Şubattaki 6 katrilyonluk ödemeyi, dış borç, GSM parası ve iç borçlanmayla karşılayacaklarını söyleyen Demiralp, "IMF kredisini Hazine kullanamaz" dedi
ZÜLFİKAR DOĞAN Ankara
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, geçtiğimiz yılın sonunda yaşanan mali krizin etkilerinin ortadan kaldırılması ve normale dönülmesi çalışmalarına devam edildiğini, şu ana kadar da olumsuz bir gelişmenin olmadığını faizlerde önceki gün yaşanan 2 puanlık bir yükselişin dışında gidişin olumluya yönelik olduğunu belirtti. Demiralp, "Ancak, özelleştirme, tarım, bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması çok önemli ve yabancı finans kuruluşlarının, yatırımcıların, uluslararası piyasaların çok yakından dikkatle izledikleri konular" dedi.
Yabancı sermaye yok
Demiralp, beklenen yabancı kaynak girişinin henüz olmadığını, tam olarak istenilen düzeye gelinmediğini kaydederek, "Borsanın içinde bulunduğu durum buradan kaynaklanıyor. Henüz yabancı girişi maalesef yok. Ancak ilk üç ayın sonuçları ve gelişmelerine göre, seyri değişecektir. Yine de her şeyin yolunda gitmesi için siyasal istikrar şart ve dış piyasalar bu alandaki olası gelişmeleri çok yakından, dikkatle gözlüyorlar. Siyasal istikrar çok önemli" diye konuştu.
Demiralp şu bilgileri verdi:
"IMF 15 Şubat'tan sonra tekrar Ankara'ya gelecek. Önceki görüşmede mutabakatımız bu yönde idi. Ayrıca 18 - 19 Şubat'ta İstanbul'da Hyatt Regency'de G - 20 toplantısına ev sahipliği yapacağız. Bu Hazine, Maliye Müsteşarları düzeyinde, bakanlar toplantısına hazırlık ve gündem belirleme toplantısı olacak. G - 20'lere alınmamız ve üye olmamızdan bu yana ev sahipliği yapacağımız en önemli toplantılardan bir tanesi."
Bankalar hazırlanıyor
Halk, Emlak ve Ziraat bankalarının yeniden yapılandırılması özerkleşme - özelleşme çalışmalarını yürüttüklerini belirten Demiralp, şöyle konuştu:
"Öncelikle ana sözleşme tadilatlarını yapıyoruz ve üçü için standart bir şey yapmaya çalışıyoruz. Ana sözleşme değişikliklerinin, yönetimin oluşumu, yönetim ve denetim birimlerinin üyelikleri, dağılımı, personelin durumu ve özlük hakları gibi konularda standart düzenlemelere gidiliyor. Yasa uyarınca bunların 20 Şubat'a kadar genel kurullarının yapılması lazım."
Demiralp, 2001’in ilk ay gelişmeleri IMF - Dünya Bankası ekseninde zorunlu düzenlemeler konusunda şunları söyledi:
Şubatın önlemini aldık
Şubat ayı son derece önemli ve kritik bir ay. Ancak önlemlerimizi aldık.
İç borç itfası olarak 14, 21 ve 28 şubat'ta toplam 5.4 katrilyon liralık ödeme yapacağız. Bunların en yüklüsü 4.4 katrilyon lira ile 21 Şubat'ta. Bir de zorunlu tasarruf nema ödemeleri var 500 trilyon lira düzeyinde.
2 Şubat'ta rezerv kolaylığı çerçevesinde IMF'den 1.4 milyar dolar gelecek. Ancak bu bizi ilgilendirmiyor. Doğrudan Merkez Bankası rezervlerine gidiyor. Yani biz Hazine olarak bu paraya ciğere bakar gibi bakıyoruz. GSM'den gelecek olan 2 milyar dolar var. Ayrıca euro piyasalarında 500 milyonluk bir borçlanmayı gerçekleştirdik.
Kaynak olmadan maaş artışı yapılmaz
Kamu personeli maaş iyileştirilmesi ile ilgili düzenlemeler için kanağının bulunması, karşılığının olması, dengelerin korunması lazım. Hassas bir çalışmanın yapılması zorunlu. Tartışmaya yol açmadan, kesimleri karşı karşıya getirmeden. Bu çalışmalar Müsteşar Sayın Ahmet Şağar'ın başkanlığında yürüyor. Yetkinin süresi 20 Mart'ta doluyorsa, yetişmeyebilir.
Belki de hükümet bir 3 ay daha yetkinin süresini uzatır. Onu bilemiyorum, karar hükümetin.
Dış piyasalar özelleştirmeyi izliyor
Özelleştirme, tarım ve bankacılığın yapılandırılması, en kritik, dışarıdan en dikkatli izlenen konular. Özelleştirmenin hiç sapma olmaksızın yürütülmesi lazım. Başta Telekom ve diğerleri olmak üzere. Tarımda bakanlıkla görüşüyoruz, bazı konuları halletmeye çalışıyoruz. Orada Dünya Bankası'ndan gelecek finansman var ve çalışmaların hızlanması lazım. Tarım gerçekten kilit konu ve kilit olmanın ötesinde, doğrudan gelir desteği ödemelerinin bu yıl mutlaka Türkiye çapında başlaması lazım. Tarımda hızlanmamız gerek. Bankacılığın yeniden yapılandırılması da öyle. Bu konuda bizim yapacağımız bir şey yok. BDDK'nın görev alanı ve yapılıyor. Özellikle bu üç konu, dış piyasalarda, uluslararası finans çevrelerinde çok yakından takip ediliyor. En küçük bir gecikmeye, sapmaya, tereddüte mahal yok.