07 Şubat 2001 Çarşamba




BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  ENTELLEKTÜEL B.  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  İSTANBUL  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Sezer’imiz kutlu olsun

     Kulis / AYÇA ATİKOĞLU

     Bir Hakkâri gecekondusundan çıkıp espri patlata patlata birkaç milyon dolar kazanan ilk Kürt Yılmaz Erdoğan’ın "Vizontele"sini bir yana bırakırsak son günlerin en önemli sanatçı olayı, sanatsal olmayan bir buluşmaydı. Kırkı aşkın sanatçının Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile buluşması.
     İşin garibi sanatçıların, çoğu kendi alanında yetkin ve etkin olmasına rağmen sanattan değil, temel hak ve özgürlüklerden konuşmak, sanatsal değil, adli müdahaleler istemek durumunda kalmasıydı. Nereden bakarsak bakalım Türkiye kurulduktan yaklaşık 80 yıl sonra sanatsal tartışma düzeyine çıkmıyor, yönetim sorunlarını aşamıyor. O yüzden sanatçılar, Sezer ile siyasal otoritesinin tahammülsüzlüğünü, yolsuzlukların suç ve şiddeti beslemesini, ölüm oruçlarını, F Tipi cezaevlerini falan konuşabildiler.
     
Sivil Anayasa’da kararlı
     Basına kapalı geçen toplantıdan anlayabildiğim Cumhurbaşkanının tüm sanatçıları ismen tanıdığı, konuşmaların çok sıcak geçtiği ve herhangi bir sonuç alınamadığı oldu. Peki sonuç almayı bekleyen mi vardı? İçeride neler konuşulmuş, neler içilmişti?
•  Sezer sadeliğine uygun bir şekilde çay ikram etmiş.
•  F Tipi konusuna görüşmenin ancak 53. dakikasında girilebilmiş. Suavi küçük bir kağıda "105. gün" yazıp Edip Akbayram’ı dürtmüş. Bunun üzerine Akbayram konuya girmiş. Ancak Sezer bu konuda rezervleri olduğu izlenimi yaratmış: "Gözünüzü cezaevlerine çevirin, onları ikna edin, bitirsinler" demiş. Orhan Alkaya’nın "O zaman bize yardım edin" demesi üzerine de Adalet Bakanı ile görüşüp, onları geri alacağını belirtmiş.
•  Sanatçıların hemen tümünün kanısı Cumhurbaşkanının "aşırı" mütevazı oluşu. Okunan metni kendisine vermek üzere Jülide Kural ayağa kalktığında Sezer hızla ayağa fırlamış. Masanın arkasından konuşmadığı gibi, sandalyesinin de kenarına ilişmiş şekilde oturuyormuş.
•  Türkiye’ye ilk sivil anayasayı kazandırmaya kararlı izlenimi yaratmış. Konuştuğu sanatçıların çoğu onu "kararlı, dikkatli, polisiye olmaktan çok uzak bir hukuk adamı" olarak gördüğünü belirtti.
•  Adalet Ağaoğlu: "Tam sezinlediğim gibi buldum. Davranışlarını, kafasını çok beğendim. Verdiği her cevap ile gücünün ve güçsüzlüğünün ne kadar farkında olduğunu belli etti. Alçakgönüllü ama ezik değil" derken, toplantıdan hayal kırıklığı ile ayrılındığı yolundaki haberlere çok sinirlenmiş.
"Biz Cumhurbaşkanına gittik, astığım astık, dediğim dedik bir diktatöre gitmedik. Sezer’in bizi dinleyip etrafa emirler yağdırmasını bekleyerek gitmedik. Ve orada sivil anayasa için kararlı, sistemin değiştirilmesi gerektiğini açıkça söyleyen, sivil örgütlerin çalışmalarını çok önemli bulduğunu belirten bir Cumhurbaşkanı bulduk. Bu nasıl umut kırıcı olabilir ki?

Eşi Ağaoğlu hayranı
•  Cumhurbaşkanı Sezer konuklarını kapıda tek tek uğurlamış. Bilgesu Erenus’un tekrar görüşme temennisine "Programım elverdiği sürece sevinirim" diye cevap vermiş. Adalet Hanım’ı uğurlarken "Eşimin size çok selamı var" demiş. (Meğer Semra Sezer, Adalet Ağaoğlu hayranı imiş. Adalet Hanım taşındığı için davetiyeyi alamamış, dolayısıyla resepsiyona katılamamış. Bu yüzden Semra Hanım resepsiyondaki bazı yazarlara - Adalet Hanım niye gelemedi acaba? - diye sormuş.)
•  Adalet Hanım Sezer’i çok sevmiş: "Çoktan beri iyimserliğimi yitirmiştim. Sorumluluk duygusu ile hareket ediyor ama hiçbir şey ummuyordum. Sezer kaybettiğim iyimserliğimi diriltti, kapkaranlık bir tünelin ucundaki ışık gibi belirdi. Bizim dünyamızdan kopuk olmayan, düşünen, bilinçli bir yurttaş o. Sezer’imiz bize kutlu olsun" diyor.



 SANAT


Sezer’imiz kutlu olsun
Berlinale başlıyor
Ajanda


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet