Uzmanlar uyardı: "Prefabrike konutlarda aile içi şiddet çok yaygın. Deprem mağduru kadınlar işsizlik ve koca dayağından şikayetçi"
BAHAR KAYMAKÇI Kocaeli DHA
Türkiye’yi sarsan depremlerin pek çok ev ve aile dağıldı, maddi-manevi zorluklar baş gösterdi. Ancak deprem bölgesinde yapılan araştırmalar gösterdi ki; "Depremzede kadınlar bir de aile içi şiddetle boğuşuyor, kocalarından dayak yiyorlar"
Değirmendere Depremzedeler Derneği Başkanı Melek Gündoğdu, Marmara depreminin ardından çadır ve prefabriklerde zor yaşam koşulları nedeniyle aile içi şiddetin arttığını belirterek, "Çileyi kadınlar yine çekiyor. Deprem bölgesindeki kadınların en büyük sorunu dayak ve işsizlik" diye konuştu.
İntihara eğilim arttı
Deprem bölgesindeki kadınların psikolojik sorunlarının her gün arttığını ifade eden Gündoğdu şöyle konuştu: "Derneğimizi, bu bölgedeki kadınların sorunlarını belirleyip çözüm bulmak için kurduk. Depremden sonra bize başvuran kadınların çoğu, eşlerinin kendilerini ve çocukları dövmelerinden şikayetçi. Ayrıca hemen her depremzede kadında psikolojik sorunlar var"
Derneğe başvuran 2 çocuk annesi Hatice Korkmaz da (42) bu gerçeği şu sözleriyle değerlendirdi: "Depremden önce kavga etmediğim eşimle depremden sonra aramızda çok sık tartışma çıktı. Psikolojik bunalıma girdim. İntihar etmeyi bile düşündüm."
Ergenlik yaşı düştü
Gündoğdu, ‘kadın hastalıklarının da büyük bir artış gösterdiğine’ dikkat çekerek küçük bir alanda çok kişi yaşamanın etkilerini şöyle değerlendirdi:
"30 metrekarelik prefabrikelerde kalabalık ortamda yaşandığı için mahremiyet kalktı. Bu durum çocukları da etkiliyor. Çocuklar cinsellik anlamında farklı tepkiler vermeye başladı. 12 yaşında başlayan ergenlik 5-6 yaşına indi. Bölgede bu konuda uzman olmadığı için çözüm üretemiyoruz."
Depremzede çocuklar yalnız yatamıyor!
Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Sarı, deprem bölgesinde yaşayan çocukların ailelerinden ayrı yatamadığını açıkladı. Sarı, şöyle konuştu: "Çadır ve prefabrik konutlarda birlikte yatma olgusu, bağımlılığa dönüştü. Bu durum özellikle 1-5 yaş arasındaki çocuklarda görülüyor; psikolojik sorunlara yol açıyor"