ERMENİ komitecileri Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen sonra iki sadrazam ve bir bakanımızı şehit etmişlerdir: Berlin'de Talat Paşa'yı, Roma'da Said Halim Paşa'yı, Tiflis'te Cemal Paşa'yı...
Ben bugün bu üçlüden Talat ve Cemal paşalar kadar bilinmeyen, ama son derece saygın bir devlet adamı ve entelektüel olan şehit Sadrazam Said Halim Paşa'dan bahsedeceğim.
Osmanlı arşivlerinde araştırmalar yapan Hanefi Bostan'ın bu konudaki yüksek lisans tezi, "Said Halim Paşa" adıyla yayımlanmıştır. (İrfan Yayıncılık, 1992. Adres: Çatalçeşme Sok. Defne Han, No: 27 / 14, Cağaloğlu, İstanbul)
Said Halim Paşa, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın torunudur. 1864 Kahire doğumludur. Böyle Hıdiv ailesinden geldiği için "prens" unvanına sahiptir.
Avrupa'da okumuştur. Türkçe ve Arapçadan başka, eser yazacak düzeyde Fransızca ve İngilizce bilirdi.
* * * SAİD HALİM, Osmanlı'da yüksek bürokratik görevler üstlenmiştir. Kendisini şahsen tanıyan yazar Eşref Edib'in deyimiyle, Batı'da "fikir serbestisine sahip bir alemde yetiştiği" için, İstanbul'daki "muhit - i istibdad"a uyum sağlayamamış, Abdülhamid'e karşı İttihatçı olmuştur. (Sf. 21)
Fikir yönünden, düzeyli bir İslamcı entelektüeldir. Bizde solun büyük beyinlerinden rahmetli İdris Küçükömer, onu diğer İttihatçılardan ayırır, saygın bir isim olduğunu belirtirdi.
Komitecilikten gelen İttihatçılar, göze alamadıkları sadrazamlığı önce ona vermişlerdir. Harbe girilmesine karşıdır, ama orduya hakim olan Enver Paşa, Sadrazam'a rağmen, iki Alman zırhlısını 'satın alıp' Karadeniz'de Rusya'ya saldırtarak, Türkiye'yi harbe sokmuştur: "29 Ekim 1914 akşamı olaydan haberdar olan Said Halim Paşa bakanlar kurulunu topladı. Kendisinden habersiz işler yapıldığını ve katiyen harbe taraftar olmadığını söyledi... Enver yeminle olaydan haberdar olmadığını ve şimdiye kadar bir şey yapmamış olduğunu söyledi..." (Sf. 55)
* * * SAVAŞTAN sonra İstanbul'u işgal eden İngilizlerin, "Ermeni tehciri" sebebiyle tutuklayıp yargılanmak üzere Malta'ya gönderdiği Osmanlı lider ve aydınları arasında Said Halim de vardır.
Malta'dayken Fransız, İngiliz ve "Avrupalıların oyunlarından haberi olmayan" ABD devlet başkanlarına Fransızca ve İngilizce mektup göndererek Türkiye'ye yapılan haksızlığı anlatmış, "Osmanlı yıkılırsa yerine kurulacak kifayetsiz ve suni devletlerin" nasıl düzensizlik, kargaşa ve facialara sebep olacağına dikkat çekmiştir! Bu mektuptan sonra, Doğu illerimizde Ermenistan kurmakla görevli bulunan General Harbord uyarılmıştır. (Sf. 97, 105)
Mısırlı, Batı eğitimli, fikren İslamcı, Osmanlı vatanseveri tutsak Sadrazam Said Halim Paşa, Malta'da İngilizlere karşı Mustafa Kemal'i savunmuş, "bu dahi askerin vatan için çarpışan kuvvetlerin başkomutanı" olduğunu vurgulamıştır. (Sf. 96)
İkinci İnönü zaferinden sonra yapılan "esir mübadelesi"de diğer Malta sürgünleriyle birlikte Said Halim de serbest bırakılmış, Roma'da iken Taşnak komitecisi Arşavir Çıracıyan tarafından 6 Aralık 1921'de, 57 yaşında şehit edilmiştir. İtalyan hükümeti katili aramamıştır bile!
Cenazesi 29 Ocak 1922'de İstanbul'da Sultan Mahmut türbesinde babası vezir Halim Paşa'nın yanına defnedilmiştir.
Son derece değerli eserlerinin bir kısmı sonradan Latin harfleriyle de yayımlanmıştır. (Sf. 111 - 118)