24 Ocak 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Candan Erçetin’in İstanbul’u...
Beni en çok Sultanahmet etkiliyor

Candan Erçetin, İstanbul’da en çok, iki imparatorluğun izlerini hâlâ koruyan Sultanahmet Meydanı’nı seviyor

     MEHMET KENAN KAYA

     İstanbul, Candan Erçetin’in sevdiği ve uzak kaldığında özlediği bir şehir. Ama kendini bu şehre ait hissetmeyecek kadar da yabancı. Arkeoloji eğitimi almış olmasından belki, İstanbul’da en çok, iki imparatorluğun izlerini hâlâ koruyabilen Sultanahmet’i seviyor. Ve mimarisindeki incelik ve özenden dolayı Beyoğlu’nu. Ama en sevdiği yapılar Bizans’tan: "Özel bir nedeni olmaksızın" Ayasofya ve Tekfur Sarayı kalıntıları.
     Candan Erçetin, gerek tarzı, gerekse işlerinin yoğunluğu nedeniyle İstanbul’un eğlence hayatında pek yer almıyor. Daha çok, evinde, kurallarını kendisinin belirlediği sakin bir ortamda yaşamayı tercih ediyor. Araba kullanmayı sevdiği için, İstanbul’da en çok trafikten bunalıyor.
     Bunun için yola çıkarken ciddi bir saat ayarlaması yapmak gerektiğini, çünkü İstanbul’un ağır yaşam koşullarının herkesi kaskatı yaptığını düşünüyor.
     
     "Bebek Kahve’de acı bir Türk kahvesi içiyorum"
     Maalesef bir kafede oturup keyif yapmayalı çok uzun zaman oldu. Artık sadece alışveriş aralarında dinlenme amaçlı kısa kahve molaları verebiliyorum. Bu da genelde S Cafe’de oluyor. Sabah yürüyüşüne çıktığım günlerde Bebek Kahve’de acı bir Türk kahvesi içiyorum. Bar kültürüm ise hakikaten çok zayıf. İstanbul’un 24 saat yaşayan bir şehir olmasını seviyorum. Benim gece hayatındaki konumum ise konser vermenin dışına pek çıkmıyor. O zamanlarda da zaten en geç 01.00’de evde oluyorum.
     
     "Sahne kostümlerimi Artisan hazırlıyor"
     Günlük giyimde uzun alışveriş günlerinden ziyade ihtiyaca dayalı olarak anlık alışveriş yapıyorum ve gerçekten çok çabuk karar vermek gibi bir huyum var. Vakit darlığından genellikle her şeyi bulabileceğim ortamları tercih ediyorum. Bunların başında tabii ki Akmerkez geliyor. Beymen kendimi rahat hissettiğim ve her şeyi bulabildiğim bir mağaza. Çok sık olmamakla birlikte Nişantaşı butikleri de alışveriş yaptığım yerler arasında. Özellikle A 46, Mergim, Donna Karan, Liberte, Art Butik uğramadan geçemediğim butikler. Sahne kostümlerimin çoğu Artisan Bilge Mesci tarafından hazırlanıyor.
     
     "Dragon sevdiğim bir mekan"
     Aslında genellikle evde olmayı tercih ediyorum ama Çin mutfağında Dragon, İtalyan mutfağında Mezzaluna, Fransız mutfağında Le Select, kebapta ise Köşebaşı atmosferini ve yemeklerini sevdiğim mekanlar. Bunların dışında mönüsünü çeşitli mutfaklardan oluşturan Park Şamdan da tabii ki sözü edilmeden geçilemeyecek bir lezzet sunuyor.
     
     "Bir yıldır Difference’a gidiyorum"
     Kuaför maceram albümden önce ve sonra olarak ikiye ayrılıyor. 95 yılında ilk albümü yapana kadar altı ayda bir kuaföre giderdim, ama o tarihten bu yana TV’ydi, çekimdi, fotoğraftı, konserdi derken, kendimi haftada üç kez kuaförde buluyorum. Zeki Doğulu Amerika’ya gittiğinden beri Hakan Köse "Difference"a gidiyorum.
     


 PAZAR


İkinci Bahar turizmi
KİM NE OKUYOR?..
Satır arası yemek
Kısa... Kısa...
VİTRİN
TV’de cinayet
Beni en çok Sultanahmet etkiliyor
Bir usta, 25 usta
Eski otelin yeni gözdesi
Logoyu nasıl buldunuz?
Haydi tellaklar siyasete!
Dijital çağın saf delikanlısı
İki tasarımcıdan altın ve gümüş
Sanat Borsası
Sushi’den daha güzel Japon yemekleri var
KİM NEREDE NE YEDİ?
Bayan Bilginer’i sevmiyorum
Paris nere, bura nere?
The Deep End of the Ocean
Kurtar Avrupa’yı Fatih Hoca!
Art Tatum’un anısına
Saksofoncu birader
Şef Ciaran Hickey
Aşkın kırmızı kulakları
"Yolla Bir Yolcu"
Tarihi roman furyası
Cumalı bir "Güzel Aydınlıkötı
Duncan Phillips’in gözleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet