19 Ocak 2001 Cuma




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




AB'de bir Sokrates'imiz var

Adı Sokrates. Kendi de Sokrates. Yunanistan'ın Koç'u olarak tanıdığım işadamı Sokrates Kokkalis, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği için son 5 yıldır uluslararası kampanya sürdürüyor.

     Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk yaptığı uzun konuşmalardan birinde "Uslu vatandaşlar değil, devlet dahil her şeyi sorgulayan, Sokrates'çe yüksek sesle sorgulayan vatandaşlar" diye sesleniyordu, kendisi gibi eleştiri oklarını özgürce fırlatanlara...
     Örnek aldığı Sokrates tarihin derinliklerindeki yerini almakla kalmadı, ete - kemiğe bürünüp, Körfez'deki Hayat Mahallesi'ne geldi. Yunanlı işadamı Sokrates Kokkalis'i Türk kamuoyu AB'ye tam üye olmamız yönünde son 5 yıldır sürdürdüğü kampanya ile tanıyor.
     Yunanistan'ın Koç'u olarak bilinen Kokkalis, bundan 5 yıl önce öyle kolay kolay dile getirilemeyecek bir görüşü, Sami Selçuk'un benzetmesiyle "Sokrates'çe" seslendirerek "Türkiye'yi AB'ye Yunanistan taşımalıdır" demişti. Yunanistan topraklarında dile getirdiği bu sözün arkasına, Türkiye'den Şarık Tara, İshak Alaton, Bülent Akarcalı, Onur Öymen, Mümtaz Soysal, Cem Duna gibi isimleri de alarak; Washington, New York, Boston, Bürüksel ve Rodos'ta konferanslar düzenledi.
     Kokkalis Türkiye'deydi. Geçtiğimiz gün, bilişim sektörünün önde gelen firmalarından Gantek ile başkanı olduğu Intrasoft firması ortaklık imzaladı. Bankacılık ve telekomünikasyon sektöründe çözümler üretme de Gantek'in teknolojisini geliştirecek olan bu proje, Türkiye'de Yunanlı bir işadamının imzamladığı en büyük proje olma özelliği de taşıyor.
     Kokkalis Türkiye'ye Yunanistan'ın en büyük radyosu Flash'ın Genel Müdürü olan eşi Eleni Farmakis ile birlikte gelmişti. Yanlarında Kokkalis Vakfı'nın Başkanı ve Yunanistan eski Çalışma Bakanı Niki Tzavella da bulunuyordu. Dün birlikte Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın depremzelere nefes veren Hayat Mahallesi'ne gittik. Yol bu da Türkiye - Yunanistan dostluğu felsefesini konuştuk. Fizik mühendisliği eğitimi alsa da Kokkalis, ilk adının hakkını vererek, Sokrates gibi düşünen bir adam!..
     "Sokrates ile bir akrabalığınız var mı" esprisi ile konuşmamıza başladım. Ummadığım bir yanıt aldı:
     "Evet, Sokrates büyükbabam..."
     "Haksızlık yapmak, haksızlığa uğramaktan daha acıdır" diyen Sokrates değildi, büyükbabası ama yine adı Sokrates olan bir Yunanlı idi. Oğunun ve torununun adı da Sokrates. Yani 4 kuşaktır bırakmadıkları bir misyonu taşıyorlar nüfus kağıtlarında.
     Büyükbabası, Ege'deki komşumuz Simi Adası'nda öğretmenlik yapıyormuş. Baba Sokrates ise bir tıp doktoru. İkinci Dünya Savaşı"ndan sonra Yunanistan'da çıkan iç savaşta komünist olduğu için Moskova'ya göç etmişler. Kokkalis yüksek öğrenimini Moskova'da tamamlamış. 1963 yılında Yunanistan'a dönebilmiş.
     
     "AB de uyum göstermeli"
     Kokkalis'e Avrupa Birliği sürecinde ev ödevimiz olan "Ulusal Program" hazırlığında işi ağırdan aldığımız yolundaki izlenimi aktarıyorum. Kokkalis "Normal. Yunanistan da AB sürecinde benzer deneyimler yaşadı. AB Türkiye'ye standartlarını dayatamaz. Kendi standartlarını Türkiye'ye uyumlu kılmak da zorunda. Avrupa'ya sınır komşusu olan fanatik bir Türkiye istenmesi mümkün değil. AB de genişleme politikasında standartlarını oluşturma problemi yaşıyor" açıklaması getiriyor.
     Türkiye'ye yakın bir Yunanlı işadamı olarak ülkesinde şimşekleri de üzerine çekiyor. Kokkalis çok karamsar değil. Eleştirel tepkilerin milliyetçi bir kesimle sınırlı olduğunu vurguluyor.
     Dünyada milliyetçilik akımının temsilcisi, sözde modern çağın ülkesi Fransa, sözde Ermeni Soy Kırımı'nı tanıdığı gün oluyor bu görüşme, bir Yunanlı dost işadamıyla.
     
     Medyası, spor kulübü, holdingi var
     Yunanistan'ın yeşil sahalarının yıldız ismi Olypiakos Spor Kulübü Sokrates Kokkalis'in. Kokkalis, Türkiye'de izlediği CNN - Türk kanalından etkilenmiş "Biz de spor ve magazinin yer aldığı bir CNN kurmayı düşünüyoruz" diyor.
     Eşinin yönetiminde bulunduğu Flash radyo da ülkede oldukça etkin.
     Yılda grup olarak yaklaşık 3 milyar dolarlık ciro yapan Intracom şirketi, bilişim sektöründe teknoloji üretiyor. Yunanistan'ın Turkcell'i Panafon'da yüzde 10 seviyesinde. Kokkalis Turkcell gibi bir operatör şirketi olmaktan öte, operatörlere servis veren bir teknoloji üretim şirketi olmak konusunda iddialı. O nedenle de Yunanistan ile kurulan dostluk köprüsünün mimarlarından Koç Grubu Başkanı kanı Rahmi Koç ile değil de, Gantek ile ortak. Çünkü Koç'u telekomünikasyon alanındaki yatırım stratejinde operatörlükte iddialı buluyor.
     
Galatasaraylı
     Sabancı için de aynı görüşte. Dünyanın 40 ülkesinde yatırımları bulunan Kokkalis, Yunanistan'da etkili bir işadamı da. Bizde olduğu gibi etkili işadamlarının girdiği medya, spor kulübü ve holding üçgenini tamamlamış. Ancak sektör olarak seçimi belli; telekomünikasyon teknolojileri.
     Kokkalis, bir spor kulübü sahibi olunca ister istemez bizim meşhur sorularımızdan biri olan "Hangi takımı tutuyorsunuz" cümlesine muhatap oldu. Tanınmışlığından dolayı Galatasaray adını verdi. İkinci klasiğimiz "Fatih Terim'i nasıl buluyorsunuz" sorusunu yöneltince, "Uluslararası bir arenaya çıktı, sınav veriyor" yanıtını alıyorum.
     
Denizcilerin 'apartman komşusu'
     Denizcilik sektörüne kurtarma sözcülüğü yapılıyor.
     "Sektör zorda, desteklenmeli."
     Denizcilik sektörünün bir kısım ağır toplarına sorarsanız, sektör değil, bazı denizciler zorda olabilir. Ona da zor denirse, zira söylenen o ki, kredi borcunu ödeyebilecek güçte olanlara bile "zamanında ödeme" baskısı kuruluyor.
     Hani birlikten kuvvet doğar misali.
     Olayın kaynağı Alman Hamburgische Landesbank'ın denizcilik sektörüne açtığı 850 milyon dolarlık kredinin geri ödemesinde sıkıntı oluşması üzerine, 200 milyon doların Emlak Bankası tarafından ödenmesini öngören Yüksek Planlama Kurulu Kararı.
     Bu karara göre, döviz bazında yüzde 10 faiz oranı ile bir yılı ödemesiz 5 yıl vadeli 200 milyon dolarlık kredi açılıyor.
     Türkiye'de uzun bir süredir tartışma konusu olan denizcilik sektörü kredileri geçtiğimiz gün Meclis'i de karıştırdı. Milletvekilleri, dönemin Emlak Bankası Genel Müdürü Erdin Arı'nın, sektöre kredileri imzaladıktan sonra Deniz Ticaret Odası Danışmanı olarak 'ekmeğini kazanması' da masaya yatırılıyor.
     Elimde kimlerin Alman bankasına geri ödeme yapamadığı için Emlak Bankası kredisi kullandığını gösterir bir tablo var.
     Büyük rakamlardan başlayarak inceleyelim:
     Listede Emlak Bankası'ndan kredi kullanan 39 şirket var.
     Önce iki haneli milyon dolara bakıyorum.
     24 milyon dolar kullanan iki firma bulunuyor.
     Biri Kalkavan - Çağlayan ortaklığı, ikincisi Kırmer.
     Üçüncü en büyük kredi kullanan Kaptanoğlu, 22 milyon dolar.
     Dördüncü 21 milyon dolar ile Yardımcı. Beşinci Karahasan 16 milyon dolar, altıncı da 10.5 milyon dolar ile İnce - Kadıköy.
     Toplayalım; 117.5 milyon dolar ediyor.
     Toplam Emlak Bankası kredisi 190.1 milyon dolar.
     Bu tablo gösteriyor ki, sektör diye 6 firmaya toplam kredinin yüzde 70'i kullandırılmış.
     Emlak Bankası'na gidip bin 300 firma arasından "Sektörü kurtarın" feryadı edenlerin sayısı işte bu.
     Yorum yapan çok. Onların sesini dinliyorum, diyorlar ki; "Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı iflasın eşiğine gelmiş Martı Denizcilik'in patronu Erol Yücel, yıllardır bu koltukta oturuyor. Kızı ve damadına şirket kurdurup, ihalelere giriyor. Gücü nereden alıyor?"
     Odaların güçlerini siyasetten aldığını bilmeyen var mı?
     Adalet Partisi kökenli DTO Başkanı Cengiz Kaptanoğlu, DYP'den milletvekili adayı bile olmuştu.
     Meclis Başkanı Erol Yücel'nin adaylığı neyi yok. Yalnız hatırlı bir komşusu varmış. Kalamışta aynı apartmanda oturuyorlarmış. Kapıları birbirine açılıyormuş. Nedense armatörler bu komşudan biliyorlar, 'sektör kurtarma' işini...
     
     syilmaz@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Soykırım!..

Melih AŞIK
DSP'nin Düz'ü!

Fikret BİLA
Dürüst memurun içi rahat olsun

Berrin Cankat
Ecevit imzalı sahte mektup

Hasan CEMAL
Soruşturmalar hız kesmesin! Operasyonlar tavsamasın!

Güneri CIVAOĞLU
Ahtapotun kolları

Yalçın DOĞAN
Viranşehir çocukları

Yalım ERALP
Hazar Denizi'nin statüsü

Abbas GÜÇLÜ
Semra Sezer

Nail GÜRELİ
Yönetenler

Doğan HEPER
Zamansız öten "horoz"; Fransa

Sami KOHEN
Şimdi ne yapmalı?

Meliha OKUR
"Burası Türkiye, Yok öyle..."

Hasan PULUR
Artık anlasalar!

Derya SAZAK
Sezer'in misyonu

Umur TALU
Tabusu çok olanın...

Meral TAMER
Koruma ve veli ortak oldu

Tamer HEPER
Kefillikten çıkmak

Güngör URAS
Brezilya şeker ve tütün satardı, şimdi uçak satıyor

Serpil YILMAZ
AB'de bir Sokrates'imiz var

© 2001 Milliyet