24 Ocak 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




"Yolla Bir Yolcu"

     LONDRA

     İçki evleri antik Yunan ve Roma medeniyetlerinin sosyal yaşantısıdır. İngiltere’de Ortaçağ’dan itibaren bira evleri (ale houses) görülmeye başlar ve 20. yüzyıl başlarında sona eren Endüstri Devrimi’nin getirdiği işçi yoğunlaşması pubları sosyal hayatın bir parçası yapar.
     Bu pub gezisine Londra merkezindeki Strand Caddesi’nden başlayacağız. Kömür Deliği (Coal Hole) 19. asırdan kalma. Eskiden mavnalara kömür yükleyen işçiler buluşurmuş. Aktör Edmund Kean, buranın Kurt Odası’nda (Wolf Room) karılarının banyoda şarkı söylemekten men ettiği kocalara kulüp kurmuş!
     Savoy Oteli’nin karşısındaki "Lyceum" köşedeki Lyceum Tiyatrosu’nun uydusu sanki. Eski pub’lar adlarını olaylardan, mekanlardan veya ünlü kişilerden alırlardı. Tabelalarındaki resimler de bu isimlerin görsel yansımaları. Lyceum’un tabelasında, sahneye çıkmadan önce ayna karşısında makyajının son rötuşlarını yapan bir aktör var. Giriş katında limonluğu, birinci katta Strand’e bakan restoranı ve bodrumdaki meyhanesi ile sevimli bir pub.
     Strand’in sonu Fleet Caddesi’ne açılır. Bu caddedeki "The George" (19. asırda yaşamış entelektüel kral III. George) gotik tarzında inşa edilmiş ve eskisinin o kadar başarılı bir replikası ki turistler onu bir ortaçağ yapısı zannediyorlar.
     Motcombe Caddesi’ndeki "The Turk’s Head" (Türk’ün Kafası) adlı pub ise Charles Dickens’ın devamlı gittiği evmiş. İsmini Haçlı Seferleri sırasında almış.
     Gangsterleri ile tanınan Doğu Londra’nın hikayeleri bitmez. Her türlü kötülüğün kol gezdiği 19. yüzyılda halkı en korkutan "Karındeşen Jack (Jack The Ripper" adlı canidir. Bir yıl içinde 8 fahişenin Whitechapel semtinde boğazları kesilir. Cinayetlerin faili bulunamaz. Bir kurbanın en son canlı olarak görüldüğü Fournier Sokağı köşesindeki "Ten Bells" (On Zil) pub’ının adı "Jack The Ripper" olarak değiştirilir ama şiddet suçlarına karşı grupların kampanyaları sonucu eski isme geri dönmek zorunda kalırlar.
     Londra’nın en eski lisanslı pub’larından biri "Hoop and Grapes" (Çember ve Üzüm) Aldgate High Street Caddesi’ndedir. 17. asırdan kalma bu bina, ev olarak yapılmış. Mahzeni ve yüzlerce metrelik tünelleri ile, yapının Tower of London ve Thames kıyısındaki, o zaman kaçakçı ve korsanların kol gezdiği limanlara bağlı olduğu söyleniyor.
     İç Londra’nın en yüksek noktası Hampstead’de bulunan Spaniards Caddesi üzerindeki "Spaniards Inn" 19. yüzyıl başlarından kalma bir han. Londra’ya girmeden evvel at arabaları en son burada konaklar ve at değiştirirlermiş. Arkadaki büyük bahçe ılık yaz günlerinde tıklım tıklım olur.
     Spaniards Caddesi’nden aşağıya doğru North End Way’den aşağıya, Golders Green’e inerken "Old Bull and Bush", Londra’nın 18. yüzyıl sosyal yaşantısında önemli yere sahipti. 1645’te William Hogart’ın yazlık evi olarak inşa edilen binanın cephesini süsleyen porsuk ağaçlarından yapılmış kamelya görünümlü resimleri de sahibi tarafından boyanmış.
     Hammersmith, Londra’nın iyice batısı sayılır. "The Dove" (Güvercin), Thames’in hemen kıyısında 17. yüzyılda yapılmış bir pub. Meşeden orijinal ve eski şöminesi ile benliğinize yerleşiveriyor. Varendası asma kaplı. Yakın zamanda ölen sahibi George Izzard burayı idare ederken duyduğu mutluluğu anlatmak için bir kitap bile yazmış: "Yolla bir Yolcu."
     Hammersmith Köprüsü’nden karşıya, Barnes’a geçiyoruz. Artık posta kodlarının hüküm sürdüğü alanın dışındayız. Son durağımız yine nehir kenarındaki, geçmişi 1662’lere dayanan nefis manzaralı "Ye White Hart." 1999’da Londra’nın en iyi beş pub’ından biri seçildi. Şarap konusundaki uzmanlığı ile tanınır.
     İngiltere’de 140 bine yakın pub var. Tarihle bağlantısı olan ve en çok rağbet edilenlerden bazılarını anlatmaya çalıştım.
     


 PAZAR


İkinci Bahar turizmi
KİM NE OKUYOR?..
Satır arası yemek
Kısa... Kısa...
VİTRİN
TV’de cinayet
Beni en çok Sultanahmet etkiliyor
Bir usta, 25 usta
Eski otelin yeni gözdesi
Logoyu nasıl buldunuz?
Haydi tellaklar siyasete!
Dijital çağın saf delikanlısı
İki tasarımcıdan altın ve gümüş
Sanat Borsası
Sushi’den daha güzel Japon yemekleri var
KİM NEREDE NE YEDİ?
Bayan Bilginer’i sevmiyorum
Paris nere, bura nere?
The Deep End of the Ocean
Kurtar Avrupa’yı Fatih Hoca!
Art Tatum’un anısına
Saksofoncu birader
Şef Ciaran Hickey
Aşkın kırmızı kulakları
"Yolla Bir Yolcu"
Tarihi roman furyası
Cumalı bir "Güzel Aydınlıkötı
Duncan Phillips’in gözleri


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet