24 Ocak 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Ot yiyip ot içiyor

"Doğanın dengesine nerede karşı çıkılırsa orada afet oluyor"

     Hastalığın hiç yakışmadığı insanlar vardır. – Neden evinden çıkmıyor bu kadın, dedim; biri gerekçe gösterdi, estetik ameliyat olmuş. Şurasını şu kadar çektirmiş, burasını bu kadar... Sonra öğrendim ki böbreküstü bezleri iflas noktasına gelmiş. Kendisini buldum sonunda:
     – Alternatif tedaviye merak sarmışsın.
     – Ama hekimlerle birlikte, diyor.
     Aile tıbbı denebilecek bir durumdur onlarınki. Babası Sami Bey, ki 75 yaşında merdivenleri beşer beşer çıkar maşallah, tam bir lokman hekim. Annesi Şehriban Hanım da ondan geri değil.
     – Bana öğretilenleri, ilk aklıma gelenleri söyleyeyim de yaz, okurlarının kulağında bulunsun, dedi.
     
     * Arısütünden başlayalım, metabolizmada her şeyi düzenliyor. Bilirsin erkek arılar sırf kraliçeye çalışır. O utanmaz kadın da erkek arının 60 misli ömre sahip. Bilmem anlatabildim mi? (Ses etmedim. Çalışanların kısır dişiler olduğunu anlatmaya da kalkmadım. Bütün erkek arıların jigolo olduğunu öğrenmek belki de hoşuna gitmez.)
     
     * Bir mucize de meyankökü. Mideye bire bir. Ama hekim denetiminde.
     
     * Karabaş otu ısırgan tohumuyla birlikte kanserden korur.
     – İçkin sigaran da yoktur.
     – Onno’dan beri dört yıldır sigaram var. Ama bırakacağım. İçki, içemiyorum ki... Birinci kadehte çakırkeyif, ikinci kadehte "öpüyüm abi" oluyorum, üçüncüde yokum zaten... Gece on buçuk, on bir yatıyorum. Sabahın köründe ayaktayım, balıkçılarla iki laf edeyim diye iskeleye iniyorum.
     
     * Dur! "İsveç iksiri" diye bir sıvı var. Özellikle iltihap durumlarına karşı. Bunu kullanan adam 137 yaşında attan düşmüş de, ondan ölmüş.
     
     * * Dur dur!.. Kova otu diye bir ot var. Siroza bile iyi gelir...
     Sağlık demek, doğaya kafa tutmamayı öğrenmek demek. Gece dolanıp gündüz uyumak mesela, doğaya da sağlığa da karşı çıkmaktır. İnsan günü yaşamalı zaten.
     
     -
     
     Kim yaşamayı böylesine seven kadın, diye soracak mısınız? Var gücüyle yaşamayı... Yaşamak için güçlü olmanın çarelerini doğada arayan, doğa kadar güzel olan bu kabına sığmaz kadını...
     Sezen Aksu’yu.
     Eski formunu bulmuş da, diyebilirim.
     
İLANEN TEBLİĞ
     Yıllar yılı, araba kullanmama karışan kocam Mahmut’a,
     Babasının yokluğunu aratmamaya yeminli oğlum Aziz’e,
     Hata yapan her şoföre, bilmeden, "kadındır muhakkak" diyen;
     sürekli olarak "kadınların kötü şoförlüğü" üstüne geyik yapıp, bir de utanmadan "normaldir, kadınların refleksleri bu işe uygun değil" yollu bilimsel açıklamalar getiren;
     yeteri kadar hızlı gitmediğim veya arabamı uygun yere park etmediğim için bana kızdığında
     "kadın kadın, evine git, bulaşığını yıka" diye bağıran,
     bütün erkek sürücülere duyurulur:
     Dünyanın en zor yarışlarından biri olan Paris-Dakar rallisini bu yıl bir yarışçı, Alman hemcinsimiz Jutta Kleinschmidt kazandı.
     
ÇÖR ÇÖP
     * Kamer Genç "Çiçek Sulama" girişiminin medyaya nasıl yansıdığını anlatacak, anlatamıyor. "Yahu nereden çıkarıyorsunuz bunları" diyor ama söyleyebilse "Show TV’nin kameramanı zamparalık arkadaşımdı, beni arar ‘Abi çiçek sulayalım mı’ derdi, giderdik. Reha Muhtar bizim kameramana ‘İyi bir iş çıkar, yoksa yakarım’ deyince, ortak beni tuzağa düşürmüş..." diyecek ama diyemiyor. Doğruyu söylese suçunu itiraf etmiş olacak.
     
     * Senaryo, konu sıkıntısı varmış. Yazarlara bir teklif.
     İki sevgili tatil günü bir ormanda sağlık koşusu yapıyor. Neredeyse el ele. Sabahın çok erken bir saati. Onlardan başkası yok gibi. Bazen durup öpüşüyorlar.
     Bir ağacın ardından eli tabancalı adam çıkıyor. Kadının kocasıdır. Koşucu sevgilinin kalbi bu heyecanı kaldırmıyor. Düşüp ölüyor.
     Kalan ikilinin bundan sonraki hayatını yazar mısınız?
     Yer? Belgrad Ormanı diyelim.
     
Himaye-i kebire
     Haberi Milliyet verdi:
     – Bir Bakan’ın, Fransa Büyükelçiliği’nde görevli bir kadınla ilişkisi var.
     Büyükelçilik hemen yalanladı.
     Derken, Bakan Şükrü Sina Gürel, yoklamadaki öğrenciler gibi hafifçe doğrularak cevap verdi:
     – Burda!
     Erkek tarafının açık kabulüne rağmen kız tarafı (güzel kızımın adı Zeliha Sapmaz) sessiz kalmayı yeğledi. Yani "Hayır!" da demedi.
     Büyükelçiliğinki diplomatik bir işgüzarlık mıydı? Yoksa memure, sefir-i kebir’in yüksek himayeleri altında mıydı, orası anlaşılamadı.
     
BAYRAM REKLAMI
     Ev içi kıyafeti değil, ikisi de özenle giyinmiş. Bey pencerenin önünde.
     – Neredeyse gelirler Süleyman Bey, trafiğin hali malum... Hah, geldiler işte!
     – Kimmiş Nazmiye Hanım?
     – Kapıcıyla davulcu Süleyman Bey, bahşiş için gelmişler...
     – ...
     – Alışmışız da bekliyoruz Süleyman Bey, boşuna üzülmeyin! Nasıl gelsin ki çocuklar, kimi hapiste, kimi yurtdışında...
     
     bcankat@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Anayasal yargı

Melih AŞIK
Ciddi olalım...

Fikret BİLA
İş ve rüşvet

Berrin Cankat
Ot yiyip ot içiyor

Hasan CEMAL
Siyaset sahnesinde belirsizlik... Ya da çıkmaz mı?..

Güneri CIVAOĞLU
Masum sorular

Yalçın DOĞAN
AA geleneği

Yalım ERALP
Türkiye seyirci midir?

Abbas GÜÇLÜ
Sezer / üniversite

Doğan HEPER
Olanları anlamak güç

Sami KOHEN
Ne yapma(ma)lı?..

Gani MÜJDE
Özde değil, sözde protesto

Meliha OKUR
Altınok, tavuğun hesabına çözüm bulamadı...

Hasan PULUR
Anayasa Mahkemesi, kelepçe ve AA

Derya SAZAK
Seçim sinyali

Umur TALU
Nasıl yerdiniz?

Meral TAMER
Çankaya davetinden gecikmiş notlar 2

Tamer HEPER
İki yanlış yapılmış

Metin TOKER
Hindistan yolunda

Güngör URAS
"Reel ekonomi" rezil durumda

Serpil YILMAZ
Neden Ersümer feda edilmiyor? Çünkü!

© 2001 Milliyet