16 Ocak 2001 Salı




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yalanın kiri sabunla çıkmaz

     Kent ve Seks / Banu İçöz

     İnsan, tekeşli değil! Bu yüzden bana kızmayın rica ederim. Çünkü ben de -en az sizin kadar- insanoğlunun tekeşli olmasını isterdim. Ama değil işte, elden ne gelir? İki ayrı insanın, birlikte aynı hayatı sürdürmesi kesinlikle bir ütopya. Fiilen olmasa da zihnen zina yapılıyor. Tekeşliliğin zorlama olduğunun gayet açık bir göstergesi bu.
     İki insanın rızayla yaptığı her şey, yine o iki insanı ilgilendirir. Devlet nezdinde evli olmak, resmi bir kurum kurmuş olmak falan da bir istisna yaratmaz bu duruma. Sevgili kocanız ya da biricik karınız, başka biriyle beraber olmak istiyorsa, bu onun, bir de onun beraber olduğu insanın bileceği iştir. Sınırlı insan ömründe aşka ve arzuya set çekemezsiniz, hisleri kontratlara esir edemezsiniz.
     Fakat hayır, nedense böyle yürümez bu işler. Yalanla, dolanla, riyayla yürür. Yapmak ama yakalanmamak makbuldur. Bilmek ama görmezden gelmek gerekir. Mesele ortaya saçılınca da, beriki kollanır, öteki karalanır, mevzu kapanır... Kapanır mı? Bir sonrakine kadar belki...
     Sibel, geçen hafta temizlik yaptı. Öğrenciyken Sibel’le aynı evde yaşadık biz. Sizi temin ederim, normal koşullar altında Sibel asla temizlik yapmaz! Altıncı ayda, "taşınalım" demişti. Ev artık çok pislenmişmiş, dip köşe bucak temizlik gerekirmiş, fakat kim yapacakmış şimdi o kadar işi, temizlik için birini tutsak bile içimize sinmezmiş, taşınmak daha kolay değil miymiş?
     Sibel’in kendini temizliğe vurmasının ardında, tüm zamanların en iyi damat adayının onu aldatıyor olması ihtimali yatıyor. "Aldatmak" diyorum, çünkü gidip bir başkasıyla yatmak değil mesele. Mesele Sibel’i kandırması, ona yalan söylemesi ya da en azından doğruyu söylememesi...
     Müstakbel damat gidip başka biriyle yatarsa Sibel hakikaten kudurur. Ama bir de üzerine yalan söylerse, mümkünü yok, biter bu ilişki.
     Sibel de biliyor: Dünyada tek bir insan bile yok ki, tüm ömrünü gönül rızasıyla tek bir kişiye bağlasın. "Özel hayatta zorunluluk" olmaz çünkü. Genel hayat, gereğinden fazla zorunluluk kaynamıyor mu zaten? Yetmiyor mu? Yetiyor! Sibel, bu yüzden gönüllü ilişkisine ya yalan bulaştıysa diye, dönüp dolaşıp hep aynı yeri siliyor.
     
     Tecavüz hak edilir mi?
     Hayri Kozakçıoğlu, "damat skandalı"nın ardından, "O mankenin geceyarısı evli bir erkekle ne işi var?’ diye sorunca Burcu köpürdü. Nasıl bir soruydu bu! Bir arada olmalarının engeli evlilikse, evli olan erkek tarafı değil miydi? Bu sorunun muhatabının damat olması gerekmez miydi? Geceyarısı, evli bir erkeğin otomobiline binmek suç değildi ki. Suç olan, istemediği halde bir kadını cinsel ilişkiye zorlamaktı. Politik komplo varsa, nasılsa ortaya çıkardı. Ama evli bir erkeğe bir metreden fazla yaklaştı diye bir kadının tecavüzü ve dayağı hak ettiğini ima eden zihniyet, bizi daha yıllarca zorlardı...
     


 PAZAR


Reklam mı, ne reklamı?
KİM NE OKUYOR?..
Anahtar kaynaklar
Elvis buraya!
Tekno DİNOLAR
Konumuz, dükkânlar
Sandviç saltanatı
Temiz parmak operasyonu
‘Belge olsun diye fotoğraf çekmem’
Sanat BORSASI
KİM NEREDE NE YEDİ ?
Piyale Madra’nın İstanbul’u...
Yalanın kiri sabunla çıkmaz
Conspiracy Theory
Kalabalıklar krallardan zalimdir!
Piyano endüstrisi, iş başına!
Yeni albümleri şapka çıkartıyor
Sibel Kutman "Doluca" ve "Sarafin" adını "cilaladı"
Aşkın sonu selamet
İngilizin pub kültürü
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin hüzünlü yıldönümü
Aziz Nesin’in kitapları
Cazcı Jasmine


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet