25 Aralık 2000 Pazartesi




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




*Onbir ayın Sultanı RAMAZAN*
İş hayatında dürüstlük

     Hazırlayan: İsmail Özcan

     Doğruluğun, dürüstlüğün, hakşinaslığın, iş ve çalışma yaşamındaki kadar önem taşıdığı bir başka alan yoktur. Elbette dürüstlük her yerde, her zaman gereklidir. Kendimize karşı bile dürüst olmak, olduğumuz gibi görünmek, göründüğümüz gibi olmak mecburiyetimiz vardır. Fakat iş ve çalışma yaşamı; kendi dışımızdaki insanları, onların hak ve hukukunu çok yakından ilgilendiren işlemlerin yürütüldüğü bir alan olduğu için, ahlaki ilkelere uymakta daha fazla titizlik göstermek bir zorunluluğa dönüşmektedir. Daha ileri giderek denebilir ki, iş yaşamında; bilerek kasıtla insan hakkına tecavüz etmekten kaçınmanın yanında, bilmeyerek, farkında olmadan da herhangi bir hakkı ihlal etmekten kaçınmak daha duyarlılık göstermek kutsal bir görevdir.
     Bazı işadamlarımız, sanayicilerimiz son yıllarda dünya standartlarında üretim yapmayı başardılar. Birkaç yıl önce Sabancı’ya ait Brisa’nın dünya kalite ödülü kazanması, her Türk’ün göğsünü kabartacak bir olaydı. "Made in Turkey" damgalı bazı ürünler, rekabet gücü oldukça yüksek ve dünya pazarlarında da önemli pay sahibi.
     Yine bazı inşaat firmaları dış dünyada önemli ihaleler aldılar; taahhütlerini hem zamanında, hem de yüz ağartıcı bir başarıyla yerine getirdiler. "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" anlayışına uygun tutum sergilediler. Bunlara rağmen ülkemizde hala kısa yoldan köşe dönme, ne pahasına olursa olsun çabuk zengin olma hevesiyle sahneye çıkanların sayısı çok kabarık.Son zamanlarda basılı ve görüntülü medya; sahte evraklar, naylon faturalarla devleti soyanların, bankaların içini boşaltanların, tam anlamıyla tüyü bitmedik yetimlerin hakkını hortumlayanların haberleriyle çalkalanıyor. Maalesef, millet olarak iş ahlakımız hala çok su götürmektedir. İş ve çalışma yaşamında faaliyet gösteren birçok insanımız, en büyük itibarın, en büyük kredinin dürüstlük olduğunun bilincine bir türlü varmak istemiyor. "İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim" diyen ünlü sanayici Robert Bosch’un tecrübesi bile böyleleri için bir şeyi ifade etmez. Amerika’da iş ahlakı konusunda benimsenmiş bir görüş şudur:
     "Bir firmanın en büyük patronu müşteridir. O, bir firmanın mal veya hizmetine itibar ederse ve bunu sürdürürse, firma abad olur. Aksi bir durumda da firma varlığını koruyamaz ve çalışanlarına yol verir. Burada, çalışanı esas kovan ise müşterisidir."
     Bugün iş ahlakı konusunda bizim Batılılardan ve Japonlardan öğreneceğimiz çok şey bulunmaktadır. Aslında, bir Müslüman millet olarak bizim onlara örnek olmamız gerekirdi. Çünkü mensup olduğumuz din, her türlü üretim faaliyetinde, ticaretin her çeşidinde dürüstlüğü hem de kılı kırk yararcasına dürüstlüğü şart koşmaktadır. En küçük bir hileye, en küçük bir haksız kazanca bile izin vermemektedir.
     Bile bile yapılan en marjinal bir haksızlık dahi çok ağır cezalara muhatap kılınmaktadır. Bizim örnek gösterdiğimiz ülkelerin, İslamın getirdiği iş ahlakı düzeyini tam anlamıyla yakalayabildiklerini söylemek zordur. İslamın bu alanda va’z ettiği prensipler gerçekten ideal ve evrenseldir.
     Kuran’ın birçok yerinde, alışverişte ölçünün, tartının tam olarak yerine getirilmesi, kimsenin malının, parasının en küçük bir haksızlığa konu yapılmaması emrediliyor. Kimseye hiçbir şekilde haksızlık etmemek, kimseyi mali bir konuda mağdur etmemek bu ilahi kitapta temel ilkedir.
     Peygamberimizin iş ahlakı ile ilgili olarak ifade buyurduğu, "Aldatan bizden değildir" sözü çok kapsamlıdır. Birçok sözün özü niteliğindedir.
     Fakat şu sözü farklı bir açıdan dikkate şayandır: "Bir kimsenin namazına, orucuna bakmayın; mali işlemlerdeki dürüstlüğüne bakın."
     Akif, her zaman olduğu gibi burada da bize ışık tutuyor:
     Oyuncak sanmayın, ahlak - ı milli ruhu millidir;
     Onun iflası en korkunç ölümdür, mevt - i küllidir.
     
Dini Bilgiler
     Hamza (Hz. 570 - 625)
     Hz Muhammed’in amcası ve süt kardeşidir. Hz. Hamza kılıcını büyük bir maharetle kullanır, çok iyi ata binerdi. Meşhur bir pehlivandı. Resulullah bir gün Safa tepesindeki halkı İslam’a davet ederken, Ebu Cehil ona eziyet ve hakaretlerde bulunmuştu. Ebu Cehil’in bu çirkin davranışı Hz. Hamza’ya haber verilince doğruca Ebu Cehil’in yanına gitmiş ve onu ağır bir şekilde yaralamıştır. "Ben de Hz. Muhammed’in dediğini diyorum. Kudretin varsa karşıma çıkarsın" diyerek de tehdit etmişti. Hz. Hamza 39. Müslümandır ve ondan sonra Hz. Ömer, İslamiyet’i kabul etmiştir. Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in Müslüman olmaları müşriklerin kalbine büyük bir korku salarken, Müslümanlara da rahat bir şekilde ibadet imkanı sağlıyordu. Hz. Hamza, Bedir gazasından önce bazı savaşlara katıldığı gibi Bedir’de de büyük kahramanlıklar göstermişti. Savaş başlamadan önce yapılan mübarezede Şeybe’yi öldürmüş, daha sonra da düşman saflarını yararak ilerlemişti. Beni Kaynuka gazasına da katılan Hz. Hamza 625’te yapılan Uhud muharebesinde müşrikler karşısında yiğitçe dövüşürken Vahşi adlı kölenin pusu kurarak attığı okla şehid düşmüştür. Vahşi, Hz. Hamza’nın ciğerini Ebu Süfyan’ın karısı Hind’e götürmüş, o da korkunç bir intikam hissiyle bu ciğeri çiğnemiştir. Allah ve Resulü’nün aslanı olan Hz. Hamza’nın şehid olması Hz. Peygamber’i ve bütün müminleri derinden yaralamıştı. Resulullah, Hz. Hamza için Seyyidü’ş - Şüheda (şehitlerin ulusu) unvanını vermiştir.
(Ansiklopedik İslam Lügatı’ndan)



 YAŞAM


Ana, dolapta ‘kepçelendi’
Hem asabi hem duyarsız olduk
‘Elektromanyak’ olmaya az kaldı
Mars toprağı patatese uygun
Bu da UFO’ların gördüğü mehtap
Sigortası attı ailesini kesti
Kadere bak!
Başkan da affetti
İstanbul’dan kaçan kaçana
Beni televizyona çıkar
Doğalgaz kabusu
Burası planda yol
Havza Koruma Timi
bayram alarmında

SON umudum!
Emniyetten tatil alarmı
İş hayatında dürüstlük
Yasadışı İstanbul


 SAYFA BAŞI 






© 2000 Milliyet