05 Şubat 2001 Pazartesi




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Karl Marx yine ‘in’ mi oldu?

Art arda biyografileri yazılıyor, imzasını taşıyan kitaplar yeniden yayımlanıyor, teorileri umulmadık ortamlarda kabul görüyor. Bir "Kapital" artırımı mı söz konusu?

     Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos’taki (WEF) toplantısını açan İsviçre Cumhurbaşkanı Maritz Leuenberger, katılımcılardan bir uğultu yükselmesine sebep olan şu cümleleri kurdu: "Bugün artık Karl Marx’tan, herhangi bir korku duymadan alıntı yapılabiliyor. Hatta Davos’ta bile. Enternasyonalizmin babasını biz bugün globalleşmenin de çok erken bir savunucusu, dolayısıyla da WEF’in atası kabul edebiliriz" (Meral Tamer, 30 Ocak).
     2000 yılında gerek Türkiye’de gerek dünyada bir biri ardına Marx kitapları çıktı. Bunlar arasında "Das Kapital"in yeniden basımları, Marx teorilerinin yeniden ve yeniden yorumları ve biyografiler bulunuyordu. Francis Wheen’ın "Karl Marx: A Life" adlı kitabı İngiltere’de yılın en çok satan biyografilerinden biri oldu. Kimine göre globalleşmenin temelini atan adamdı, kimine göre globalleşme karşıtlarının sığındığı son kale. Ne oldu da, Marx yine akıllara takıldı diye sorduk...
     
     Meral Tamer (Gazeteci)
Can simidi gibi sarıldılar
     Sovyetler Birliği dağılmış. Berlin Duvarı yıkılmış.
     İki süper güçten biri eriyip yok olmuş.
     İki kutuplu dünyadan ABD’nin tartışmasız hakimiyetindeki tek kutuplu dünyaya geçilmiş.
     Ve tam bu ortamda Karl Marx inadına yeniden moda oluyor. Üstelik Marx’ı dillerinden düşürmeyenler küreselleşme karşıtları da değil!
     Küreselleşme karşıtlarının sesleri her geçen gün daha gür çıkmaya başlayıp da protestolar Seattle’dan Prag ve Davos’a uzanınca, küreselleşmenin bayraktarlığını yapanlar da can simidi gibi Marx’a sarılıyorlar. Sol söylemle tepkileri hafifletme ve ikna yolunu deniyorlar:
•  Marx enternasyonalizm dememiş miydi? "Küreselleşme de zaten enternasyonalizm demektir!"
•  Marx, "zaman paradır" dememiş miydi?" (İsviçre Cumhurbaşkanı / Davos’ta)
•  Marx "karnı aç olan insandan düşünmesini bekleyemezsiniz" dememiş miydi?" (Cisco’nun CEO’su / Davos’ta)
Önümüzdeki dönem, Marx’ın öğretilerini hatırlamak isteyenler için iyi bir fırsat olacak gibi görünüyor.

     Çetin Altan (Gazeteci - yazar)
Marx değişimi merak etti
     Yeryüzü komünizme gidiyor. 20. yüzyılın en büyük devrimcisi Gorbaçov olarak ortaya çıkacak. Düşünün, Enternasyonel Marşı 1871’de bestelenmiştir, çünkü ulus-devlet modelinin bulunduğu dönemlerde sosyalizm olmaz. Sosyalizm bir işçi sınıfı meselesi değildir. Bir işçi sınıfı meselesi olduğu zamanlar da geride kalmıştır. "İnsan beyni kozmosun dışında kendine özgü ayrı bir olgu mudur yoksa kozmosun dışında hiçbir olgu olamaz mı?" sorusunu sormuştur Marx. Bu enerji dışında hiçbir şey olamayacağına göre, nasıl oluyor da insan ruhu kendi toplumsal yapısındaki değişimleri çözümlüyor, bunu düşünmüştür. Yeryüzündeki değişimi gözlemlemiştir.
     İngiltere’de Marx üzerine binlerce cilt eser vardır. Türkiye’de ise doğru dürüst yayın yoktur. Spinoza, Engels kimdir, neler söylemiştir, Türkiye’de kimse bu işlerle uğraşmıyor. Dünyadaki değişimleri merak etmiş insanları bile merak etmedi Türkiye. Bu nedenle de çağın en önemli hareketi Türk dünyasının düşünce sistemi içinde yer almamış, hem siyasi hem de bilimsel açıdan ıskalanmıştır. Bugün de ıskalanıyor, sanırım
     20-30 sene sonra da ıskalanacak.
     
     Şahin Alpay (Gazeteci)
Ciddiye alınacak yanı yok
     Evet, modası hayli geçmiş Karl Marx gibi bir düşünürün, Che Guevara gibi bir gerilla liderinin ya da Castro veya Mao gibi diktatörlerin sözlüğünden seçerek alınmış bazı sözlerin veya gardırobundan çıkarılmış bazı giysilerin zaman zaman moda olduklarına tanık olunuyor. Ama galiba bu defaki "moda oluş", daha ziyade bu tarihi şahsiyetlerin temsil ettikleri düşünce ve davranış biçimlerinin artık hemen hiç ciddiye alınmadığının bir ifadesi.
     Karl Marx elbette ki, sosyal bilime ve siyasal eyleme katkısı inkar edilemeyecek bir büyük düşünür. Ancak ortaya attığı teorilerin yanlışlığı ortaya çıkmakla kalmadı, bu teoriler insanlık tarihinin gördüğü en baskıcı ve en zalim diktatörlüklerin meşrulaştırılması için de kullanıldı.
     Marx, toplumların gelişme kanunlarını keşfetme iddiasındaydı. Bugünün bilim felsefesi açısından böyle bir iddia ancak gülünç olarak nitelenebilir. Rusya’nın ve Çin’in tarihe havale ettikleri Lenin ile Mao’nun fikir babasının Marx olduğu konusunda en küçük bir tereddüt olmasa gerekir.
     Kısacası Marx’ın ciddi olarak yeniden moda olabileceği ya da Marx’a dönüleceğine dair görüşlerin ciddiye alınacak bir tarafı yok.
     
     Bülent Akarcalı (Politikacı)
Bir müslümanın İncil ya da Tevrat okuması gibi
     Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile beraber komünizmin bir tabu olmaktan çıkması nedeniyle, geçmişte Karl Marx nedir, ne yazmıştır, diye okumaktan kaçınanlar şimdi okuyabilmekteler. Tıpkı bir müslümanın İncil ya da Tevrat okuması gibi. Onları okuyor diye dinini değiştirecek değil. Dolayısıyla bu, insanların entelektüel merakları açısından normal bir yaklaşım. Hatta bunun başka alanlara da yansıması lazım diye düşünüyorum. Marx’ın fikirlerini eskiden, kapitalizmin anti tezi olarak görenler vardı. Globalleşmenin karşısında ne olabileceğini tartışan pek yeni fikir de yok. O nedenle bazı kişiler için Karl Marx’a dönmek söz konusu olabilir. Karl Marx’ın temel filozofisi gelişmiş sanayi toplumunda uygulanmak için geçerliydi. Yazılarında kendi fikirlerinin oluşacağı toplum olarak İngiltere’yi görüyordu. Karl Marx’ın görüşlerini Rusya’ya uygulayan Lenin’di. Bunu Sovyet köylülerinden oluşan bir topluma uygulayınca ortaya çıkan totaliter hale geldi ve bunu kapatmak için bu yönetim tarzının sadece adı Marksizm oldu.
     
     Üzeyir Garih (İşadamı)
Rafta iyi duruyordu, aldım
     Bu düşünceler dünyanın her yerinde, Rusya dahil, ölmüştür. Biraz Küba’da, biraz da Türkiye’de var. Başka yerde yok. Marx’ın dediklerinin hepsi yanlış değil. Gelişmemiş toplumların bir kısmında faydası bile olabilir. Büyük farklılıklar olan yerlerde, zengin ile fakir arasında çok büyük farkların olduğu yerlerde, burjuva sınıfının olmadığı yerlerde Marx’ın teorileri hâlâ geçerli. Yeniden bir gözde olma durumu söz konusu olmaz diye düşünüyorum. Kitaplarının çok satmasında ise, ucuza satılıyor olması önemli. Ben de aldım Rusya’dan. Çok güzel duruyor raflarda. Ama bir şey ifade etmiyor. Bütün fikri toptan atamazsın elbette. Çok geçerli tarafları var, eskide kalmış tarafları var. Zaten evrim geçirmiştir, sosyal demokrasi haline gelmiştir.
     
     Osman Ulagay (Gazeteci)
Marx neden popüler?
     Dünyanın çok boyutlu bir dönüşümden geçmekte olduğu bir dönemde Karl Marx’ın yeniden anımsanması ve hatta popüler olması pek şaşırtıcı değil. Marx yeniden gündemde çünkü Marx’ı okumamış olan birinin büyük dönüşümleri kavraması, bugün dünyada olan biteni anlaması zor bence. Yaşamakta olduğumuz dönüşümün yarattığı altüstlük ortamı bu ihtiyacı doğurdu. Bu dönüşümün bir boyutu olan küreselleşme sürecinin; insanları, kurumları, kavramları değişime zorlayan ve eşitsizlikleri tırmandıran yapısı da insanları küreselleşmeyi öngören Komünist Manifesto’yu yeniden okumaya zorluyor şimdi. Bu arada rakipsiz kalmış görünen kapitalizmi sorgulama ihtiyacının arttığını ve bunun da Marx’a dönüşe katkıda bulunduğunu söyleyebilirim.
     
     Mümtaz Soysal (Akademisyen)
Karl Marx hiç eskimedi ki şimdi moda olsun
     Bir düşünce sisteminin yeniden moda olması için daha önceden eskimiş olması gerekir. Oysa Marx’ın söyledikleri ve yazdıkları her zaman için geçerli olan bilimsel gözlemlere dayanıyordu. Fakat uygulanışı bazen ters sonuçlar verdi. Bazen de ters sonuç veren tepkilere yol açtı. Bugün karşılaştığımız dünya, Marksizm’e dayanarak kurulmuş rejimlerin Marksizm’le çelişen yöntemlerle yönetilmiş olmasından veya bu rejimlere karşı oluşturulan tepkilerin yeryüzünü bugünkü dengesizliklere sürüklemesinden kaynaklanıyor. Yeryüzündeki kuzey-güney farklılıkları, uygulanan modellerin bu farklılığı daha da artırıyor olması ya da Türkiye gibi bir ülkeye uygulandığı zaman bugünkü yolsuzluklar, çelişkiler, dengesizlikler, hatta etnik kavgalarla uğraşmak zorunda kalan bir ülke durumuna gelmesi bunun örnekleri olarak sayılabilir.
     
     Doğu Perinçek (Politikacı)
Hayat Marx’ı doğruluyor
     Marx’ın, kapitalizmin çürüdüğü konusundaki öngörüleri şimdi hayat tarafından doğrulanıyor. Kapitalizm çöken bir sistem, kâr sistemi, özel çıkar ekonomisi... İnsanı, doğayı yıkıma götürdü. Bırakalım sömürüyü, insanı ve doğayı bile mahvetti. Ki bunu Marx ve Engels öngörmüşlerdi. Bu çok önemli. Ama bugünün sorunlarına 19. yüzyıl Marksizmiyle çözüm bulmak mümkün değil. Çünkü emperyalizm çağındayız, Marx zamanında emperyalizm yoktu. Küreselleşme emperyalizmin son saldırısı. Marx peygamber değildi. Avrupa merkezli bir dünyanın devrimcisiydi. Oysa bugün devrimin merkezi ezilen dünyaya, özellikle Asya’ya kaydı. Ve en önemlisi, ezen-ezilen kamplaşması, işçi-burjuva kamplaşmasının önüne geçti. Bunu kim saptadı, Leninler, Maolar. Marx saptayamadı çünkü o zaman böyle bir olgu yoktu. Bugün Leninsiz, Maosuz bir sosyalizmden söz edilemez. Bugün Marx, Lenin’in ve Mao’nun kendisine yaptığı katkılarla büyüyor ve gündeme geliyor.
     


 PAZAR


Karl Marx yine ‘in’ mi oldu?
KİM NE OKUYOR?..
‘İstenmeyen adamım’
‘Pis moruk’tan şiirler...
VİTRİN
‘İstanbul, benim anılarım’
Pabuç Asya’ya atıldı
Hırlısı yok hırsızı çok
‘Postmoderen Türkiye’
‘Kadın müşterilerimle yatarım’

The Right Stuff
Güzel kadınlar da mutsuzdur!
Müzik dinlesinler ki edebiyat konuşalım
Napoli’nin melodileri, yeryüzünün sesleri
O’nun sesiyle dönüyor dünya
Leonardo’nun şefi Selahattin Erdem
Dişi bekçi köpekleri ya da yeni feministler
Tül perde gerisinden bakış
Nazım Hikmet tartışması
F.Ö. / F.S. (Fatih’ten önce... Fatih’ten sonra)
"Salaklık Üstüne Deneme"
Elleriyle düşünen kadın


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet