Yalçın Bayer de Hürriyet'te yazdı. 25.2.2000 tarih ve 4991 sayılı Türkiye Sicil Gazetesi'nde Petrom Petrol Ürünleri A.Ş.'nin kuruluşuyla ilgili şu bilgiler yer alıyor:
Kuruluş tarihi: 18.02.2000
Kuruluş sermayesi: 5 milyar lira
Ortaklar: Ahmet Ünal Durak 2550 hisse
Erol Gökbayrak: 2100 hisse
Rahime Gökbayrak: 50 hisse
Murat Arslan: 50 hisse
Kamil Ersoy Yüksel: 250 hisse
Rahime Hanım, eski koruma Erol Gökyaprak'ın eşi. Murat Arslan ve Kamil Ersoy Yüksel'in ise Yavuz Yılmaz'ın arkadaşları olduğu belirtiliyor.
Yavuz Yılmaz'ın işyeri gibi görünen Petrom'un Yönetim Kurulu Başkanı'nın, Yılmaz'ların eski koruması emekli polis Erol Gökyaprak olmasında bir tuhaflık yok diyorsanız, ABD'de yaşayan şirketin diğer büyük ortağı Ahmet Ünal Durak'ın Yavuz'un Amerika'daki velisi olmasını da yadırgamamanız gerekir.
Zaten bu şirketin Mavi Akım'la da herhangi bir ilgisi olamaz!
Son 20 yılın incisi
Mesut Yılmaz önceki gün demiş ki:
"ANAP'ı karalamaya çalışan herkese çağrı yapıyorum. Elinizdeki en ufak belgeyi, bilgiyi yetkili makamlara verin. Bir iddiada bulunuyorum; Yolsuzluklarla ANAP arasında hiçbir irtibat kurmak mümkün değildir. Çünkü ANAP'lı hiç kimsenin yolsuzluk yapması mümkün değildir."
ANAP liderinin bu sözlerini okuyunca dilim tutuldu sanki. Söyleyecek tek bir kelime bile bulamıyorum. Sadece "Her eve lazım!" düşüncesiyle çerçeveletip duvarınıza asmanızı salık veriyorum. İsimler aklınıza geldikçe alt alta yazarsınız: Gülay Aslıtürk, Mustafa Kalemli, Ercan Vuralhan...
Liste uzayacağı için tavana yakın bir yere asıverin.
Temiz gümrükçü bulsa atayacak!
ANAP'ın gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler, İstanbul Gümrükler Başmüdürü Nazım Bilican'ı Gümrük Kontrol Genel Müdürlüğü'ne atamak istemiş. Ancak bu atamayla ilgili kararname, Bilican hakkında 10'u aşkın soruşturma bulunduğu için Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından geri çevrilmiş.
Keçeciler kararnamenin geri çevrilmesi üzerine ne dese beğenirsiniz:
"Mahkemesi olmayan bir gümrükçü bulun da atayayım. Gümrüklerde çalışanlar bir şekilde şaibeye bulaşıyor. Gümrük Müsteşarlığı'na dışarıdan adam ithal edemeyiz. En iyilerini değerlendirmemiz gerekir. Bilican hakkında kaçakçılık davası açılmış olması, atanmanın önünde hukuki bir engel değildir."
Memleketin haline bakın! Ve eğer gümrükçüyseniz ve hakkınızda da herhangi bir soruşturma yoksa, şu anda boş bulunan makam için aday olun.
"Görüşler iyi, ama uygulama tam tersi"
International Hospital'ın Başhekimi Doç. Dr. Melih Bulut, ara sıra köşemize yazar. Toplumsal olaylarla ve çevresinde olup bitenlerle yakından ilgilidir. Güçlü Türkiye Projesi'nde de yer alan Bulut, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin TÜSİAD'daki konuşmasıyla ilgili görüşlerini aktarmış:
"Sayın Tamer,
Devlet Bahçeli'nin TÜSİAD konuşmasını gündeme getirdiğiniz için size teşekkür ederiz. Sayın Bahçeli'nin yeni çağ ve yeni bireyle ilgili değerlendirmelerine biz de katılıyoruz.
Ancak Devlet Bahçeli'nin bizden farkı, Başbakan Yardımcısı olması ve 2 yıla yakın süredir iktidarda bulunmasıdır.
Bu süre içinde MHP; hamasi milliyetçi söylemini artırarak sürdürmüş, AB konusunda en önemli engellerden biri haline gelmiştir. Dahası devlet yönetiminde aşırı milliyetçi, (Sizin sözünü ettiğiniz fikirleri içselleştirmiş olsaydı, ademi merkeziyetçi olması gerekmez miydi?) ekonomide devletçi, pek çok konuda popülist ve kadrolaşmacı, ayrıca hukuk dışı (Sağlık Bakanı'nın son şef - şef yardımcılığı sınavını Danıştay kararına rağmen yaptırması) bir görünüm arz etmiştir.
Yeni çağı ve yeni bireyi ezberle tanımlamak kolay, ama gereklerini yerine getirmek zor. Ümit ederiz ki MHP, sadece analizle yetinmez ve kendini dönüştürme konusunda mesafe alır.
Sayın Bahçeli sizi ikna etmiş olabilir, ama bizi ancak uygulamalarıyla ikna edebilecektir. Saygılarımla."