
|


Leonardo’nun şefi Selahattin Erdem
Selahattin Erdem, Bolulu. Mengen’de yetişmiş. Tarabya Oteli’nde ünlü mutfak şefleri Necip Ertürk ile İlyas Ertürk’ün yanında çalışmış. 1973 yılında Çınar Otel’in mutfağına geçmiş. 1998 yılında Çınar’dan emekli olmuş.
Şimdilerde İstanbul Polonezköy’de Leonardo’nun mutfak şefliğini yapıyor.
Polonezköy’de yaşayan Dohoda ailesi seksen yıl önce dedeleri Leonardo Dohoda’nın inşa ettirdiği köy evini 1993 yılında yenileyerek köy lokantasına dönüştürmüştü.
Polonezköy’de çok sayıda köy lokantası var. Bu lokantalar önceleri küçük aile işletmeleriydi. Aile üyeleri misafirlere, tavuk haşlar, pilav yapar, börek kızartır, yumurta kırar, köy ikramında bulunurdu. Polonezköy’e ilgi arttıkça aile işletmeleri kendilerine çekidüzen vermeye başladı. Evlerin alt katı, sonra tamamı lokanta oldu. Sonra evlerin bahçesinde yeni salonlar inşa edildi. Mutfaklar modernleşti. Aile dışından aşçılar, garsonlar bulundu.
Bu hızlı gelişmeden nasibini alan aile işletmelerinin başında Leonardo lokantası geliyor.
Leonardo Dohoda’nın köy evi, içindeki değişiklikler ile bahçeye eklemelerle o hale geldi ki, şimdi 300 misafire aynı anda yemek verilebiliyor.
Yaz aylarında bahçesindeki yüzme havuzunun çevresinde daha çok kişi yemek yiyor, köyün zevkini alıyor.
Cumartesi ve pazar günleri Leonardo’da şef Selahattin Erdem ve yardımcıları zengin büfe hazırlıyor. Selahattin Erdem, masaların üzerinde yüzü aşkın farklı yiyecek çeşidi olduğunu söylüyor. Çeşit çeşit peynirler, salatalar, turşular, sıcak ve soğuk etler, domuz pirzolasından kuzu pirzolasına, külbastıdan cızbız köfteye çeşit çeşit ızgaralar, zeytinyağlılar, makarnalar, pilavlar, tatlılar, meyveler... Hepsi de lezzetli...
Açık büfede kişi başı 12 milyon 500 bin lira ödeme gerekiyor. İçki hariç. Yaz, kış, haftasonları aileler, çoluk çocuk Leonardo’nun bahçesini dolduruyor.
Selahattin Erdem güler yüzü ile, büfeler arasında dolanıp eksikleri tamamlıyor. Selahattin Erdem’in çocukları da baba mesleğini benimsemiş ama onlar pasta şefi olmuş. Oğlu Hasan Hüseyin Erdem Hilton’un, Alpaslan Erdem, Çınar’ın mutfağında pasta yapıyor.
Tarih boyunca Polonezköy
1842 yılında, Rusya, Prusya ve Avusturya tarafından bölünen Polonya, özgürlüğünü yeniden kazanmak için Osmanlı İmparatorluğu ile işbirliği yaparak Ruslara karşı savaşma kararı aldı. Bu yüzden de, 1856 yılında Polonya, Osmanlılar ile birlikte Kırım Savaşı’na katıldı. Savaştan önce ve sonra, asker ailelerinin barınabilmesi için 1842 yılında sürgünde kurulan Polonya devletinin başkanı Prens Adam Czartoryski, şimdiki Polonezköy’ün bulunduğu 5 bin hektarlık araziyi satın aldı. Köyün ilk adı, bu nedenle Adampol oldu. Polonya’da hâlâ Adampol olarak bilinen Polonezköy, Türk-Polonya dostluğunun sembolü kabul edilir. köyü, Atatürk, Franz List, Gustave Flaubert, Pierre Loti, Papa 23. Jean Paul ve Polonya cumhurbaşkanları gibi sayısı ünlü ziyaret etti. Başlangıçta hayvancılık ve tarım köyü olan Polonezköy, 1910 yılından itibaren İstanbul’daki sefirlerin, yabancıların ve doğasever ailelerin sayfiye yeri oldu.
Bugün köyde, pansiyonlar ve modern dinlenme tesisleri yanı sıra dünya mutfaklarından örneklerin sunulduğu restoranlar bulunuyor.
PAZAR


Karl Marx yine ‘in’ mi oldu?
KİM NE OKUYOR?..
‘İstenmeyen adamım’
‘Pis moruk’tan şiirler...
VİTRİN
‘İstanbul, benim anılarım’
Pabuç Asya’ya atıldı
Hırlısı yok hırsızı çok
‘Postmoderen Türkiye’
‘Kadın müşterilerimle yatarım’

The Right Stuff
Güzel kadınlar da mutsuzdur!
Müzik dinlesinler ki edebiyat konuşalım
Napoli’nin melodileri, yeryüzünün sesleri
O’nun sesiyle dönüyor dünya
Leonardo’nun şefi Selahattin Erdem
Dişi bekçi köpekleri ya da yeni feministler
Tül perde gerisinden bakış
Nazım Hikmet tartışması
F.Ö. / F.S. (Fatih’ten önce... Fatih’ten sonra)
"Salaklık Üstüne Deneme"
Elleriyle düşünen kadın
SAYFA BAŞI

|
|

|