"Mudurnu Tavukçuluk..." İlçesinin ismini "markaya" dönüştüren "eski" siyasetçi, "hep" işadamı olan bir kişiye, "Tevfik Türesin"e ait. Türesin, 1967’de 15 tavukla işe başlamış. Üstelik, 1991 - 1995 döneminde Meclis’te DYP milletvekili olarak görev yapmış. Büyük oğlu Oktay Türesin, son seçimlerde DTP’den Bolu milletvekili adayı olmuş. Seçimi kazanamamış. Kendisi ve ailesi koyu bir Adalet Partili aslında...
Şimdi ailenin derdi başka. Siyaset değil, ticaret... Çünkü, Mudurnu Tavukçuluk, 6 yıllığına bir başka şirkete kiralanmış. 1200 çalışanı üç aydır maaş alamıyor. Ve şirket cephesinden bilgi gelmiyor. Elbette, şirketlerin dara girmesi üzücü. Çünkü bulunduğu yöre için iş ve aş kapısı. Ancak yüzde 79.35 oranındaki hissesi Tevfik Türesin ile iki oğlu Oktay ve Uğur Türesin’e ait Mudurnu Tavukçuluk, neden sıkıntıya girdi? O daha önemli. Öyle ya ordunun tavuk eti ihalelerini alan, kullandığı banka borçlarını ödemekten başka amacı olmayan şirket neden dara düşer?
Elbette, bu noktada "borç yiğidin kamçısıdır. Ben öz kaynakla büyüyecek kadar aptal değilim" diyen Halil Bezmen’in kulaklarını çınlatmak isteriz. Çünkü Mudurnu Tavukçuluk’un sahipleri de borçlanarak büyüme sevdasına kapılanlardan. Sevda başka, realite başka. Tabii ki profesyonelleşme de önemli bir gösterge. Öyle diyorlar.
Bugün gelinen nokta, tüm makineler, üretim tesisleri, bürolar ve "Mudurnu" markası, bir başka şirkete; "Besin Tavukçuluk"a 6 yıllığına kiralanmış. Ama cümle alem iddia ediyor ki tavuklarına nüfus cüzdanları verilen Mudurnu, yine Türesin’in bir başka şirketi "Besin" Tavukçuluk’a kiralandı!
Bizim sessiz kalamayacağımız nokta da burası. Çünkü Mudurnu’nun yüzde 31 hissesi halka açık. Ve yatırımcılar haber bekliyor. Doğru bilgi çok önemli.
Herkes, bankalara ve piyasaya olan 35 milyon dolar borca takılıyor. Sizin anlayacağınız 23 trilyon liraya... Bunun 12 trilyonu bankaların alacağı. Alternatif ve Toprakbank vakit geçirmeden haciz işlemine başlıyor. Tavuk deyip geçmeyin, hammaddesi yem. İki yıldan bu yana hammadde için mal veren ve parasını alamayan Carlgill haciz yoluna gidiyor. Şirket sıkıntıda. Ama son beş yılda gündeme giren "turizm" yatırımlarını da tamamlamaya çalışıyor.
Üstelik, Türesin, bölgenin kralı. Çalışanların yanında tavuk kümesi olan 3 bin aileye iş veriyor. Başta Köytür olmak üzere Er - Piliç. CP Piliç, Bey Piliç markalarıyla rekabet ediyor. Mudurnu yönetimi de 9 aylık bilanço dönemi öncesi profesyonelleşmeye önem veriyor. 29 Temmuz 2000’de yaptığı olağan genel kurulun ardından yeni bir yönetim oluşturuyor. İcra, denetim ve personel komiteleri kuruyor. Kayıtlı sermaye tavanını 13.2 trilyon liraya çıkartıyor. Ve bu komitelere şirket dışından bir kişiyi, "eski Koç Holding yöneticisi olan Tevfik Altınok"u atıyor. Bu atama haberi 4 Ağustos tarihli İMKB bülteninden kamuoyuna duyuruluyor. Üç ay görev yapan Altınok, 21 Kasım 2000’de 8 bankanın patronu olunca Mudurnu’daki görevini bırakıyor.
Aynı dönemde "Thomas" Uluslararası Çözüm Danışmanlığı ile "Arthur Andersen" denetim şirketi Mudurnu’yu Türkiye’nin en büyük 100 şirketi arasına sokmak için işe koyuluyorlar. Ama olmuyor. Ve banka borçları, piyasa borçları derken Mudurnu yoruluyor.