Çankaya'da bu kez farklı bir first lady var. Kesinlikle eşinin gölgesinde değil. Yeni yıl resepsiyonlarında da görüldü ki, en az eşi kadar ilgi odağı. Uğraşı alanı ve çevresindekiler de farklı. Yanı başında ne papatyalar vardı ne de aile fotoğrafından birileri...
Kırk yılını eğitime ve çocuklara adayan Semra Sezer'in gönlündeki eğitim heyecanı, first lady olmasıyla azalmamış, aksine daha da alevlenmiş. Çıta yükselmiş. Hem de çok yükseklere. Öğretmenliği sırasında, diğer tüm öğretmenler gibi sınıfındaki öğrencileri, geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için uğraşmış, didinmiş. Ama şimdi: eğitim mağduru çocuklar, yetişkinler kadınlar, erkekler tüm Türkiye onun ilgi alanında. Özellikle de bu çağda hala okuma yazma bilmeyen, elinden bir iş gelmeyen geleceğin annesi milyonlarca genç kız...
Eğitime gönül veren sivil toplum örgütüyle birlikte aylardır bu proje üzerinde çalışıyor. İyice olgunlaşmadan kamuoyu önüne çıkmak istemiyor. Hedef olarak 19 Mayıs benimsenmiş. Gençlerin bayramını sözle geçiştirme yerine, onlara anlamalı bir armağan sunmak için kollar sıvanmış.
Öncelikli hedef: adete bir yüzkarası olan yüzde 20'lerdeki okuma yazma bilmeyenlerin oranını zaman içerisinde sıfıra indirmekmiş. Ama, bir umut ışığı olarak bu projeye dört elle sarılan ihtiyaç sahiplerinin görüşleri, kapsamın genişlemesine neden olmuş. Yeni hedef: okuma yazma bilmeyen milyonlarca genç kıza ve aynı durumda olan diğer vatandaşlara önce okuma yazma, ardından da kazanç getirici bir meslek öğretip üretken konuma getirmek. Amaç: ezilen, unutulan, itelenen, hor görülen milyonlarca insanımızı kazanmak...
Projeyle ilgili gelişmeleri bu konuda aylardır yılmadan çaba gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden, son durumu da Semra Sezer'den aldım.
Ne zamandır projenin akıbeti konusunda kendisinden bilgi almak istiyordum. Hani şu bazı şarkıcı ve türkücüler liste dışı bırakıldı diye tartışma konusu olan yılbaşı resepsiyonunda sorularımın cevabını buldum.
Semra Hanım, projeyle ilgili olarak heyecanından hiçbir şey kaybetmemiş. Ama buruk. "Milli Eğitim Bakanlığı'na yazdığımız işbirliği yazısına bir türlü cevap gelmiyor. Sıcak baktıklarını biliyorum ama ilerleme yok. İkinci bir yazı daha göndereceğim. Belki o zaman cevap verirler" diyor...
Anlaşılan o ki, Milli Eğitim'in hantal bürokrasisinden ağzı yanan sadece öğrenciler, öğretmenler ve tayin bekleyen on binlerce genç değil. First lady bile yazısına cevap alamıyor...
Proje kapsamının her geçen gün genişlediğine de dikkati çeken Sezer, "Önce sadece okuma yazmanın yeteceği sanılıyordu, ardından meslek kazandırmanın gerekliliği ortaya çıktı. Şu anda ise en azından bir ilköğretim diploması konusunda aşırı talep var. Uzaktan eğitim yöntemiyle, halkımızın eğitime yönelik bu coşkusuna da çare arıyoruz" derken, sanki kendi çocuklarının geleceği konusunda tedirginlik yaşayan bir anne gibiydi...
Bakan Bostancıoğlu, bir görüşmemizde projeyi gönülden desteklediğini belirtmişti. Semra Hanım'a da aynı sözleri söylemiş. Ama sonuç ortada. Bir cevap bile verilmiyor. Sanıyorum bu durum Bakan'ın bilgisi dışında. Sonucu merakla bekliyoruz!..