
|


Milliyet muhabiri Meclis'teki cinayeti dakika dakika yaşadı
Hırıltılı sesini duydum
"Önce sapsarı olan yüzü bembeyaz kesildi, başı yana düştü. Ambulansın Başkent Hastanesi'ne gittiğini öğrenince çılgına döndüm. Çünkü Güven Hastanesi Meclis'in burnunun dibindeydi"
GÜNSELİ ÖNAL
Başkanlık kürsüsünün önünde yığılan milletvekillerinin tekme, tokat ve yumruklarla birbirlerine girdiği an, birkaç dakika sonra soğuk yüzünü gösteren ölümün habercisi gibiydi. Kimin kime vurduğunun belli olmadığı bu arbede sırasında DYP'li Fevzi Şıhanlıoğlu'na yumruk atan kişinin MHP'li Cahit Tekelioğlu olduğunu fark ettim. Şıhanlıoğlu darbelerin etkisiyle kayarak kayboldu.
DYP'liler Şıhanlıoğlu'nu kulise çıkarmaya çalışırken, Genel Kurul Salonu'ndan kulise koştum.
İlk müdahale dil altı tableti DYP'li Mehmet Ali Yavuz elinde bir pardak suyla koşarak gelip su içirmeye çalıştığı sırada, başını bana doğru çeviren Şıhanlıoğlu'nun yüzünün sapsarı kesildiğini, şuursuzca baktığını fark ettim. Yavuz, Şıhanlıoğlu'nun cebinden çıkardığı bir tableti dilinin altına koydu. Yavuz, "Salim, sakın içeri salma, ben giriyorum" diyerek Şıhanlıoğlu'nu DYP'li Ensarioğlu'na emanet etti.
Başı sol omzuna düştü Yüzünde darbe izi taşıyan Şıhanlıoğlu'nun alnında da ceviz büyüklüğünde bir şişlik belirdi. Hırıltılı sesler çıkarmaya başladı. Sapsarı olan yüzü bu kez bembeyaz kesildi. Birkaç kez hırıltılı sesler çıkardıktan sonra, başı sol omuzuna düştü.
Milletvekilleri panikle omuzundan sarsıp kendine getirmeyi denedi. Bazıları kravatını çözüp, gömleğinin yakasının düğmelerini açarken, ben durumunun iyi görünmediğini, kanapeye uzatmalarının iyi olacağını söyledim. Şıhanlıoğlu'nun dili dışarı çıkmıştı. Ağzında bir beyazlık görünüyordu. İlacı işe yaramamıştı.
"Vekilleri uyardım" Merakla yığılan milletvekillerini, "Zaten nefes alamıyor, geriye çekilin" diye uyarmak zorunda kaldım. O sırada, "Ben doktorum, yol açın" diyerek DSP'li Bayram Fırat Dayanıklı geldi. Doktor vekillerden FP'li Ali Gören de gelirken nabız alamayan Dayanıklı entibasyon tüpü için bağırdı.
Tiryakilere bağırdım: İçmeyin ANAP'lı Haşim Haşimi'nin de aralarında bulunduğu bazılarının sigara içtiklerini görünce, "Beyler sigara içmeyin" diye seslendim.
Oksijen tüpü, entibasyon tüpü ve bir ilk yardım çantası koşan polislerce getirildi. Aradan 7 - 8 dakika geçmesine rağmen ortada henüz Meclis Doktoru yoktu. Biraz sonra çok genç bir kadın doktor ve hemşire geldi. Her ikisi de Dayanıklı ve Gören'i izleyerek kenarda bekledi.
Ambulans kapıya geldi Bu sırada ambülansın kulis kapısına getirildiği söylendi. Hastasına müdahelede zorlanan Dayanıklı, yardımla Şıhanlıoğlu'nu sedyeye taşıdı.
O sırada milletvekilinin külçe gibi olduğunu gördüm ve artık yaşamadığını düşündüm. Sağlık Bakanı Durmuş, "Zaman kaybetmeyin kardeşim, hemen hastaneye götürülsün" diye seslendi. Bu sırada Şıhanlıoğlu'nun yüzünde kan gördüm.
Hastane uyarısı yaptım Ambülansa bindirilen Şıhanlıoğlu'nun, kilometrelerce uzaklıktaki Başkent Hastanesi'ne götürüleceğini duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Güven Hastanesi Meclis'in birkaç yüz metre ilerisindeydi, birkaç milletvekilini uyararak ambülansı Güven Hastanesi'ne yönlendirdim.
ANAP'lı Haşim Haşimi, ambülansın arkasından "Öldü" deyince çok üzüldüm. Sağlık Bakanı Durmuş'un yanına koştum. "Resite ediliyor" derken çok üzgündü. DYP'li Mehmet Gölhan, "Gitti, öldü" dediğinde kulisteki herkes, henüz öldüğü açıklanmayan Şıhanlıoğlu'ndan umudu kesmişti.
Genel Kurul’daki silah Şıhanlıoğlu’nun Kavgalı oturum sırasında Genel Kurul Salonu'nda bir silah, şarşör ve mermi bulundu. Silahın ölen milletvekili Fevzi Şıhanlıoğlu'na ait olduğu bildirildi. DYP'li Mehmet Ali Yavuz, "Müdahale edilirken belindeydi. Kalp masajı yapılırken rahat etsin diye çektim aldım. Polislere teslim ettim. Tutanakla Meclis Başkanlığı'na ulaştırıldı" dedi.
Suni teneffüse takma diş engeli Dayanıklı'ya, entibasyon cihazının ne işe yaradığını sorduğumda, "Akciğerlerin oksijen almasını sağlamaya" yaradığını söyledi. Neden kullanmadığını sorduğumda da, sedyeye yatırılırken Şıhanlıoğlu'nun yüzünde gördüğüm kanın nedenini anladım:
"Hastanın yatış pozisyonu ve yerlerinden çıkan takma dişleri bunu kullanmama izin vermedi. Dişi çıkıp ağzının içine kaydı, elimle çekmeye çalıştım. Nabzı yoktu.Suni tenesfüse başladım. Fakat dişleri dudağımı kesti, ağzımdan çok kan geldi."
Aklıma, "cihazı kullansaydı sonuç değişir miydi" sorusu geldi. Yanıtı, "Bilmiyorum. Hasta darbeden değil, stresli ortamdan adrenalinin yükselmesi ve kalp krizi sonucu öldü." oldu.
İlacını Dayanıklı yuttu Dayanıklı, Şıhanlıoğlu'nun kalp ilacına ne olduğu sorusuna, "Onu da, ağzında ne varsa hepsini ben yuttum" yanıtını verdi.
Yumrukçu katliam sanığı çıktı MHP’li Mehmet Kundakçı Bahçelievler katliamı davasında altı ay hapis yatmış sonra beraat etmiş
ADANA DHA MHP İçel Milletvekili Cahit Tekelioğlu ile birlikte DYP Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Fevzi Şıhanlıoğlu'nun başına vurarak ölümüne neden olmakla suçlanan MHP Osmaniye Milletvekili Mehmet Kundakçı'nın Bahçelievler katliamı davasında yargılandığı ortaya çıktı.
Ankara'da 1978'de gerçekleştirilen Bahçelievler katliamında 7 TİP üyesinin öldürülmesi davasının sanıkları arasında yer alan Kundakçı, 6 ay Mamak Cezaevi'nde yattıktan sonra beraat etti. Osmaniye'de çiftçilik yaparken politikaya atılıp MHP'den milletvekili seçilen 44 yaşındaki Kundakçı, lise yıllarından itibaren ülkücü hareketin içinde yer aldı. Kundakçı, cezaevinde de okul arkadaşı İbrahim Çiftçi ile birlikte kaldı.
Ecevit’i sindirememişti Kundakçı, DSP ile koalisyon gündeme geldiğinde, Başbakan Bülent Ecevit'i içine sindiremediğini belirterek, "Ahirette birçok insanın eli yakamda olacak. Ancak protokol gereği 'evet' diyeceğim" dedi.
Evli ve bir çocuk babası Tekelioğlu, seçim döneminde yaptığı açıklamada, "12 Eylül'de asteğmen olarak askerlik yaptığım için MHP davalarında göz önünde değildim. Bu benim için büyük şanstı. Aksi halde göz önünde olur ve beni bir şekilde sorgularlardı" demişti.
‘Kimseye vurmadım’ TBMM Genel Kurulu'nda yaşanan kavgaya karıştığı öne sürülen MHP Osmaniye Milletvekili Mehmet Kundakçı, kendisinin olayda "hiçbir rolü olmadığını" savunarak "Kimseye vurmuşluğum falan yok" dedi.
"Öldüren yumruk"a dokunulmazlık zırhı
Otopsi: Başta üç darpANKARA Milliyet DYP’li Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümüyle sonuçlanan kavgaya karışan milletvekilleri fezlekesiz yargılanarak, gözaltına alınmaktan son anda kurtuldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili bir soruşturma başlatırken, Şıhanlıoğlu'na yapılan otopside kafası, burnu ve boynunda darp izlerinin bulunduğu belirlendi.
Güven Hastanesi'ne kaldırılan milletvekilinin ilk ölüm tutanağını düzenleyen nöbetçi Savcı Nergiz Baykara, "Şıhanlıoğlu'nun ölüm nedeninin belli olmadığı" gerekçesiyle Adli Tıp tarafından otopsi yapılmasını istedi. Baykara'nın tutunağına göre, "Fevzi Şıhanlıoğlu'nun sağ kaşının iç tarafında burun kemiğinin başladığı yerde, burun ucu ve dudağının iç tarafında darpa bağlı ekimoz oluştuğu" tespit edildi.
SİYASET


Hırıltılı sesini duydum
‘Olayın sorumlusu İzgi’
FP’nin tüzüğü de davalık
Almanya, parti kapatmada kararlı
‘Anne Çiller’ film galasında
SAYFA BAŞI

|
|
|