gündeme geldi.
     Hafta başında BASİSEN (Banka Sigorta İşçileri Sendikası) Genel Sekreteri Cihanser Keskin'in yılbaşından bugüne kadar on bine yakın banka çalışanının işine son verildiğini açıklamasıyla (Bkz. Bizim Gazete, 18.12.2000) bir boyut daha ortaya çıktı. Gündeme geldi diyemiyoruz, çünkü bizim "medya" bu konulara pek yüz vermiyor.
     Bankalarda 160 bin dolayında insan çalışıyor. Bunların 1997 verilerine göre yüzde 40'ı kadın. Kadınların en fazla olduğu sektör bankacılık. Kamu bankalarında yüzde 33 olan kadın oranı, özel bankalarda yüzde 46.
     Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen 11 bankanın geleceğine ve özelleştirilecek kamu bankalarının durumuna ilişkin belirsizlikler, işsizliğin daha da genişleyeceği korkusunu artırıyor.
     Bir yandan işsizlik endişesi, bir yandan cinsiyet ayrımcılığı bankacı kadınların önemli sorunu.
     Belli bir süre bankacılık yapmış, daha sonra da bankacılık sektörüyle iç içe bir işte çalışmakta olan bir şirketin İş Geliştirme Müdürü Betül Kırali, "Kadınlara Mahsus Gazete Pazartesi"nin kasım sayısında, ev işleri nedeniyle kadınların "baştan dezavantajlı durumda" olduğunu belirterek şunları anlatıyor:
     "Belirli bir kariyer hedefleyen ve belirli seviyelere gelmiş kadınlara baktığımızda bunların ya bekar ya çocuksuz olduklarını ya da çok erken çocuk doğurup bunları lise ya da üniversite çağına kadar yetirtişmiş olduklarını görüyoruz. Dikkatimi çeken bir başka konu da bu sektördeki erkeklerin evde yaşadıkları ev içi sorunlarıyla işyerindeki kadınlar vasıtasıyla tekrar karşılaştıklarında canlarının sıkılıyor olması.(...) Sosyal ilişkileri ve çevresinin kuvvetli olması nedeniyle bu sektörde üst kademelere tırmanabilen kadınlar da var tabii. Gene de özellikle bankacılık sektöründe kadının geldiği yerin diğer sektörlere göre çok olumlu olduğunu düşünüyorum."
     
Bir bankanın Ticari Bankacılık Direktörü Deniz Veral ise, "erkeklerin bilinçaltındaki 'kadın zayıf ve duygusaldır, ben ondan daha mantıklıyım, daha doğru karar verebilirim' anlayışının üst seviyendeki kadınları bir miktar agresif yaptığını" söylüyor ve ekliyor:
     "Bunun erkekleşmek olarak tanımlanmasına karşıyım, zira üst seviyelere çıkarken kadınlık özelliklerinden fedakarlık ettiğini düşünmüyorum. Gelecekte ise kadınların daha başarılı olacaklarına inanıyorum. Çünkü, EQ (duyarlılık bölümü) yöneticilikte IQ'dan (zeka bölümü) önemlidir. Ve kadınların EQ'su daha yüksektir."
     
Başarılı kadınlara en yakışan ziynetin (süsün) duyarlılık (EQ) olduğunun farkındayız.
     
Bir şiir
     E dergisinin aralık sayısında Nihat Behram'ın dizeleriyle ziynetliyoruz EQ'muzu:
     "ah, sadece şiirle yaşasaydım / giziyle düşteki ışıltının, / dallara kuşlar ve sincaplar kadar yakın, / gülüşleri dolunay / öpüşleri sarmaşık / güzelimi her sabah / salkım salkım leylaklar / yağmur ve gonca kokusuyla anarak..."
     
Ya, Behram'ın şu final dizelerine ne dersiniz:
     "Unutma: hiçbir şey yakışmıyor kalbime / özlemin kadar."
     
     ngureli@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Halkın Tapınağı

Melih AŞIK
'Şüphe'siz inanmak!

Fikret BİLA
Tıbbi müdahale tartışması

Hasan CEMAL
Komplo: Düğmeye kim bastı?..

Güneri CIVAOĞLU
"Atari" değil "insani"

Yalçın DOĞAN
Yönetimin sonbaharı

Yalım ERALP
AGSK

Abbas GÜÇLÜ
Önce insan

Nail GÜRELİ
Bankacı kadınlar

Doğan HEPER
TTB yönetimi istifa etmeli...

Sami KOHEN
Neden anlamıyorlar?

Meliha OKUR
'Evimizin içini temizleyeceğiz...'

Hasan PULUR
Ne gam!

Derya SAZAK
İkinci Bush dönemi

Umur TALU
Pekiyi ama neden?

Meral TAMER
Balalayka Sunal'la ölüp, yeniden doğmuş

Tamer HEPER
Yasalar uygulanmalı

Güngör URAS
Kadir Gecesi

Serpil YILMAZ
Laila’ya gidip mozzarella ısmarlamaya benzemiyor

© 2000 Milliyet