24 Ocak 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Saksofoncu birader

"Biz bir aileyiz" lafı Marsalis’ler için çok doğru. Fertler nota makinesi gibi. Ellis baba, Wynton, Delfeayo, Jason. Ve Branford. Saksofoncunun yeni albümü, artık iyice olgunlaştığının göstergesi

     Mr. Jazz

     Branford, ağabeyi Wynton’dan farklı oldu her zaman. Sanki iki ayrı ailedenmiş gibiydiler. Wynton ünlendikçe burnu büyüdü, kanı mavileşti, yüz hatları iyice gerildi, neşesini kaybetti. Tatsız tuzsuz tartışmalarla jazz camiasının keyfi kaçtıysa, özellikle onun olur olmaz iddialaşmalarındandır. Aklı başında olan bir kısım jazz zevatı, tebessümle, "Biz bu olaylara girmeyiz, çalarız, işimiz biter" diyerek kendisini germedi, gerenler ise vakit kaybetti.
     Branford bu hadiselere hiç karışmadı. İşi eğlenceydi onun. Zaten aile vergisi, gayet iyi bir çalgıcıydı, daha da iyi çalmaya çabalarken bu işin felsefesini müzik yazarlarına, akademisyenlere bıraktı. Kılavuzu Coltrane ve Rollins’in izinden yürürken, akustik formatları iyice esnetti.
     Yeni albümüyle ilgili sözlerini sağda solda okurken, tevazunun ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor. "İşi bitirdik" diyor Branford. "Sağda solda çala çala iyice öğrendik. Öğrenci değiliz artık. Üniversite bitti. Çağdaş müziği iyi çalar hale geldik. İlk kez bu albümle bunu hissediyorum."
     "Contemporary Music" yeni albümün adı. Branford’un "biz" diye andığı tayfada günümüz sahnelerinin ve stüdyolarının en çok aranan isimlerinden üçü daha var: Piyanist Joey Calderazzo, kadim davulcu Jeff Watts ve yarı İstanbullu sayılan kontrabasçı Eric Revis.
     Eric, çoğumuzun malumu, Kerem’in (Görsev) kankasıdır. Kerem’in Nişantaşı’ndaki jazz kulübünde perdelere onun notaları sinmiştir. Görsev marka albümlerde de onun asil ve kendinden emin tınıları yolu gösterir.
     Branford, Revis’in katılmasıyla, bence kariyerinin en iyi grubuna sahip oldu. Has arkadaşı Kenny Kirkland’ı kaybetmesinin travmasını aştı. O büyük piyanisti hep anacağız, ama Calderazzo da sanat serüveninin zirvesinde bugün.
     Dörtlünün telepatik icraatı inanılmaz. "Ayanna" ve "Requiem" yorumlarında, 40 yaşındaki saksofoncunun büyük ustaların düzeyine erişmesine tanık olunuyor. Albümün her saniyesinde "İşte jazz bu!" dedirten kıvılcımlar çakıyor.
     
     Klasikte DG atılımı
     Müzik DVD

     DVD’ye önceleri şüpheyle bakan müzik şirketleri yavaş yavaş trene binmeye başladı. Zannetmişlerdi ki, DVD ilgi görmeyecek. Öyle olmadı tabii. Dijital görüntünün yanı sıra ses kalitesine getirdiği yüksek düzey, rock’tan başlayıp jazz ve pop alemine sıçrayarak sonunda klasik markalara ulaştı.
     Klasik müziğin geleneksel ismi Deutsche Grammophone işi hayli sıkı tutuyor. Elinde müthiş bir katalog bulunduran DG, öncelikle Unitel ve Metropolitan Opera’nın video kataloglarına el attı.
     İlk hedef, opera tutkunu izleyiciye ulaşabilmek. MET’in repertuvarı çok zengin. En büyük isimler orada. Örneğin Carmen. Agnes Baltsa ve Jose Carreras’ın yorumuyla şimdi bu operayı DVD formatında bulmak mümkün. Placido Domingo ise, Verdi’nin Aida’sında başrolleri ünlü Aprile Millo ile paylaşıyor. Luciano Pavarotti, Eva Marton’la birlikte güçlü bir Verdi yorumuyla, Il Trovatore ile DVD izleyicisiyle buluşuyor.
     MET orkestrasını James Levine yönetiyor. Analog kayıttan DVD formatına aktarmalar, izleyiciye tam bir lezzet vermiyor. Örneğin, Il Trovatore’de görüntü yer yer flu, ama ses aktarımı VHS formatına göre çok çok farklı. DG bu ilk kuşak "tarihi" kayıtların ardından, dijital yeni kayıtları DVD’de sunmaya geçecek. Ama o dönem gelene kadar DG’nin Strauss ve Wagner’lerin bazılarını da kapsayan kayıtlarını opera tutkunları bir gözden geçirmeli.
     
     


 PAZAR


İkinci Bahar turizmi
KİM NE OKUYOR?..
Satır arası yemek
Kısa... Kısa...
VİTRİN
TV’de cinayet
Beni en çok Sultanahmet etkiliyor
Bir usta, 25 usta
Eski otelin yeni gözdesi
Logoyu nasıl buldunuz?
Haydi tellaklar siyasete!
Dijital çağın saf delikanlısı
İki tasarımcıdan altın ve gümüş
Sanat Borsası
Sushi’den daha güzel Japon yemekleri var
KİM NEREDE NE YEDİ?
Bayan Bilginer’i sevmiyorum
Paris nere, bura nere?
The Deep End of the Ocean
Kurtar Avrupa’yı Fatih Hoca!
Art Tatum’un anısına
Saksofoncu birader
Şef Ciaran Hickey
Aşkın kırmızı kulakları
"Yolla Bir Yolcu"
Tarihi roman furyası
Cumalı bir "Güzel Aydınlıkötı
Duncan Phillips’in gözleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet