16 Ocak 2001 Salı




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Arınma ve denetim

     Yolsuzluk olayları çorap söküğü gibi arka arkaya ortaya çıkmaya başladı. Devletin en üst düzeyindeki yöneticilerini iki polisin arasında görmek içler acısı doğrusu. Hele bu zincire, Devlet Tiyatroları gibi bir kurumun yöneticileri de eklenince manzara daha da trajik bir hal alıyor.
     Demek ki, Özal'ın mesajları arasında en çok benimseneni, "benim memurum işini bilir" vecizesi olmuş! Sanatçı memurlar bile işi öğrenmişler!
     Devlet, nerede mal ve hizmet satıyorsa veya alıyorsa orada "işini bilen bir memur" mutlaka çıkmış. Devletin düşürüldüğü durum açısından elbette çok üzücü bir tablo bu...
     Ancak bu görüntünün sevindirici yanı belki de daha önemli. Yolsuzluk ve rüşvet şebekelerinin bir bir ortaya çıkarılması, yeni bir dönemin işareti sayılabilir.
     Türkiye belki de "benim memurum işini bilir" dönemini kapatıp bir arınma dönemine geçişi yaşıyor...
     Daha önce "işini bilen"in takdir ve koruma gördüğü dönemde, yolsuzlukları ortaya çıkarmak ve izlemek zordu. Kamu gücü bu çıkar mekanizmalarını korumak için kullanılıyor, gerektiğinde siyasi koruma da takviye oluyordu. Böyle bir ortam içinde "işini bilmeyen" memur da, rüşvet ve yolsuzluk zincirini ortaya çıkarmaya, üzerine gitmeye çekiniyordu. Çekinmese bile bir sonuç alamıyordu. İddialar ya bürokraside, ya Meclis'te, ya da yargının bir aşamasında takılıp kalıyordu. Yolsuzluğu bilen de, duyan da "nasıl olsa bir şey olmaz" düşüncesiyle sesini çıkarmıyordu.
     Bugünlerde yolsuzluk şebekelerinin gün ışığına çıkmaya başlamalarında bu havanın değişmesi önemli bir etkendir. Türkiye'de "dokunulmaz" sanılan konu ve kişilere dokunulabildiği görülünce, devletteki çıkar mekanizmaları da ortalığa dökülmeye başladı.
     İnsanlara yolsuzluklarla mücadelede bir cesaret geldi. Gördüklerini, bildiklerini yıllarca içine atan memurlar şimdi harekete geçebiliyorlar.
     Türkiye girdiği bu arınma sürecini tamamlamalıdır. Bu süreç bir noktada kesintiye uğrarsa, yeniden yapanın yanına kar kaldığı döneme dönülmüş olur.
     Devlet temizleninceye kadar hangi düzeyde olursa olsun yolsuzlukla mücadele sürdürülmelidir.
     Televizyonlardaki görüntüler, devlet adına üzücü de olsa gelecek açısından sevindiricidir.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Rejimin adı

Şahin ALPAY
Generaller

Melih AŞIK
Bunama zamanı

Fikret BİLA
Arınma ve denetim

Berrin Cankat
Ya unutkan, ya akşamcı

Hasan CEMAL
Yolsuzlukla mücadelede haklıyla haksız...

Güneri CIVAOĞLU
28 Şubat

Serdar DEVRİM
Haklı olmak yetmez dikkatli olmak gerek

Yalçın DOĞAN
CIA raporunda "su bunalımı"

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen alımı...

Doğan HEPER
Varoşun ezdiği İstanbul...

Sami KOHEN
Görünen köy...

Meliha OKUR
Döviz büfeleri "gözden" düştü!

Derya SAZAK
Şişedeki cin

Umur TALU
Morarma

Meral TAMER
Bahçeli TÜSİAD'da siyasilere fark attı

Tamer HEPER
Vekillerin yetki sınırı

Güngör URAS
Ankara, Mankara İstanbul, Mistanbul

© 2001 Milliyet