Meclis İçtüzüğü'ne ilişkin değişiklik çalışmaları bu hafta da Ankara'nın en önemli gündem maddelerinden biri olacak.
İktidar ve muhalefet partilerinin İçtüzük konusunda gerginleşen ilişkilerinin yumuşatılması gayretleri sürüyor.
Anayasa ile birlikte demokratik işleyişin kurallarını belirleyen İçtüzüğün düzenlenmesinde de bir uzlaşma sağlanması zorunlu. Aksi halde kuralların iktidar çoğunluğuna göre belirlenmesi söz konusu olur ki bu da çoğulcu ve katılımcı demokrasiye uygun düşmez.
İçtüzük konusunda DYP'nin uzman hukukçularından Ahmet İyimaya'nın ilk kez 1996 yılında gündeme getirdiği "öndenetim" önerisi dikkate alınmaya değer bir yaklaşımdır. Gelişmiş Batı ülkelerinde de uygulaması görülen bu yaklaşımın temeli demokrasi konusunda "oyunun kuralları"na dokunan değişikliklerin Anayasa Mahkemesi'nin öndenetiminden geçmesidir.
Bu yaklaşım içinde demokrasinin kurum ve kurallarını etkileyecek ve öndenetime tabi tutulacak alanlar şöyle saptanmaktadır:
1- Oyunun kuralları: Seçim Yasası, Siyasi Partiler Yasası, İçtüzük gibi demokrasinin kurallarını belirleyen temel düzenlemeler.
2- Delegasyon: Parlamento ve hükümetin yetkileri, kanun hükmünde kararname gibi yetki göçerimi gibi sonuçlar doğuran düzenlemeler.
3- Net özgürlük sınırlandırmaları: Düşünce, örgütlenme, toplantı, gösteri özgürlüklerini belirleyen veya sınırlayan düzenlemeler.
"Oyunun kuralları" ile ilgili bu alanlardaki düzenlemelerin sadece çoğunluğa göre belirlenmemesi ve demokratik uzlaşmaya dayanması için Anayasa Mahkemesi'nin, "negatif yasama" niteliği göz önünde bulundurularak öndenetim yapması öneriliyor.
Yasama yetkisinin devri anlamına gelmeyecek biçimde sadece çoğunluğun tahakkümüne dayalı demokratik kuralların değiştirilmesini ve rejimin özünün zedelenmesini önlemek amacıyla Anayasa'da böyle bir düzenleme yapılması önerisinin ciddi biçimde ele alınması ve tartışılması faydalı olur.