Soruşturmalar hız kesmesin! Operasyonlar tavsamasın!
Benzer şikayet ve tepkiler İtalya'da da yaşandı. 1990'lı yıllardaki Temiz Eller operasyonu Çizme'yi allak bullak etmeye başlayınca, Di Pietro'yu, yürekli yargıçları caydırıcı eğilimler de su yüzüne vurmuştu.
Ama durmadı Temiz Eller!
İtalya'da politikacı - işadamı - bürokrat üçgenindeki avanta ve menfaat ağları parçalandı. İhale ve rüşvet kanalları açığa çıkarıldı. Siyaset, iş ve yeraltı dünyasındaki çarkları yağlayan rüşvet oyunu bozuldu.
Sonuç ne oldu İtalya'da?
Beş başbakan yargılandı. Bir başbakan hapse girdi. 30 bakan yargılandı. Bazıları hapse girdi.
Parti liderleri mahkemeye çıktı. İtalyan parlamento üyelerinin dörtte biri yargı önünde hesap verdi. Hapsi boylayan milletvekilleri oldu.
338 mafya babası yargılandı.
İtalyan istihbarat örgütünün başkanı hakkında mafya bağlantıları dolayısıyla dava açıldı.
Nasıl oldu bütün bunlar?
İtalya'da bu ana - baba günlerinin yaşanmasında altı faktör belirleyici rol oynamıştı: Bağımsız yargı...
Yürekli yargıçlar...
Sınırlı milletvekilliği dokunulmazlığı...
Mafyaya karşı özel örgütlenme...
Mafyaya karşı ağır cezalar...
Ve tabii kamuoyu desteği... Bu son nokta, kamuoyu desteği özellikle önem taşıyordu. Hiç unutmuyorum, 1995'te bir konferans için İstanbul'a gelen Di Pietro bu konuda şöyle demişti: "Kıyamet için isyanı beklemeyin!" İtalya'daki Temiz Eller yürürken kamuoyu desteği hayati önem taşımıştı. Bu desteği şöyle ya da böyle kırmak için, yolsuzluklar diyarı diye ünlenmiş Çizme'de birçok oyun çevrilmişti. Bazıları iyi niyetli eleştiri ve yakınmalar su yüzüne vurmuştu.
Şimdi benzer durum bizde yaşanıyor.
Bir ara özellikle kapalı kapılar arkasında kulaklara çalınıyordu. Yolsuzlukların üstüne fazlasıyla hızlı giden operasyonların olumsuz yan ürünlerinden söz ediliyordu. "Dürüstleri de tedirgin edici" gelişmelerin devlet ve ekonomi çarklarını yer yer durdurduğuna işaret ediliyordu.
Bunda gerçek payı yok mu?
Yok denemez. Ancak bu açıdan ölçü bir an kaçarsa, dürüstler değil namussuzlar kazanır. Buna da dikkat etmek lazım.
O yüzden soruşturmaların hızını kesici, operasyonları yolundan saptırıcı tutumlardan kaçınmakta yarar var.
Bugün gazetemizin Fikret Bila imzalı manşet haberinde İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ile Bankacılık Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel'in sözleri var.
Tantan diyor ki: "Dürüst memurun denetimden korkmasına gerek yok. Denetim, idarenin işini zorlaştırmak bir yana, aksine kolaylaştırır, önünü açar." Temizel diyor ki: "Dürüst memurun, dürüst işadamının denetimden korkmasına gerek yok." Zekeriya Temizel bir noktaya daha işaret ediyor. "Denetim nedeniyle işler yapılamıyor, dürüst memur korkuyor" şeklindeki yakınmaların temelinde, "Soruşturmadan korkanların dürüst memuru ürkütücü gayretleri"nin yattığını belirtiyor.
Soruşturmalar hız kesmesin!
Operasyonlar tavsamasın!
Türkiye temizlenmek ve politikada, devlet idaresinde ve iş dünyasında kirden arınmak zorunda.
Başka türlü adam olamayız.
Yoksa dürüstler değil, namussuzlar kazanır.