Türk Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD, Erkut Yücaoğlu - Bülent Eczacıbaşı ikilisinin başkanlık döneminde tarımdan yeni ekonomi ve biyoteknolojiye can alıcı pek çok projeye imza attı, her zaman başvuru kaynağı olabilecek ciddi raporları önümüze koydu.
Kendi hesabıma ben Tarım Raporu'ndan fevkalade yararlandım. Rapora gözüm gibi bakıyorum. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Lütfü Yenel'in başkanlığındaki yeni ekonomi toplantılarını ilgiyle izliyorum, öğreniyorum.
Perşembe günü açıklanan Biyoteknoloji Raporu'nu da dikkatle okuyacağım. Bu raporun açıklandığı toplantıya MHP lideri Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli de katıldı. Bu tür toplantılarda siyasileri dinlemek genelde çok can sıkıcıdır. Kendilerini mitingde zannedip tribünlere oynarlar. Dinleyeni aptal yerine koyarcasına bol bol palavra atarlar. Aynı sözleri temcit pilavı gibi defalarca tekrarlayıp boş boş konuşurlar. Deniz Baykal'dan Tansu Çiller'e, Mesut Yılmaz'dan Süleyman Demirel'e TÜSİAD toplantılarında dinlediğim liderleri teker teker aklıma getirmeye çalışıyorum ve sıkıntıdan yüreğimin daralmadığı bir tanesini bile pek anımsamıyorum. Bahçeli'yi dinleyinceye kadar tek istisna galiba Erdal İnönü'ydü.(Ecevit'i dinlemedim). Aynı sakızı çiğneyen kaşarlanmış politikacıların aksine parti propagandası yapmadan, samimiyetle, iyiniyetle ve tabii ki filozofça konuşmuştu.
Bahçeli, medyadan izlediğim kadarıyla bana hep ciddi, tutarlı, sözüne güvenilir gelmiştir. Son örnek: Cumhurbaşkanı'nın vetosundan sonra bayramdan önce affın çıkacağına, Bahçeli'nin demecini duyunca kesinkes inandım. "Aksi halde Bahçeli ağzını açıp da böyle bir vaadde bulunmaz" dedim.
Bahçeli'nin Biyoteknoloji Raporu'nun açıklandığı TÜSİAD toplantısındaki konuşmasını da, liderlerle geçmişteki tecrübelerimin aksine baştan sona büyük ilgi, hatta biraz da şaşkınlıkla dinledim. Erdal İnönü gibi felsefi yanı da var. Dahası Bahçeli, dünyada olup biteni günü gününe de izleyip özümsemiş, vizyon sahibi bir lider. (Konuşmanın özetini merak ediyorsanız, alttaki sütunlarda bulabilirsiniz.)
Bahçeli'ye göre yeni çağ, yeni birey
MHP Lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin TÜSİAD'daki konuşmasıyla ilgili olarak üstteki sütunlarda uzun bir girizgah yaptım. Alışageldiğimiz siyasetçilerin aksine tribünlere oynamayan, parti propagandası yapmayan, ağzından boş laf diyebileceğimiz tek bir kelime bile çıkmayan, dünyada olup - biten üzerine epey kafa yorduğu anlaşılan Bahçeli'nin yeni birey ve yeni demokrasi tanımını sonuna kadar okumanızı hararetle tavsiye ederim:.
"Bize göre yeni çağ kavramı, 20. yüzyılın bitmesinden çok önce, 2 kutuplu sistemin çatırdamaya başladığı 80'li yıllarda başladı.
Yeni çağ derken de siyasetten ekonomiye, toplumdan bireysel hayata, sosyal ilişkilerden uluslararası ilişkilere kadar çok boyutlu yapılarda meydana gelen yeni süreç ve oluşumları kastediyoruz.
Bu değişme çizgisinin belli başlı noktalarının birincisi iletişim teknolojilerinde, ikincisi ulaştırma teknolojilerinde, üçüncüsü ise üretim teknolojilerindeki yeniliklerdir.
Kapsam ekonomisi
Ekonomide de çok büyük yenilikler olmakta, eski çağın temel ekonomik birimi olan ölçek ekonomilerinden kapsam ekonomilerine geçen yeni bir örgütlenme modeli ile yaygın orta ve küçük ölçekli sanayilere dayalı dinamik ekonomik yapı öne çıkmaktadır. Kuşkusuz bir başka ekonomik gelişme dinamiği de, yeni ekonomi denilen ve daha çok bilgi sistemlerinin üretimini içeren yapılardır.
Sorumluluk ahlakı
Siyasi alandaki değişimin başında ise bireysel özgürlük talebinin patlaması ve sorumluluk ahlakının gelişmesi ihtiyacı önemlidir. Buradaki bireysel özgürlük bir başıbozukluk değil, metafizik bir boyut da içeren, çok yönlü bir sorumluluk anlayışına uzanmaktadır. Yeni birey anlayışı, çıkarlarını maksimize etmeye çalışan bir insan anlayışı değil, kendisine, topluma ve insanlığa karşı varlığını ve çevresini yeniden tanımlamaya çalışma sorumluluğunu da beraberinde getirmektedir. İkinci değişme demokrasinin yeni bir anlayışla yükselmesidir. 20. yüzyıl demokrasisi devlet ve toplum arasındaki ilişkilerin siyasi partiler gibi kitlesel yapılarla sürdürülmesini kapsıyordu. Günümüzdeki talep ise sivil toplumun her alandaki etkinliğini artıracak daha katılımcı bir toplumu amaçlıyor.
Yeni çağda milli yapı Yeni çağın milli yapıları dışlayan bir dinamiğe sahip olduğu, yakın zamana kadar yaygın bir tartışma konusuydu. Bu tartışmalar devam edecektir. Fakat şurası açıktır ki, bugün ulus devlet dışındaki örgütlenmeler bile milli yapıların iradesiyle ve milli yapılar arasındaki dayanışmayla ortaya çıkmaktadır. Uluslararası bütünleşmelerin ortak paydasını oluşturan unsurlar sadece ekonomik çıkarlar değildir, kültürel ve tarihsel paydalar da yer almaktadır."