16 Ocak 2001 Salı




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Piyano endüstrisi, iş başına!

     Bize anlatılan hikayelerde güya 2001 yılında uzay istasyonlarında konserler verilecekti. Piyano dediğimiz enstrümanın öyle çok da şatafatlı bir tarihçesi de yoktur. Sonuçta Çembalo, Hammerklavier ve günümüz piyanosu. (İlk iki kelimeyi Fransızca’dan biliyorsanız "klavsen" ve "fortepiano" diye hatırlayacaksınızdır.) 400 yılda
     2-3 ciddi aşama. "Piyano yapımcılığının hikayesi bu. Bir de uçakları, arabaları, bilgisayarları düşünün. 50 yıl içinde yaşanan devrimleri...
     "Synthi’ler, elektronik piyanolar ne güne duruyor?" diyeceksiniz. Yanlışınız var. Bu elektronik piyanolarda düğmeye basıp değişik renkler elde etmeniz mümkün, ama sizin duyarlılığınızdan hareket etmeye kalkarsanız, günümüz konser piyanosının verdiği imkanların binde birine bile ulaşamazsınız.
     Piyano çalmak ömür işidir. Şarkı söyletmek, renkler arasında uçuşmak, ağlatmak, güldürmek, hüzünlenmek, piyano çalmak bu.
     Beyin emri verir, sinir sistemi, kas yapısı, kol, el, parmak derken, o emir bir bakmışsınız havada uçuşan seslere dönüşmüş, bu sadece piyanoda olan bir şey, elektronik olmayan piyanoda.
     Sadece biz klasikçilerden bahsetmiyorum, cazcılar da aynı kanıdadır. Geçenlerde Kerem Görsev ile bunu konuştum, o heyecanlı tavrıyla bana aynen şöyle dedi:
     "Ağaç bu, yaşıyor, konuşuyor seninle, cevap veriyor, seni seviyor ya da reddediyor, çünkü canlı..."
     "İyi, sevişin bari" dedim, ama tamamen haklı buluyorum.
     Ne diyorduk?
     Bilgisayarlar gelişti, mesela, bu mart ayında ilk kez denenecek bir olaya girişiyorum. Konserden önce eserin ilk partisini çalıyorsunuz, piyanonun bilgisayarı bunu kaydediyor, konser esnasında da diğer elleri çalışıyorsunuz. Yani tek başınıza 4 eliniz var. Böylelikle benim "bahar ayini" projem yüzde 50 canlı, yüzde 50 banttan olarak konserlerde gerçekleşebilecek.
     Bu fikirden yola çıkarak yeni fikirler ürettim, bu "çalınan’ı kayıt edebilen bilgisayarlı piyano" olayı bütün piyanolara uygulanmalı.
     Düşünsenize, evdeki doğaçlamalarınızı, en iyi ruh halindeykenki çalışmalarınızı kaydedebileceksiniz. Bazen gecenin üçünde insanın bir güzel çalası geliyor, çal o anda, çağır kamyonu ertesi gün, akustiği iyi olan bir stüdyoya götürt, koysunlar etrafa mikrofonları, plak olsun.
     Bu dediğim özellikle, caz kulüplerinde, konserlerde harikalar yaratıp da stüdyoya girdiği an mıhlanıp kalan caz piyanistleri için enfes olur.
     Hazır bilgisayarı koymuşken, bir de nota sehpası yerine ekran koyun, nota yerine de bir disket olsun. Şu sayfa çevirme (daha doğrusu çevirememe) probleminden kurtulalım. Bilgisayar nasıl olsa müziği çekiç vuruşları dolayısı ile takip edebilir, sayfa bitince de açar yeni sayfayı.
     Bir başka fikir de, piyano kendi kendini akort edebilmeli. Vidalar bilgisayara bağlı olmalı, tel gevşediği an düzeltsin.
     Bunlar piyanonun ruhunu hiç değiştirmeyecek şeyler, sadece piyaniste büyük kolaylık olur. Biliyoruz ki günümüz teknolojisiyle şu dediklerimin lafı bile edilmez.
     


 PAZAR


Reklam mı, ne reklamı?
KİM NE OKUYOR?..
Anahtar kaynaklar
Elvis buraya!
Tekno DİNOLAR
Konumuz, dükkânlar
Sandviç saltanatı
Temiz parmak operasyonu
‘Belge olsun diye fotoğraf çekmem’
Sanat BORSASI
KİM NEREDE NE YEDİ ?
Piyale Madra’nın İstanbul’u...
Yalanın kiri sabunla çıkmaz
Conspiracy Theory
Kalabalıklar krallardan zalimdir!
Piyano endüstrisi, iş başına!
Yeni albümleri şapka çıkartıyor
Sibel Kutman "Doluca" ve "Sarafin" adını "cilaladı"
Aşkın sonu selamet
İngilizin pub kültürü
Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nin hüzünlü yıldönümü
Aziz Nesin’in kitapları
Cazcı Jasmine


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet