Tuvalinde müzikaliteyi arayan Arzu Biren’in resimleri 31 Ocak’a kadar The Marmara’da...
SERAP YÜZGÜLLER
Resim ve müzik... İki farklı sanat ama kolayca bir araya gelebiliyor tuvalde.
Kandinsky de öyle demiyor muydu zaten: "Müzikle resim arasındaki derin akrabalık, salt resimsel besteye ulaşma noktasına giden yolun başlangıç çizgisidir."
Müzik eğitimi almasına karşın kendini ifade etme yolu olarak resmi seçen Arzu Biren, ilk kişisel sergisini The Marmara İstanbul Sergi Salonu’nda açtı. Kendini neoekspresyonist bir çizgide gören ve 1950’lerde ortaya çıkan COBRA grubu ressamlarından etkilenen Biren’le resmi üzerine konuştuk: Serginin adı "Askesis", yani anımsama. Antik Yunan felsefesinden etkilendiniz mi?
Geçmişe dönüş ve geçmişteki deneyimleri anımsayıp geleceği yapma anlayışını benimsiyorum. Bir anlamda benlik araştırmasına girişmek bu. Stoacıların ortaya attığı "askesis" aslında Freud’un da kullandığı bir teknik. Meditasyon ve kendini eğitmek gizli bu anlayışın içinde. Peki bu geri dönüşleri salt bireysel olarak mı önemsiyorsunuz yoksa evrensel bir boyutu da var mı?
Tabii ki. Zaten birey toplumun bir parçası. Benim birey olarak sorumluluğum topluma karşı da sorumluluğum aslında. Tuvaliniz ekspresyonist ve renkçi bir tavır sergiliyor...
Zaten karakter olarak da heyecanlarını, duygulanımlarını uç boyutlarda yaşayıp yansıtan biriyim. Resmimde de kendimden başka bir şey yapmaya uğraşmadım. Benim için müzikalite ve ritim arayışları önemli. Sanırım bu müzikalite arayışında müzik eğitimi almış olmamın etkisi var. Maskların da yer aldığı figürlü çalışmalar görüyoruz sergide. Ama bazı resimlerde soyuta gidiş var sanki...
Eski Maya medeniyetleri ve birtakım felsefelerden etkileniyorum. Sartre’ın varoluşçuluğu, Rousseau’nun romantizmi vd. Figürleri kullanırken çok deforme ediyorum. Ama şu an için figürden pek vazgeçemiyorum. Yine de soyuta yönelen bir eğilimim olduğu da söylenebilir. Gelecek değişimlere gebe yani..
Doğu ve Batı felsefelerinin entegre olduğu 21. yüzyılda tuvalimde birtakım felsefelerin birleşimini ortaya koymaya çalışıyorum.
Duygulanımların ön planda olduğu, tamamıyla doğaçlama resim anlayışımı izleyiciyle paylaşmayı amaçlıyorum.