19 Ocak 2001 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Dürüst memurun içi rahat olsun

Temizel, Türkiye'de çıkar örgütlerinin art arda çökertilmesiyle başlayan huzursuzluk için "Dürüst olanlar hiç korkmasın, onlar güvencede" diyor

     Hükümet, yolsuzlukla mücadele konusunda, yıllardır özlenen bir süreci başlattı. Denetim organları ve yargı denetimiyle devlette örtülmüş, korunmuş çıkar örgütlerini bir bir ortaya dökmeye başladı. Bu sürecin Türkiye için bir şans olduğunu birkaç kez vurgulamıştık.
     Yolsuzluk soruşturmaları ve bağımsız denetim, dürüst memurları, dürüst işadamlarını, dürüst bankacıları da ürkütüp, özel ve kamu sektöründeki işleri durdurma noktasına getirir mi?
     
Denetim idareyi aksatır mı?
     Turgut Özal, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde bu gerekçeleri öne sürerek denetim organlarını ve elemanlarını etkisiz hale getirmişti. Sonradan Türkiye'de iş dünyasının ve bürokrasinin nerelere sürüklendiğini, rüşvetin, yolsuzluğun, soygunun, hırsızlığın hangi boyutlara ulaştığını bugünlerde hep birlikte izliyoruz.
     Bankalar operasyonuyla bu sürecin başlamasına büyük katkıda bulunan İçişleri Bakanlığı ve Bankacılık Üst Kurulu, denetimin idareyi ve işleri durdurduğu iddiasına nasıl bakıyor? Bu saptamaya katılıyor mu?
     İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, bu yaklaşıma katılmıyor. Tantan, şu değerlendirmeyi yapıyor:
     
Önce tespit sonra yargı
     "Denetimden korkmaya gerek yok. Denetim, idarenin işini zorlaştırmak bir yana, aksine kolaylaştırır, onun önünü açar. Bu nedenle, dürüst memurun denetimden korkmasına hiç gerek yoktur. Bizim yaptığımız, yasalar çerçevesinde işlemlerin yasalara uygun olup olmadığını belirlemek, idareye bu yönde yol göstermektir. Denetim, suçlu yakalayıp cezalandırmaz. Sadece tespitini yapar ve idareye ne yapılması gerektiğini bildirir. Oradan da iş, yargıya intikal eder. Denetim yapmanın da yöntemleri yasalarla belirlenmiştir. Bu çerçevede yasalara uyan insanların, görevlerini yasalara uygun yapan memurların korkması için hiçbir neden yoktur."
     
Koruyucu mekanizma lazım
     Başarılı bir Maliye müfettişliği kariyerine de sahip olan Üst Kurul Başkanı Zekeriya Temizel aynı zamanda denetim konularında kitapları olan bir araştırmacı. Temizel'in "denetim, idare ve memurun yargılanması" konularında yakın çevresine yaptığı değerlendirmelerde şu yaklaşımı ortaya koyduğu kaydediliyor:
     "Dürüst memurun, dürüst işadamının denetimden korkmasına gerek yok. Bugünkü yargılama sistemi içinde dürüst memurun çekineceği bir durum olmaz. Türkiye'de sorun memurun hızlı yargılanmasını sağlayacak bir sistemin kurulmasıdır. Memur hızlı yargılanmalı, ancak dürüst memur da elbette 'memur güvencesi'ne sahip olmalıdır. En azından iftiraya karşı dürüst memuru koruyacak bir mekanizmaya ihtiyaç vardır. Ancak, bugünkü sistemde de dürüstlerin çekinmesini gerektirecek bir mekanizma yoktur."
     
Memura güvence şart
     Temizel'in memurun korunması ve yargılanmasıyla ilgili olarak şu tarihi bilgiyi de verdiği belirtiliyor:
     "Bizde Memurin Muhakematı Hakkında Kanun, İttihat Terakki Kanunu'dur. Amacı Ermeni göçleri nedeniyle o görevleri yerine getiren memurları korumaktır. Memuru güvence altına almaktır. Sonradan değişiklikler yapılmış olsa da hala Türkiye'de memurların hangi suçtan olursa olsun yargılanmaları süreci yeterince hızlı değildir. Memurun yargılanmasına gerek olup olmadığına karar verecek ve bu incelemeyi yapacak kişilerin işi bilen, o konunun uzmanı kişiler olması gerekir. Bugün yargılama engeli 4422 sayılı Organize Suçlarla Mücadele Yasası gibi düzenlemeler kullanılarak aşılabiliyor. Oysa bu konunun düzenlenmesi, ancak memur güvencesinin de getirilmesi gerekir. Aslında memur için en önemli güvence hazırlık soruşturmasının gizliliği esasıdır. Bu esasa hem bu işi yapan görevlilerin, hem de medyanın uyması gerekir. Çünkü bu memurun güvencesidir."
     
Gelen yakınmalara cevap
     
Temizel, konunun uzmanı olarak, bu yaklaşımıyla, hızlı yargılama ve memur güvencesinin birlikte düzenlenmesi halinde hiçbir sorun yaşanmayacağını vurguluyor.
     Temizel'in yakın çevresine yaptığı bir diğer değerlendirmede, "denetim nedeniyle işler yapılamıyor, dürüst memur korkuyor" türündeki yakınmalarla ilgili. Temizel, denetim ve soruşturmadan korkanların, dürüst memuru ürkütmek suretiyle kendilerini korumaya çalıştıklarını düşünüyor.
     Elbette dürüst insanın, memur olsun olmasın güvence altında olması hakkı. Bu güvenceyi sağlamak da devletin görevi.
     Ancak, dürüst olmayanların, "dürüstleri korumak adına" denetim organlarına karşı direnç oluşturmaya çalışmaları fazla dikkat çekiyor.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Soykırım!..

Melih AŞIK
DSP'nin Düz'ü!

Fikret BİLA
Dürüst memurun içi rahat olsun

Berrin Cankat
Ecevit imzalı sahte mektup

Hasan CEMAL
Soruşturmalar hız kesmesin! Operasyonlar tavsamasın!

Güneri CIVAOĞLU
Ahtapotun kolları

Yalçın DOĞAN
Viranşehir çocukları

Yalım ERALP
Hazar Denizi'nin statüsü

Abbas GÜÇLÜ
Semra Sezer

Nail GÜRELİ
Yönetenler

Doğan HEPER
Zamansız öten "horoz"; Fransa

Sami KOHEN
Şimdi ne yapmalı?

Meliha OKUR
"Burası Türkiye, Yok öyle..."

Hasan PULUR
Artık anlasalar!

Derya SAZAK
Sezer'in misyonu

Umur TALU
Tabusu çok olanın...

Meral TAMER
Koruma ve veli ortak oldu

Tamer HEPER
Kefillikten çıkmak

Güngör URAS
Brezilya şeker ve tütün satardı, şimdi uçak satıyor

Serpil YILMAZ
AB'de bir Sokrates'imiz var

© 2001 Milliyet