
|


Mutlu mesut tekvücut...
Kent ve Seks / Banu İçöz
Fena halde ciddiye alıyoruz seksi. Öyle böyle değil, çok fena! Yapılan bir araştırmaya göre, kaza geçirdikten sonra gözünü hastanede açan Türk erkeklerinin çoğu, yerinde duruyor mu diye, önce cinsel organını yokluyor. Batılı erkeklerin ve kadınların ortak tepkisi ise, elini başına götürmek.
Hayatın anlamını seks, varoluş nedeninini penisini kaldırma kuvveti sanan yurdum erkeği, doğal olarak yatakta da ciddi takılıyor. Ne yazık ki cinsel münasebeti değilse de, hisleri haddinden fazla önemseyen bazı kadınlar tarafından da, destekleniyor bu ciddiyet.
Filmleri düşünün. Kadın ve erkek, gözleri birbirine kenetli, sanki kendileri dışında bir güçle dudakları yaklaşıyor... Yapıp yapacakları alt tarafı öpüşmek ama sanırsınız dünyayı kurtaracaklar, öyle bir konsantrasyon. Ve itiraf edin rica ederim, siz de en azından ilk sevgilinizle tıpkı bu filmlerdeki gibi öpüşmeyi denediniz, di mi? Ama böyle yürümüyor işte hayat. Ne bileyim iki taraf da gözlüklü oluyor mesela. Çerçeveler çarpışıyor, romantizm dağılıyor. Mumlar da damlatıyor, bu arada. Ya da tam siz mutlu mesut tekvücut olmuşken devrilip yangın çıkarıyorlar.
Yine de filmlerden ödünç bir ciddiyetle giriliyor yatağa ve aynı ciddiyetle mesele tamamına erdiriliyor. Ortada gülünecek ne var ki canım, şurada güzel güzel sevişiyoruz... Gerçi el, ayak, kol, bacak karışmışız, çözülemiyoruz bir türlü ama olur o kadar. "Yatakla şaka olmaz", bir de "Sevişmek ciddi iştir, şakaya gelmez!" Oysa, üreme takıntınız yoksa eğer, sevişmek eğlenmek için yapılan bir faaliyet. Üstelik yatak, bir nevi sitcom mekanı. Tek eksiği, gülme efekti olmaması.
Elif’le buluştuk. Birkaç haftadır biriyle beraber. Adamı daha göremedim; kimdir, nedir, neyin nesidir, bilmiyorum. Ama demiştim ben size, kadının arkadaşları adamın suretinden bihaber bile olsa, yatak performansını illa ki bilir. Nitekim ben de adamın yatak hallerine vakıfım.
"Sevişirken, olanı biteni aynadan izlemek istiyor" dedi Elif. Olabilir. Ama madem böyle bir takıntın var hayatta, o zaman yatağının karşısına ayna takdır, di mi? Nedendir bilinmez, adam şöyle kocaman bir boy aynası yaptırmak, bu aynayı yatağın tam karşısına asıp sevişirken doya doya bakmak yerine, kenardaki küçücük bir aynayla idare etmek istiyor. Sonra da hem sevişeceğim, hem aynaya bakacağım, aman da açıyı ayarlayacağım derken helak oluyor.
Geçenlerde, yine ciddi ciddi sevişmekle iştigal ederlerken ve adam yine aynaya bakacağım diye helak olurken, bu kez telef olmuş. Pat diye yere kapaklanmış. Anlatırken bile kendini tutamadı Elif. Restoranın ortasında, "paaaat" diye bağırıp, bir yandan kriz halinde gülerken diğer yandan iki büklüm yeri kucakladı.
Adam aynaya göre pozisyon ayarlayacağım diye çırpınırken, Elif gülmesini hep içine akıtırmış meğerim. Düşünce de haftalardır itinayla içinde biriktirdiklerini bir çırpıda kusmuş, basmış kahkahayı. Adam ne yapmış dersiniz? Çok sinirlenmiş. Bir de küsmüş, iyi mi? Ne var yani küsecek? Komik işte, üstelik baştan beri komik! Elif, daha önce gülemediği için birazcık abartmış sadece, hepsi bu.
Dedim ya. Fena halde ciddiye alıyoruz seksi...
Çok fena!
İyi ki kadınım
Kişiliğim, kullandığım arabanın beygir gücüyle doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor. Yolda bir arabanın beni sollaması umurumda değil. "Hadi amcalara göster" şeklinde beter bir çocukluk anım yok. "Ya kalkmazsa, ya inerse..." Sizin de işiniz çok zor valla. "Rol yapıyor" diye endişelenmiyorum. Gece hoş bir rüya gördüm diye, pijamamı kirliye atmıyorum. Kızdığımda kimsenin annesine, ebesine, sülalesine karşı cinsel tepki vermiyorum. Tecavüze uğradım diye kendimi cinsel tercihimi değiştirmek zorunda hissetmiyorum. Dünya yerle bir olsa "Önce kadınlar ve çocuklar..." Ve tabii en önemlisi, bir de BRAD PITT var!
PAZAR


Karl Marx yine ‘in’ mi oldu?
KİM NE OKUYOR?..
‘İstenmeyen adamım’
‘Pis moruk’tan şiirler...
VİTRİN
‘İstanbul, benim anılarım’
Pabuç Asya’ya atıldı
Hırlısı yok hırsızı çok
‘Postmoderen Türkiye’
‘Kadın müşterilerimle yatarım’

The Right Stuff
Güzel kadınlar da mutsuzdur!
Müzik dinlesinler ki edebiyat konuşalım
Napoli’nin melodileri, yeryüzünün sesleri
O’nun sesiyle dönüyor dünya
Leonardo’nun şefi Selahattin Erdem
Dişi bekçi köpekleri ya da yeni feministler
Tül perde gerisinden bakış
Nazım Hikmet tartışması
F.Ö. / F.S. (Fatih’ten önce... Fatih’ten sonra)
"Salaklık Üstüne Deneme"
Elleriyle düşünen kadın
SAYFA BAŞI

|
|

|