16 Ocak 2001 Salı




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  TEKNOLOJİ  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Ankara, Mankara İstanbul, Mistanbul

     Ankara ve İstanbul şehirleri ortadan ikiye ayrılsın. Birer bölümüne Ankara ve İstanbul denilsin. Öbür bölümleri "Mankara" ve "Mistanbul" olarak adlandırılsın.
     Ankara ve İstanbul bölümlerinin etrafı yüksek duvarlarla çevrilsin. Duvarların üzerine elektrikli teller gerilsin. Yüksek duvarlarla çevrilen ve özel güvenlik güçleriyle korunan bu duvarlar içindeki şehirlerde "korunmaları gereken" Büyük Türk Büyükleri otursun. Evleri, işyerleri burada olsun. Büyük Türk Büyükleri dışındaki "basit halk" bu duvarların ötesine geçemesin.
     Basit halk, şehirlerin diğer bölümünde, "Mankara" ve "Mistanbul" diye adlandırılacak bölgelerde yaşasın.
     Çünkü Ankara ve İstanbul gibi şehirlerde "korunması gereken", ülke için "hayatları ve mematları çok çok önemli olan" Büyük Türk Büyüklerini korumak giderek güçleşiyor. Basit halk Büyük Türk Büyüklerinin ayaklarının altında dolaştıkça işler karışıyor.
     Hafta sonu Sabah'ta Başbakanımız Sayın Ecevit'in Başbakanlık binasındaki çalışma odasından çıkıp, koridorda yürürken çekilmiş bir fotoğrafı yayımlandı. Sayın Ecevit'in koruma sayısı 8'den 12'ye çıkarılmış. Sayın Ecevit, "sokakta ve basit halkın arasında değil, Başbakanlık binasının içinde, çalışma odasının önündeki koridorda bile 12 korumanın refakatinde yürüdüğüne göre durum çok tehlikeli demektir.
     Zaten durum tehlikeli ki, Başbakanlık binasının önündeki sokağın iki ucuna duvar çekilmiş, basit halkın o sokaktan geçmesi yasaklanmış.
     Büyük Türk Büyükleri uzun süredir Ankara ve İstanbul'da duvarlarla çevrili sitelerde yaşıyor. Sitelerin çevresindeki kurşun işlemez kulübelerde güvenlik güçleri etrafı gözetliyor. Sitelerin duvarlarının üzerindeki kameralar düşmanı kolluyor. Sitelerin kapısından içeriye kuş uçurtulmuyor.
     Sitelerden çıkan Büyük Türk Büyükleri, işyerlerine gidip gelirken önlerinde arkalarında birer ikişer mavi lambalı koruma araçları yollardan "kelle götürür" gibi geçiyor.
     Basit halk şaşkın durumda. "Hey öndeki araba... Yana çekil... Yol ver... Hadi durma... Kırmızıyı bekleme geç... Yol aç... Çekil, çekil... Yol ver... Oradan geçme... Karşı kaldırıma geç... Burası yasak... O yol kapalı!.."
     Şehirlerin ikiye ayrılması, hem Büyük Türk Büyüklerinin hem de basit halkın yararınadır. Büyük Türk Büyükleri huzur ve güven içinde bu ülkede yaşamanın tadını çıkarır... Basit halk da Allah'ın günü "Büyük Türk Büyüklerine bir kötülüğümüz mü olacak ki, bizden çekiniyorlar" şeklinde aşağılık duygusu içinde kıvranmaktan kurtulur.
     Duvarların ötesinde yaşamlarını sürdürecek olan Büyük Türk Büyükleri herhalde basit halkın ne yapıp ettiğini merak etmez... Zaten yıllardır basit halk ile ilişkilerini kesmediler mi ki? Basit halkın derdini soran, derdini dinleyen Büyük Türk Büyüğü'ne rastladınız mı ki? Bu kadar çok iç ve dış düşman varken, Büyük Türk Büyüklerinin hayatı bu kadar ciddi tehlike içinde iken, onların halkla temas etmelerini beklemek zaten "kötü niyetlilik" göstergesidir...
     Ben, "basit bir halk temsilcisi" olarak bu projenin bir an önce gerçekleştirilmesini Başbakanımız "Halkçı Sayın Ecevit'ten" istirham ediyorum...
     
     guras@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Rejimin adı

Şahin ALPAY
Generaller

Melih AŞIK
Bunama zamanı

Fikret BİLA
Arınma ve denetim

Berrin Cankat
Ya unutkan, ya akşamcı

Hasan CEMAL
Yolsuzlukla mücadelede haklıyla haksız...

Güneri CIVAOĞLU
28 Şubat

Serdar DEVRİM
Haklı olmak yetmez dikkatli olmak gerek

Yalçın DOĞAN
CIA raporunda "su bunalımı"

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen alımı...

Doğan HEPER
Varoşun ezdiği İstanbul...

Sami KOHEN
Görünen köy...

Meliha OKUR
Döviz büfeleri "gözden" düştü!

Derya SAZAK
Şişedeki cin

Umur TALU
Morarma

Meral TAMER
Bahçeli TÜSİAD'da siyasilere fark attı

Tamer HEPER
Vekillerin yetki sınırı

Güngör URAS
Ankara, Mankara İstanbul, Mistanbul

© 2001 Milliyet